• KIŞ ÇAYI VE BAHARATÇI KÖR YUSUF!..

    KIŞ ÇAYI VE BAHARATÇI KÖR YUSUF!..
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜ

    Ne tür baharat desen “Kör Yusuf’ta” bulursun,

    Bir daracık mekanda tarihle buluşursun.

    Çok eskidir o dükkan ilk yeri değişse de,

    Yemeniciler buradan öteye göçmüşse de !..

    MM

     

    KIŞ ÇAYI VE BAHARATÇI KÖR YUSUF!..

     

    Nicedir Gazi caddesi ve Ulu cami civarına “hem ziyaret hem ticaret” niyetiyle gidemedim, sur içine gidememek “eksiklik” duygusu oluşturuyor, ayrıca rahatsızlık da veriyor, en son yaz günlerinde gitmiş dört ayaklı minare ve çevresini gezmiştim, geçtiğimiz Cumartesi günü gitmeye niyetlendim, lakin havanın yağışlı olması bu niyetimizi erteletti, gidemediğim için de ilk rastladığımı baharatçı dükkanına girdim ve “kış çayı var mı?” dedim, “var” cevabını alınca istedim ki geçmiş zamanlardaki gibi ıhlamur, tarçın, zencefil, havlıcan ve daha başka baharatlardan bir miktar alıp evde kendim karıştırayım, bu isteğimi dile henüz getirmiştim ki baharatçı önüme içinde çeşitli otlar, bitkiler bulunan bir paket bıraktı ve “işte kış çayı” dedi.

    Çarnaçar aldım o paketi, içinde olanlar küçük puntolu harflerle yazılmış olsa da gözlüğümün desteği ile okudum, portakal kabuğundan ada çayına kadar aklınıza ne gelirse isim olarak vardı o paketin üzerinde, bir tutam çıkarayım kaynatayım diye dündüm, çünkü ihtiyacım vardı kış çayına, tam o sırada televizyon kanallarından birinde “kış çayı” konusu işleniyordu ve “sağlığa zararlı bitkilerin iş bu kış çayı denilen paketlerin içine konduğu söyleniyordu” kuşku duymaya başladım ve içimde acabalar sökün etti, nitekim iki fincan içtiğim o kış çayı sanki sağlığımı bozdu ve “keşke almasaydım, keşke Kör Yusuf’a gitseydim” diye hayıflanmaya başladım, hem sonra Kör Yusuf’un dükkanı ayağımızın alıştığı bir mekandır, bu güne kadar bu dükkandan ne aldı isek aldanmadık,hayıflanmadık..

    Ben o dükkanı daha yedi sekiz yaşlarında olduğum zamanlardan bilirim, babam rahmetli “git Kör Yusuf’tan limon tuzu ve pembe boya al” derdi, bazen de “krem tartar” al derdi ve ben gider alırken küçük küçük çekmeceler görürdüm onların içinden çıkarıp verirdi Kör Yusuf’un kendisi yıllar sonra yine bir gün “kör Yusuf” un şimdiki dükkanında idim, iki kardeş o dükkanda Kör Yusuf’un bıraktığı yerde devam ettiriyorlar baharatçılığı, sanırım kardeşlerden Seyaf’tı o küçük çekmeceleri hatırlattığım kişi, hemen eğildi ve “işte bunlar o küçük çekmecelerdir” dedi.

    Süleyman ve Seyaf bu iki kardeşle merhabamız var, onları bizim “reklam” etmemize ihtiyaçları yok, zaten güzel bir isim bırakmışlar Diyarbekir içinde, dükkanları tıpkı o küçücük çekmeceler misali küçücüktür, aynı anda dört kişi yan yana duramaz tezgahlarının önünde, “derdini söylemeyen derman bulamaz” derler ya, kişi yeter ki meramını anlatsın o kadar, kendimden bir misal vermem gerekirse, saçlarım çok kepeklidir, o yüzden siyah renkli elbise giyemem, üzerime kar yağmış gibi olur, telefonla aradığım Denizli’deki doktor arkadaşım bana iki çeşit şampuan önerdi, sonra Seyaf’a söyledim” sana kükürtlü sabun vereceğim, etki etmezse gel” dedi ve daha sonra gitmedim çünkü etkisini göstermeye başladı, Denizli’deki doktor arkadaşıma bunu nakledince: “Zaten benim verdiğim şampuan da kükürtlüdür” demez mi?

    Bir zamanlar bu şehirde sadece Kör Yusuf vardı baharatçı olarak, dükkanı şimdiki yerde değil, Gazi caddesi üzerinde idi, caddenin o kısmı yıktırıldı arkasındaki “süpürgeciler” çarşısı öne çıktı Kör Yusuf’un baharatçı dükkanı da “yemeniciler” çarşısındaki şimdiki yerine geçti, bu gün baharatçı olarak bilinen dükkanların sayısını sanırım kimse bilmiyor, eski dost “Haydar” kardeşim kusura bakmasın, onun da dükkanı kazancılar çarşısında ve eski bir dükkan, ancak sonradan gördük ki sanki kolaylaştı baharatçılık, kış çayının bulundurulmadığı dükkan yok gibi, bilmiyorum bu kış çayları kontrol ediliyor mu, gerçekten etkili midir soğuk algınlığına karşı, biz hep ıhlamur, nane, tarçın, zencefil gibi baharatları alır kullanırdık ve faydasını da görürdük, şimdi sanırsınız ki “lokman hekim” gibi hekimler zuhur etmiş gezdikleri bahçelerde, tarlalarda dile gelip konuşuyor ve onlara kendilerinin hangi derde deva olduğunu söylüyor ki bu kadar çeşit bırakıyorlar kış çaylarının içine?

    Üç beş kuruş dünyalık için insanların sağlığı ile oynanmamalıdır, aldatılmamalıdır kendilerine güvenen insanlar, bundan böyle kış çayı alacaksam illa ki “Kör Yusuf” dükkanından alacağım, kimse kusura bakmasın, şunu da son olarak ilave etmek de yarar var Kör Yusuf’tan başka diğer baharatçıları suçlamak, güvenilir değiller demek istemiyorum, sadece şunu söylemeye çalışıyorum Kör Yusuf baharatçısının şehir halkı üzerinde bıraktığı güveni ifade etmeye çalışıyorum. Hepsi bu kadar!..

    Selam ve dua ile

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen