• NE HALDEYİZ?..

    NE HALDEYİZ?..
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜ

    Sonumuzu hayreyle, senden yardım dileriz,

    Sahibimizsin Allah gayri kime gideriz?

    Günahı rahat işler, tövbeyi pek bilmeyiz,

    Bağışlamazsan Rabbim iki cihan gülmeyiz!..

    MM

     

    NE HALDEYİZ?..

     

    Soğan-patates muhabbetimiz sanki bitti, yaz geldi bostanlarda sebzeler boy verdi “ucuzundan ucuzu” kabilinden mutfaklar şenlendi, tabii iki mutluluk bir arada olmuyor, elektriğe gelen yüzde on beş zam, moralimizi bozdu, bu enerjiyi çok kullanan esnaf kesimi zamdan etkilenmemek için ürettiklerine ufaktan zamlar yapmaya başladı, gel gör ki asgari ücretlinin ve diğer maaşlı kesimin böyle bir lüksü yok, mecburen sineye çekti, çekecek bu ve bundan sonra gelecek zamları…

    Merhum şairimiz “Cahit Sıtkı” ne güzel demiş bir şiirinde “alıştığımız şeydi yaşamak” yani her türlü sıkıntıya, darlığa rağmen tercihimiz “yaşamaktan” yana idi, zaten şiirin ötesinde şöyle diyor: “her mihnet kabulüm yeter ki gün eksilmesin penceremden” bazen medyada ekranlara şöyle bir söz düşer: “hayata tutundu” ya da “hayata tutunmaya çalışıyor” bizim yaptığımız da zaten hayata tutunmaya çalışmak değil midir?

    Biz hayata tutunmaya çalışırken acaba siyasetçiler ne yapıyorlardır? Sanırım onların böylesi bir kaygıları yok, onların “tuzu kuru” onlar şimdi geleceklerini garanti altına almak için hayallerini gerçekleştirmenin gayreti içindeler, memleket seçimden seçime girdi, her seçim ayrı bir külfet karşılığı gerçekleştirildi, ama hiç birisi giderek yükselen hayat pahalılığının bu seçimler sebebiyle de arttığını görmedi, gördü ise söylemedi, sadece “ bu pahalılıktan nasıl nemalanırım” diye düşündü.

    Hemen her seçimin kazananı onlar olurken kaybedeni biz olduk, muhalefet İstanbul seçiminde geleceğe yönelik umduğuna kavuşmaya yaklaştığını sandığı içindir ki “referandum” diyor, “yine seçim” diyor, nasıl olsa seçim masraflarını “hazine” karşılıyor, asgari ücretlinin, diğer maaşlı kesimin, sosyal yardım alan, almayanların mutfağındaki “yangın” söndürülememişken, yangına “benzinle” gitmenin gayretinden öte yaptıkları başka bir şey midir?

    Biz her vesile ile “demokrasi güzel şeydir” der ve onu savunuruz, seçimler ise demokrasinin olmazsa olmazıdır, ancak kuralına uygun olmadığında getirisi ağır oluyor bazı durumların, nitekim yenilenen İstanbul seçimlerinde görüldü ki seçim yasal kurallara uyulmayarak yapıldığı için yenilenmesine yol açtı ve yine büyük paralar harcanarak yenilendi bu seçim, yapılan ve yapılacak olan zamların temelinde seçimlerin hazineye getirdiği ağır yükün telafisi için olacaktır, özetlersek hesap yine bizlere, dar gelirliye ödetilmektedir ve ödetilecektir.

    Öderiz, bu güne kadar nasıl ödedi isek yine öyle öderiz, , ödüyoruz da son yolculuk esnasında gördük ki, daha önceleri “120” lira olan uzak mesafeli otobüs ücreti bütün firmalar anlaşmış gibi “iki yüz lira olmuş, 600-700 liralarda uçuşan uçak biletlerini görünce varsın otobüs yolculuğu zahmetli olsun sineye çekiyor ve ödüyoruz.

    Konu başlığımıza “ne haldeyiz?” dedik, işte ne halde olduğumuzu özetlemeye çalıştık, siyasetçiler yeniden seçim derken “ucuzluk yapacağız” diyemiyorlar, çünkü onlarda da ucuzluk yapacak bir güç yok, sadece “gücümüzü milletten aldık” diyecek ve gücü yine milletin lehine kullanır göstermeye çalışacaklar, çünkü onlar siyasetçilerdir, ahvale göre konuşmasını bilirler, iktidarda iseler tabloyu gayet “pembeleştirirler” muhalefette iseler o tabloyu karanlıklaştırırlar ve bizler o tablonun içinde yine o tabloyu seyrederiz.

     

    Nasıl olsa televizyon kanalları bizi seyirciliğe alıştırdı, ekrana ne bıraksalar mutlaka onu içimizden seyredecek birileri vardır, herkesin onları seyretme zorunlulukları varmış gibi düşünür, yarışma programlarında, reklamlarda, hatta hava raporlarında bile seyredilsin diye “kadını” kullanırlar, çünkü potansiyel bir “seyirci” kitlesi vardır, bütün televizyon programlarının temel esprisi ise “cambaza bak cambazadır”

    Ne haldeyiz, derken birçok konuya girdik gibi olduk, ancak halimizi böyle anlatabilirdik, sürç-i lisan etti isek affola!..

    Selam ve dua ile.

     

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen