• KAYBOLAN ÇOCUKLAR!..

    KAYBOLAN ÇOCUKLAR!..
    Mevlüt MERGEN

    HÜLASA-İ KELAM

     

    Kaybolan çocukların hüznüdür yüreğimde,

    Görür gibi olurum, sararmış çiçeğimde.

    O küçücük bedenler ihmalin kurbanıdır,

    “Kayıp oldu” denen can, hepimizin canıdır!..

    MM

     

    KAYBOLAN ÇOCUKLAR!..

     

    Bir “kor” ateş olur düşer yüreğime, ne zamanki “bir çocuk kayboldu” haberi düşse ekranlara, o ateşin dumanı olur yüce dağların başından göklere yükselen, empati yapar kendi yüreğimi o küçücük yüreğin yerine kor, kaybolduğum yerde duyduğum korkudan titrer, açlığımı düşünmez beni oradan çekip alacak eli düşünürüm…

    Günler geçer üzerimden, öylece kıvrıldığım yerde aç bi ilaç kalır, anacağımın şimdi ne halde olduğunu düşünemez, babamın nasıl acıyla kıvrandığını bile aklıma getiremem, çünkü sanki terk edilmişim gibi bir duygu kaplar içimi, niye beni almıyorlar buradan, niçin sahip çıkmıyorlar bana?..

    Haydi ben çocuğum düşünemedim, kapıldım çocuksu bir hayale yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm göklerdeki kuşlara imrendim yürürken,

    İleride gördüğüm kuzulara yaklaşmak istedim, kendi başına akıp giden suyu görünce ben de öyle yapmak istedim ve yaptım, ama niye kimseler arkamdan gelmedi, bana “gitme kaybolursun” demedi?

    Ve ben kayboldum…Bir dere kenarında kayboldum, bir tarlanın içinde kayboldum, bir kayalıkların arasında kayboldum, kaybolduğum yerde düşünürüm, büyüdüğümde de kaybolur muyum diye, kapılır mıyım okulun çevresinde bulunan tehlikelere, uyuşturucu bağımlısı olarak kaybolur muyum, “moda” rüzgarına kapılarak kaybolur muyum, Allah’a giden yolun zıddına giderek kaybolur muyum, beni buradan ve bundan sonraki tehlikelerden çekip kurtaracak el şimdi acaba ne yapıyordur?

    Şu helikopterler beni bulmak için mi havada böylesine dolaşıp duruyor, yüzlerce insan çevreye dağılmış beni bulmak için mi arayıp duruyorlar, oysa ben onların yanındayım beni görmüyorlar, görseler ben niçin kaybolayım ki? Beni sadece yiyen, içen, yürüyen, ağlayan br çocuk olarak mı görüyorlar, beni geleceğin büyüğü olarak niçin görmüyorlar da kaybolmamam için çaba sarf etmiyorlar?..

    Oysa ben yalnız yabanda değil, ana babamın ilgisizliği yüzünden evde, öğretmenimin beynime kuru bilgileri yüklemesinden okulda, o bilgileri kendisinin yaşamamasını gördüğümden ötürü toplumda kayboluyorum, ben yaşarken kayboluyorum, üzerime cicili bicili elbiseler giydirildiğinde, en pahalı okullara gönderildiğimde, lüks arabalara bindirildiğimde kayboluyorum, çünkü benim sadece “dünyam” ya da “lüks hayatım” olsun isteniyor ve ben bu halimle büyütülürsem nasıl bulabilirim beni yaratana giden yolu?..

    Empati yapınca böylesi duygulara kapılmaktan kendimi alamadım, oysa takdirle anıyorum kaybolan çocukları bulmak için olağan üstü çaba gösterenleri, “afad” ekiplerini, jandarmayı, polisi, gecelerini gündüzlerine katıyorlar sırf kaybolmuş bir çocuğu bulmak için, kimi bir buçuk yaşında, kimi üç, kimi dört kimi daha büyük ama hepsi çocuk, bir “tır” sürücüsünün “cinsel” tacizde bulunup yola atarak ölümüne sebep olduğu on dört yaşındaki de bir çocuk..

    Kaybolmasınlar diye çocuklarımıza sahip çıkmalıyız, anne isek, baba diye görünüyorsak, öğretmensek, ilahiyatçı isek hem kim isek çocuklarımıza sahip çıkalım kaybolmasınlar, uyuşturucu bağımlısı olarak kaybolmasınlar, gençlik rüzgarına kapılıp kaybolmasınlar, çünkü onlar bizim geleceğimiz, onlar bizim canımı ciğerimiz, yanmasın ciğerimiz, sele dönüşmesin gözlerimizden akan yaşlar, onları sadece kaybolduklarında değil, elimizde iken evimizde iken kaybetmemeye çalışalım olmaz mı?

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen