• SİYASET BÖYLEDİR İŞTE!..

    SİYASET BÖYLEDİR İŞTE!..
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜ

    “Mahir” adımlar ister siyasetin zemini,

    Yürümeyi bilmeyen düşer kırar belini.

    El ele yürüyenler sanki biraz güvenli,

    Yalnızlık zordur canım kimse kollamaz seni.

    MM

     

    SİYASET BÖYLEDİR İŞTE!..

     

    Adalet ve Kalkınma Partisinde “tasfiye” hareketleri dur durak bilmiyor, daha önce “metal yorgunluk” tanımı konulanlar kendilerini partilerinin dışında buldular veya “aktif” siyaset yapamaz hale geldiler veya getirildiler, gelinen noktada ise “kağıt üzerinde” AK partili olarak görünenlerin partiden kesin ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edildiklerini görüyoruz.

    Bir zamanların “Dışişleri Bakanı” daha sonra “Başbakanı” olan Ahmet Davutoğlu ile birlikte üç isim daha disiplin kuruluna sevk edildiler, bu isimlerle partileri arasındaki bağ kopmuştur, her ne kadar Davutoğlu önceki zamanlarda siyasetten ayrılacağını üniversiteye döneneceğini söylemiş ise de dolaşan söylentiler aktif siyasete devam edeceği yönündedir, hatta bir parti kuracağı da söylentiler arasındadır.

    Siyaset “alışkanlık” yapan bir yaşam şeklidir, bulaşan bir daha yakasını kurtaramaz, bir zaman tanıdığım bir kişi vardı, bir partiden “belediye başkan adayı” olarak gösterilmiş fakat kazanamamıştı, ancak aday olduğu gün taktığı kravatını yıllarca taktı ve hiç çıkarmadı, kravata pardon siyasete bağımlı hale gelmişti.

    Yüz yaşına merdiven dayamış eski bir milletvekili yeniden aday gösterileceğini bilse hiç çekinmeden bir partinin çatısı altına girer, çünkü siyaset alışkanlık yapmıştır, insanları alkol bağımlılığından, sigara tiryakiliğinden kurtarmak mümkündür ancak siyaset bağımlılığından çekip almak mümkün değildir.

    Siyasetçi partisinden istifa ederek de ayrılsa, ya da ihraç edilerek alakası kesilse o hep haklıdır, partisi olmasa da artık bir “davası” vardır, çok partili siyasi hayata geçtiğimizden beri gördüklerimiz bize böyle söyletiyor, siyasetçi bir zamanlar içinde bulunduğu partinin yönetimiyle, daha doğrusu genel başkanıyla “ters” düşmeye görsün kendisini çok güçlü görmeye başlar,sanır ki ayrılmasıyla partisi iktidardan ya da halkın gözünden düşecek..

    Aslında Ahmet Davutoğlu kendisini hem partisine hem de geniş halk kitlelerine sevdirmiş bir isimdir, acaba bu sevgiden cesaret alarak mı partisi ile ya da genel başkanı ile “ters” düştü, ihtimaldir gelişmeler su yüzüne çıkmadan parti içinde konuşulmuş, tartışılmış olabilir, ancak şu anda sözün bittiği yere gelinmiştir ki “kesin ihraç talebi” yetkili kurulda oy birliği ile kabul edilmiştir.

    Siyasilere ve siyasete aklımız pek ermiyor, ancak dışa vuran gelişmelere bakarak görüş belirtiyoruz, hem sonra siyasetin yaşandığı zeminin çok “kaygan” olduğunu biz sürekli söyler dururuz, bu kaygan zeminde ayak kaymaları çok görülmüştür ve görülecektir, onun için hiç kimse geldiği yere bakıp da “güven” duymasın demişizdir.

    Yıldız gibidir siyasetçiler, bir anda çok parladığı görülür, lakin yine bir anda parlaklığını yitirdiğini, hatta söndüğü görülür, nitekim “metal yorgunu” olanlar ve “kağıt üzerinde partiye kayıtlı oldukları” söylenenler bu minval üzere değil midir?

    Öyle görülüyor ki siyaset dünyasında yeni oluşumlar, yani yeni partiler görülebilecektir, bunlar bir anda saman alevi gibi bir anda parlayabilir ve yine bir anda sönebilirler, aksi durumda olabilir, nitekim “İyi parti” için aynı yorumlar yapılıyordu ilk kurulduğu günlerde, ancak kaygan dediğimiz zeminde ayağını yere sağlam bastı ve mecliste grubu bulunan bir parti durumuna geldi, MHP için: “bitti” gözüyle bakılırken, o ittifak kurduğu AKP’ye tutunarak sıçama yaptı ve kendi ifadesiyle “uçuşa” geçti.

    Siyaset böyledir işte, kimin ne olacağı bilinmez, siyasetçiler için zaman kapalı bir kutu gibidir açıldıkça dışa vurur..

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen