• SİGARA VE İMAMLIK!..

    SİGARA VE İMAMLIK!..
    Mevlüt MERGEN

    HÜLASA-İ KELAM

    İçenin içmeyenin sağlığına zarardır,

    Nikotinin içinde dört bin çeşit “ur” vardır.

    Soğan sarımsaktan beter, iğrenç bir kokusu var,

    Hastalanarak ölür, o yüzden nice canlar!..

    MM

     

    SİGARA VE İMAMLIK!..

     

    Ulusal medya gazetelerinden birinin “manşet” haberi: “sigara kullananlar imamlık yapamayacak” ve bu haberin bizim üzerimizde bıraktığı düşünceler: aslında bu habere konu olan gelişme şöyle; Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Erbaş: “Sigaranın haram olduğu iddia ediliyor, bende o kanaatteyim” bu sözlerinin üzerine şu görüşlerini de ekledi Başkan Ali Erbaş: “Yakışmıyor” dedi.

    Diyanet personelinin elindeki sigara, yakışmaz tabii, çünkü Allah resulünün (s.a.v.) kullanmadığı ve kerih gördüğü bir “koku” taşıyan nikotin denilen maddeden çeşitli isimler altında imal edilmiş olan sigara, nasıl yakışsın ki, hoca efendi camide Allah Resulünün hayatından söz edecek, onun sünneti seniyyesine uyulmasının gerektiğini anlatacak ve fakat cami kapısına çıkar çıkmaz sigara yakacak?

    Sigara, yani tütün, yani nikotin kullanana “keyif” veren bir maddedir, gün boyu kana karıştığı için “terki” ise gayet zordur, “alkolik” denilen alkol bağımlıları zorlanmadan her kötülüğün anası olan alkolden kurtulabildikleri halde sigara tiryakileri “o beni bırakırsa ancak ben de onu bırakırım” diyerek cehalet sergiliyorlar, böylesine bağımlılık gösteriyorlar tütünden mamül “maddeler” için, biz sürekli olarak şunu demişiz yeri geldiğinde: “insanlığın iki düşmanı vardır, bunlardan biri cehalet, diğeri sigaradır”

    Prof. Dr. Ali Erbaş “bundan böyle sigara kullananların diyanet personeli olamayacaklarına” dair gayet önemli bir söz etti, çünkü gerçekten “yakışmıyor” bu kerih kokulu madde, ağzında yüce kitabımızın ayetleri olan din görevlilerine, toplumda önemli “model” kişiler arasındadır din görevlilerdir, avamdan birisine: “Şunu içmesen olmaz mı?” denildiğinde: “haram olsaydı hiç hocalar, mollalar, seydalar içer miydi?” cevabı hazırdır.

    Umarız, sadece din görevlileri ile yetinilmez de öğretmenler için de böyle bir uygulamaya geçilir, hatta biz deriz ki “KPSS” sınavlarına sigara kullananlar alınmasın, böylece önemli ve kalıcı bir “neşter” vurulsun bu “sosyal” yaraya, çünkü nikotinin insan sağlığı üzerinde hiçbir “olumlu” etkisi yoktur, aksine sayılamayacak kadar çok zararı vardır ve bu zararları “TIP” camiası hep dile getiriyor.

    Her ne kadar “yasak” olsa da “kaçak sigara” ve “kaçak tütün” her tarafta satılıyor ve alıcı buluyor, bir zamanlar yabancı menşeli sigaralar tamamen kaçak yoldan getiriliyordu, merhum Turgut Özal: “bu yasağı kaldıralım da para karaborsacının cebine girmesin” dedi ve yasak kalktı, sanırım o günlerin yasak sigaraları bugün ülkemizde serbestçe imal ediliyor.

    Ve sigara kullanımı bir “ahtapot” misali toplumun her yanını sarmış durumda olduğu için bununla mücadele zordur, işte bu zorluğu aşmak için “sigara kullananlar imam olamayacak” kararı alındı, uygulamada “başarı” elde edilirse biz bu kararı alkışlarız, acizane bu zararlı maddeye 46 yıl önce yine bir hoca efendinin “şu sigarayı içmesen olmaz mı?” sorusuna “olur” diyerek “veda” etmiştim, Merkez Vaizi “İsmail Şanlı” hoca efendiyi hep rahmetle ve saygı ile anıyorum ki o hoca efendi nikotinin “haram” olduğuna inanan ve bunu Ulu Cami kürsüsünde de dile getiren bir alimdi, çoğu kişinin sigarayı terk etmesine vesile olmuştu

    Kendisi sigara kullanmadığı için sözleri “etkili” olmuştu, tıpkı çok şeker yiyen bir çocuğa bilge kişinin “kırk gün sonra getirin” demesi ve kırkıncı günde çocuğa: “oğlum artık şeker yeme” demesi ve çocuğun annesinin “hoca efendi sen bu sözü kırk gün önce söyleseydin ya, çocuk o günden bu güne ne kadar çok şeker yedi” sözlerine bilge kişinin: “ben de şekeri çok seviyordum ve ancak kırk günde şeker yemeyi terk edebildim…

    Sanırım bizim bu yazımız tiryakilerini “keyfini” kaçıracaktır, bizim kimselere “yaptırım” gücümüz yok, sadece “olumlu” gördüğümüz bu gelişmeye “destek” vermemiz gerektiğine inanıyoruz, umarız kullananların, bıyığında ve parmaklarında “renk” değiştiren bu “koyu sarı” tehlike çok daha fazla yayılmaz ve gelecek nesiller deyim yerinde ise “korunma” altına alınmış olur..

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen