• Prof. Dr. İRFAN YILDIZ: “TÜNEL EFSANEYDİ GERÇEK OLDU”

    Prof. Dr. İRFAN YILDIZ: “TÜNEL EFSANEYDİ GERÇEK OLDU”
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜ
    Çağların ötesinden bu güne gelen şehir,
    Bir çok isimden sonra şimdi de Diyarbekir.
    Kazısı yapılıyor “Amida Höyük” diye,
    Fışkıracak bir tarih “işte gerçek bu” diye!..
    MM

    Prof. Dr. İRFAN YILDIZ: “TÜNEL EFSANEYDİ GERÇEK OLDU”

    Kendisine değil, önce doğup büyüdüğü şehir Diyarbekir’e, sonra mesleğine adamış bir isimdir Prof. Dr. İrfan Yıldız, geçmişten günümüze bazı isimler büyük özellikleri ile nasıl gelmişlerse bu gerçek, şehir araştırmacısı, arkeolog, tarihçi İrfan Yıldız ismi de gelecek kuşaklar tarafından bugün gördüğü saygı ve sevgiden öte bir saygı ve sevgi ile anılacaktır.
    Diyarbekir’in kavurucu yaz sıcaklarında herkes “tatil” beldelerinde uzandıkları şenzlogların üzerinde meşrubatlarını yudumlarken o doğup büyüdüğü bu şehre karşı sorumluluk yükünün altında terleyerek “İç Kale” semtindeki “Amida Höyük” kazısı çalışmalarını yürütüyordu, amacı bu şehrin kaybolmaya yüz tutmuş tarihini, kültürünü, eserlerini gün yüzüne çıkarmaktı.
    Amida Höyük kazısında İrfan Yıldız denebilir ki şimdiye kadar yaptığı kazılarla büyük başarı elde etmiştir, şöyle ki; yakın zamanlara kadar görüntüsü sadece bir “tepe” olan yerde toprağın ve tarihin derinliklerinde kaybolmaya yüz tutmuş bir sarayın olduğu sadece bilgi olarak vardı ve fakat gözler görmüyordu o sarayın kalıntılarını, görülen o tepenin üzerinde Ramazan günlerinde patlatılan iftar ve sahur topunun varlığı idi.
    Detaylarına girmeyeceğim şu söz Sayın Yıldız’ın sözüdür ki biz bu sözü konu başlığımıza da aldık: “Tünel efsaneydi gerçek oldu” sahabeler bu şehri fethetmek üzere geldiklerinde şehrin melikesi olan “Meryem-i Dara” canını kurtarmak için bir tünelden kaçmıştı, o tünel hep sözde idi oysa şimdi o tünel ortaya çıkarılmıştır, ihtimaldir İslam askerleri de o tünelden şehre girerek fethi gerçekleştirmişlerdir.
    Yine detaylarına girmeden şu sözü de öğrenelim Sayın Yıldız’dan: “Amida Höyük’te tarih fışkıracak” çünkü tarih eşelendiğinde fışkırırcasına ortaya çıkacak ve çıkmaya başlamıştır ki, şu gerçeğe varılmıştır: “Diyarbekir’in kalbinde yerleşim sekiz bin yıl önce başlamış” nesilden nesile devredile gelen bir şehirdir bu şehir, büyüklerimizden şunu dinlemişiz: “Eskiden şehir halkı surların içinde yaşarken şehrin içini daha ziyade tarım alanı olarak a kullanırlarmış” çünkü surlar sağlam yapılardır ve insanlar korunmak için sağlam yapıları hep kullana gelmişlerdir.
    Bu kazı çalışmaları tamamlandığında “Diyarbekir’de tarih yeniden yazılacak” diyen İrfan Yıldız şu muştuyu da veriyor: “Amida Höyük’te El Cezeri robotları müzesi kurulacak” Üniversite öğrencilerinin bu kazı sebebiyle iş hayatıyla tanıştığını söyleyen arkeolog, tarihçi, araştırmacı yazar Prof. Dr. İrfan Yıldız’ın daha önceleri şehir merkezi ile bazı ilçelerinde araştırmalar yaptığını, bunları kitaplaştırarak bu şehrin kültür zenginliğine ayrı bir zenginlik kattığını da yakından bilmekteyiz.
    Sayın Yıldız’ın yakınması sıcak günlerde çalışmaktan değil, şahsının övülmesinden hiç değil, kazılar esnasında maddi sıkıntı çekilmesindendir, bir başka deyimle “sponsor” yokluğundandır, özellikle STKLar bu çalışmada yerlerini almalıdırlar, bu şehrin bağrından kopmuş nice iş adamı var, bunlar bu kazılara ilgisiz kalmamalıdırlar, Kültür Bakanlığı ve Üniversite daha yeterli bir bütçe ile varlığını hissettirmelidir, sosyal medya, özellikle televizyon kanallarının kameraları bu kazı çalışmalarında kendilerine düşen çekimleri yapmalı ve deyim yerinde ise uyuyan devi uyandırmalıdırlar.
    Tebrikler Sayın İrfan Yıldız kardeşim, başarılarının devamını dilerim, nazik davetine sağlık şartlarım elverdiğinde icabet edecek ve gelerek o çalışmaları senin yanında göreceğimi de bilmeni isterim.
     (*) “Mahlas” kullanmak öteden beri edebiyat dünyasında görülen bir uygulama, daha önce şiirlerimizde Mergen’in karşılığı olan “Nişancı” mahlasını kullanmıştık, okurlarım ne der bilmiyorum bundan böyle “Diyarbekir’i” admın yanına mahlas olarak kullanacağım.
    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen