• SEÇİM ÖNCESİ VE SONRASI HESAPLARI!..

    SEÇİM ÖNCESİ VE SONRASI HESAPLARI!..
    Mevlüt MERGEN

    DÖNÜŞ

     

    Yanlışa dönüş olmaz, günahlardan dönülür,

    Hatada ısrar eden hiç sanmasın övülür…

    Adımını atmadan iyi ölçüp biçmeli,

    Varacağı menzili yol başında seçmeli.

    MM

     

    SEÇİM ÖNCESİ VE SONRASI HESAPLARI!..

     

    1950’den bu yana, arada ihtilal’ler, darbeler muhtıralar ve hepsinin üstünde bir 15 Temmuz “kalkışması” yaşanmış olsa da Türkiye çok partili demokratik sistemle yönetildi, ne zaman ki gündeme “başkanlık” veya “yarı başkanlık” görüşü geldi, o zaman “halka soralım” dendi ve referandum yapıldı, halk referandumda sandığa giderken kendi özgür iradesi ile ölçtü, biçti ve tarttı “yeni sistem” için hazırlanan anayasaya “evet” dedi.

     

    24 Haziran seçimlerine yeni anayasa hükümlerine göre gidiliyor, yeni anayasanın bazı hükümleri anayasanın kabulü ile hayata geçirildi, nitekim bu seçimler yeni anayasanın “amir” hükümlerine göre yapılıyor, nedense muhalefet bunu görmüyor ve ısrarla “eskiye dönüş” isteğini dile getiriyor, muhalefetin bu tutumunu Başbakan yardımcısı Bekir Bozdağ: “Eskiye dönüş olmaz, çünkü buna imkan yoktur” şeklindeki sözleriyle eleştiriyor.

     

    Aslında bütün partiler seçim meydanlarına seçim sonrasını düşünerek çıkıyorlar, AK Partinin “güçlü meclis” isteği bunun en bariz misalidir, muhalefet kanadı ise dört partinin katılımıyla bir “komisyon” kurup seçim sonrası için “yol haritası hazırlıyor.

     

    Muhalefet cephesi her ne kadar “eskiye dönüş” özlemi içinde olsa da kazanılması halinde bu isteklerini Sayın Bozdağ’ın dediği gibi gerçekleştiremeyeceklerini bilerek “halkı aldatıyorlar”

     

    Onlar bu gerçeği görmek istemeseler de halk her şeyin farkında, ne demiştik bir söyleşimizde “meydanlar aldatır, aldanmaz” diye.

     

    Ne yani mevcut adaylardan birisi Cumhurbaşkanı olsa anayasa gereğince yardımcılarını atamayacak mı, yine başbakan mı atayacak, yine bakanlar kurulu kabinesini mi kuracak, bunları anayasaya nasıl adapte edecek?

     

    Muhalefet ne derse desin sistem değişmiştir, halk anayasaya “evet” demekle bu değişikliği onaylamıştır, ancak özellikle muhalefet cephesinde seçim sonrası için yapılan “ince” hesaplar Erdoğan’ın tekrar seçilmesi halinde onu nasıl başarısız kılınacağı üzerinedir.

     

    Erdoğan bu ince hesapların farkında olduğu için de “güçlü meclis” istiyor seçmenlerinden, meclisteki sandalye sayısı 600’e çıktı, yarıdan bir fazlasının oyu ile yönetimde zorluklar yaşanabilir, istenen yasalar çıkarılmayabilir, kısaca “el-kol” bağlanabilir, onun için Cumhurbaşkanlığını kazanacak olanın arkasında illa ki güçlü bir meclisin bulunması şarttır.

     

    Bu günler meydanlarda, diğer platformlarda “oy” avcılığının yapıldığı günlerdir, bunun içinde çeşitli yöntemler kullanılıyor, vaatler sıralanıyor, evler geziliyor ki bütün bunlar seçimlerin gereğidir, ancak siyasetçiler “aldatmak” sanatını çok iyi bilseler de halk “aldatılamaz” gerçeğini göremiyorlar.

     

    “Son Başbakan” Binali Yıldırım, muhalefetin vaatlerini değerlendirirken: “halk veresiye kebap yerine, peşin simiti tercih eder” dedi, yani “dimyat’a pirince giderken eldeki bulgurdan olmak” istemez.

     

    Seçim öncesi hesapları “kazanmak” üzerine yapılıyor, ancak “millet” ittifakı içinde olanlar tarafından seçim“sonrası” için “komisyon” kuruluyor, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’nin adayı Muharrem İnce’nin daha önceki zamanlarda “Kılıçdaroğlu’nun defalarca seçimlere girip kazanamadığı yolundaki sözlerini hatırlatıp, Cumhurbaşkanlığına aday göstermekle ondan kurtulma hesaplarını yaptığını söylüyor, gerçekten seçim sonrasında ana muhalefet partisinde bir “curcuna” yaşanacağının sinyalleri şimdiden alınıyor..

     

    Görelim bakalım evdeki hesap çarşıya uyacak mı?

     

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen