• SAYGI VE SEVGİ ÜZERİNE!.

    SAYGI VE SEVGİ ÜZERİNE!.
    Mevlüt MERGEN

     

    SÖZÜN ÖZÜ

    Nice kişiler vardır sevilir saygı görmez,

    Öylesi de vardır ki sayılır sevgi bilmez.

    Sevgi ile saygıya layık olmak ne güzel,

    Kişilik sahibine sevgi - saygı çok özel!..

    MM

     

    SAYGI VE SEVGİ ÜZERİNE!.

     

    Söyleşilerimizden birinde “saygı ve sevgi” derken niyetimizi tam ifade edemediğimizi söylemiştik, bu beceriksizliğimizi siyaseti iyi bilmediğimize veya siyasileri tam tanıyamadığımıza veriniz lütfen, çünkü onlar kendilerini yani amaçlarını çok güzel ifade etmesini biliyorlar, bilmeseler hiç yıllar yılı siyaset zemininde kalabilirler mi, kaybettikleri seçimlerin ardından pişkinliklerini sergileyip yine “kazandık” diyebilirler mi?

    Sözün başında şunu belirtelim bizim kişilerle hiçbir alış-verişimiz yok, toplumu düşünüyoruz siyasete ve siyasetçilere değil sözümüz “ortayadır” ne demiştik; siyaset dünyasında bizim saygı gösterip sevgi beslediklerimizin sayısı iki elin on parmağını bulmaz, bunlar istisnalardır ve isimleri gönül ajandamızda kayıtlıdır, o isimleri açıklamamak ise “mavi boncuk” dağıtmak anlamına gelmemelidir, çünkü bize özeldir.

    Şiir: “Bir düşeni görünce elinden tutmak gerek/düştüğü o çukurdan hemen çıkartmak gerek” siyasetten ve siyasetçiden beklentimiz bu mısraların içindedir, çünkü o kadar çok düşeni görüyoruz ki, bunların düşmeden önce ellerinden tutulması gerekir.

    İslam’ı anlamak ve yaşamak bu yüce dine “saygı” ve “sevgi” ile olur, “ikiz kardeşler” diye anladığımız bu iki kavramı toplumda herkes kabullenir, İslam’a saygısından ve sevgisinden bahseder, ancak iş dinin gereklerini yaşamaya gelince üzülerek söylemek istiyoruz verdikleri görüntünün tam bir fiyasko olduğu görülür.

    Siyasete fazla takılmadan yüzde 99 bilmem kaçı Müslüman olan bu ülkede “ezan” okunurken kahvehaneler neden boşalmıyor, eğlence salonlarını dolduranlar neden bigane kalıyorlar kendilerini ebedi mutluluğa çağıran kutsal çağrıya ve “farz” ibadetlere?

    Yüce dinimiz bize anne ve babamıza karşı saygılı olmamızı ve onlara sevgi beslememizi ister dine saygı ve sevgisi olduğunu söyleyen herkesten, sormak gerekmez mi “huzurevleri” niçin var, buralarda yaşayanlar ana-baba değiller mi, aslında insanlar kendi kendilerini kandırıyorlar “sayıyoruz, seviyoruz” dediklerinde, istisnalar yok mudur, elbette vardır, halkına, ana-babasına, eşine ve sevdiklerine saygı gösteren ve candan sevenler.

    Annesine karşı saygısı ve sevgisi sebebiyle “Üveys’ül Karani” yüce makamlara ermedi mi? Hem sormak gerekir; niçin annelerin ayaklarının altı öpülür? Saygı ve sevgiden ötürü değil mi, hak katında ana-babaların duası kabul olunan dualardan değil mi, annesine “koca karı” babasına “moruk” yakıştırması yapanlarda nasıl göreceğiz saygı ve sevgiyi?

    Evli eşlerin birbirlerine karşı saygı ve sevgi yükümlülükleri yok mudur, öyle de neden günden güne çoğalıyor boşanma davaları, kadın cinayetlerinin ardı arkası kesilmiyor, kadına şiddet neden gündemdeki yerini hep koruyor?

    Sözlerimizden şu manayı çıkarabilir miyiz, saygı ve sevgiyi tanımıyoruz, tıpkı bizden uzaklarda olan bazı ülkelerin isimlerini bildiğimiz halde gitmediğimiz, görmediğimiz için sadece isimlerini anmamız yetermiş gibi, ruhumuza işlemeli saygı ve sevgi sözde kalmamalı, yine “mevlid ayı” konulu yazımızda Diyarbekir’lilerin sevgili peygamberimize olan saygı ve sevgisinden söz ederek, mevlid ayı hatıralarımızı bir ay boyunca hemen her hanede mevlid okutulduğunu söylemiştik, çünkü peygambere saygı ve sevgi böyle ifade ediliyordu o zamanlar ..

    Saygı ve sevgi derken kendimizi ifade etmek adına düşüncelerimizi ve inancımızı anlatmaya çalıştık okurlarımıza karşı “sürçü lisan etti isek affola” diyoruz, onlara olan saygı ve sevgimizi böylece açıklamaya çalıştık..

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen