• KURBAN’I DÜŞÜNÜRKEN!..

    KURBAN’I DÜŞÜNÜRKEN!..
    Mevlüt MERGEN

    KURBAN

     

    Bu can bize emanet, sahibi her an ister,

    Sahibine varmaya bir “kurban” kesmek yeter.

    İmtihanı kazandı İbrahim ve İsmail (a.s.)

    Tatlı canı sunmaya onlar oldular kail?

    MM

     

     

    KURBAN’I DÜŞÜNÜRKEN!..

     

    Eğer Hazret-i Allah cennetten bir “koç” göndermemiş olsa idi Hazret-i İbrahim (s.a.) evladı Hz. İsmail’i kurban edecek ve Allah’a inanan hemen herkes canını onun yolunda kurban edecekti, bizlere bizlerden çok daha fazla merhamet eden Allah koç’ göndermekle bu merhametine bir nişane kıldı ve bizlere de canımıza bedel olarak kurban kesmeyi şart kıldı.

     

    Ekonomik durumu müsait olan herkesin bu şartı yerine getirmesi için de Zilhicce ayının içindeki kurban günleri bir fırsat olarak değerlendirmesi gerekir, “ekonomik durum” şartı günümüzde sanki herkes için geçerli değil, çünkü herkesin bir kurban parası kadar hatta ondan daha çok parayı gerekmeyen yerlere harcadığı bir gerçek…

     

    Mesela sigara içinler, denebilir ki değil yılda bir hemen her ay bir kurban parası kadar parayı bu zehirli maddeye harcarlar, sevap olarak hiçbir getirisi olmadığı halde kendi vücutlarına ve çevreye de zarar verirler, sigara akla gelen misal oldu, diğer lüks harcamaları çeşitlemeye gerek yok, hem sonra üç günlük dünya için bunca harcama yapılırken ebedi hayat için bir kurban parasını bütçe harcamaları arasına almak çok daha akıllıca davranıştır.

     

    Kurban kesmenin ayrı bir faydası var ki, akması olası insan kanının önüne geçmesidir, çünkü kurban “bedeldir” insanın canına bedeldir, terör olaylarında ve trafik kazalarında akan insan kanı değil midir, akla hayale gelmeyen maganda kurşunu ile de insanların kanı akmıyor mu, hiç yoktan çıkan kavgalar insan kanının dökülmesiyle sonuçlanmıyor mu?

     

    Gönüllü olarak Allah yolunda şehadete koşan insanlara ne mutlu, onlar Hazret-i İsmail (s.a.) misali başlarını ataları Hz. İbrahim’in (s.a.) dizine bırakmış gibidirler, başlarında Hz. Hamza (r.a.) olmak üzere “Uhud” ve diğer İslam şehidleri canlarını Allah yolunda seve seve kurban vermediler mi?

     

    “Sümeyye” annemiz İslam’ın ilk şehide kurbanı değil midir, onlar örnek “kurbanlardır” bizlere de Rabbimiz bedel olarak bir kurban kesmekle yardımcı olmaktadır, ne zaman böylesi günlere girsek, yani kurban günlerini yaşasak hemen “İskilip’li Atıf” hoca efendiyi hatırlarım, o mübarek insan ki “Frenk mukallitliği ve İslam” kitabını yazarken yazdıkları o günün yasalarına göre “suç” içermiyordu, iki yıl sonra çıkan bir yasa bahane edilerek suç isnadında bulunuldu.

     

    Tutuklandı, mahkemeye çıkarıldı, savunmasını yapacağı günün gecesinde Allah Resulü’nün “Atıf bize kavuşmak istemiyor musun?” mübarek sözüne icabet etti ve vazgeçti savunma yapmaktan, gönüllü olarak canını Allah ve Resulü uğrunda “idam” edilerek kurban etti..

     

    İki haftadan az bir zaman kaldı bizlerinde canımıza bedel olarak keseceğimiz kurban günlerine, umarız, Hazret-i İsmail’i kurban etmeye götürürken Hazret-i İbrahim’in önüne çıkan İblis bizlerin önüne çıkarak: “kurban zenginlere farzdır, sen niye kendini zora sokuyorsun?” demez, caydırıcı telkinlerde bulunmaz.

     

    Bu günler gerek Hacılar için ve gerekse biz Müslümanlar için şeytanın taşlanacağı günlerdir, ona yerden taş kaldırıp atmak için her ne kdar Mina’da bulunmak şart ise de bizlere de ona lanet okuyup Kurban kesmek yeter.

     

    Var mısınız kurban keserek şeytanı taşlamaya?

     

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen