• KALBUR ÜSTÜNDEKİLER!..

    KALBUR ÜSTÜNDEKİLER!..
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜ

    Çok anılır oldular, kararlar alınırken,

    Sanki ayrı statü “tedbir” sıralanırken

    Altmış beş üstündeki kalburüstü sayılır,

    Bazılar sevmese de toprak ona bayılır!..

    MM

     

    KALBUR ÜSTÜNDEKİLER!..

     

    Sanki çok “popüler” oldu altmış beş yaş üstündekiler, coronavirüs tedbirleri kapsamında bazı zamanlarda uygulanan “sokağa çıkma yasağı” bir kısım muaf tutulanların dışında hemen herkes yasak kapsamında oldukları için “evde kal” çağrısına uyuluyor, sıkıntı sadece “yaşlıları” değil evde kalan herkes için söz konusu, şöyle de diyebiliriz sıkıntı herkes tarafından paylaşılıyordu.

    Sözün başında şunu hatırlatalım, 15 büyükşehir dışında kısıtlamalar hayli azaldı, sadece 65 yaş üstündekilerle 20 yaş altındakiler için bu durum söz konusu, umarız 1 Hazirandan itibaren “hayat kontrollü” olsa da normalleşmeye başlar, çünkü gerek 65 yaş üstündekiler ve gerekse herkes Cuma namazlarını öylesine özledik ki!..

    İlk günlerinde yasak kapsamında olmadıkları halde yirmi yaş altındakilere de aynı uygulama başlatılınca bu iki sınıf özellikle altmış beş yaş üstündekiler medyanın “ilgi” odağı oldu, sanırım “haber” bulamadıkları için varsa yoksa boş meydanlar, caddeler, parklar ve yaşlılar görüntülenmeye başlandı.

    Buraya kadar her şey normal, normal olmayan haber ve konu sıkıntısı içinde olan görüntülü medyanın tutumu, şöyle ki, pişmemiş bir aş misali bir takım soruları ekranlara taşıyarak “bilim kurulu” gündeminde olacak mı” ya da “yaşlılar için esneklik olacak mı?” yaşlılar, yaşlılar, yaşlılar…

    İnsanlar yaşayarak “yaşlanır” birçok alışkanlıklar edinirler, “hobileri” vardır, “fobileri” vardır, neden zevk alırlar, ya da neden nefret ederler, sevdikleri, hatta sevmedikleri vardır, bir kısım yaşlı normal hayatın akışı içinde oldukları için deyim yerinde ise ayakları “otomatik” olarak onları hep mahalle camisine, götürür, bir kısmı okey meraklısıdır, bir kısmı dama, oynar, domino taşlarını ezberlemiştir.

    Bir kısmı da vardır ki “bencileyin” çok torun sever, gerçi torununu sevmeyen dede, nine düşünülemez, çünkü torun sevgisi “alışkanlık” yapar, yine deyim yerinde ise onların “şarj” cihazlarıdır, kalpleri onlarla vurur, onlar olmazsa durur, sanki “bulaşıcıdır” bu sevgi!..

    Çok özür dilerim, baklavayı yemeyen onun tadını bilemez misali, torunu olmayan o sevgiyi bilemez, hele biraz da gençlik rüzgarına kapılmışsa unutmuştur dedesinin, ninesinin kendisini nasıl sevdiğini…

    11 Mart gününden bugüne “evde kal” uygulaması sebebiyle yasaktan“muaf” olanların dışında “sıkıntı” devam ederken görüntülü medyada görülmüş müdür “yaşlılar torunlarına kavuşacak mı?” türünden “alt” yazı ve haberler, 65 yaş üstündekiler ne zaman buluşacak “yirmi yaş” altındakilerle?

    Her yürek sevgi taşır ama yaşlılarda tortulaşmıştır bu sevgi, yer etmiştir, çevreye, insanlara ve çocuklara bakarken göz yaşlarını tutamazlar, acımasızlık görseler de acıma duyguları engindir, sevgisizlik yaşasalar da sevgi yaşlıların olmazsa olmazıdır, bir zaman tuttukların ellerin şimdi ellerinin tutulacağı çağa gelmişlerdir yaşlanmaları sebebiyle..

    Hele birde yolun sonuna doğru yol arkadaşlarını yitirmişlerse, yüreklerine yalnızlık ve özlem acısı dolmuşsa, üstüne üstlük görüntülü medyanın anlaşılmaz tutumu sebebiyle “acınılacaklar” algısının için girmişlerse, belli günlerde belli saatlerde dışarı çıkabilmelerinin ne anlamı olabilir ki, herkes “evde kalırken” onların dışarı dolaşmaları ne kadar mutlu eder “altmış beş üstündekileri?

    Görüntülü görüntüsüz medyaya yardımcı olalım ve bundan böyle yaşlılara “kalbur üstündekiler” önerisinde bulunalım, çünkü bunlar “seçkin” insanlardır, tecrübelerinden ve dualarından yararlanılacak insanlardır, bir kısım “huzurevlerinde” huzursuzluğa terk edilmiş olsalar da!...

    EVDE KAL DUADA KAL

    Selam ve dua ile.

     

    MEVLÜT MERGEN AMİDİ’DEN BAYRAMİYE

    - 65 YAŞ ÜSTÜNDEKİLERE –

     

    ALTMIŞ BEŞ ÜSTÜNDEYİM

    Bayram gelmiş neyime,

    Altmış beş üstündeyim.

    Dert damlar yüreğime,

    Altmış beş üstündeyim.

     

    Dün gençtim, bugün yaşlı,

    Ağlar gözlerim yaşlı,

    Hastalıkla savaşlı,

    Altmış beş üstündeyim.

     

    Altmış beşi çok aştım,

    Seksenlere yaklaştım,

    Aktım doldum ve taştım,

    Altmış beş üstündeyim.

     

    Virüsten çok ürperdim,

    Ölmek değil ki derdim,

    Torun gelse öperdim,

    Altmış beş üstündeyim.

     

    Taşraya çıkış yasak,

    Gayrinin cadde sokak,

    Bana hasret cümle park,

    Altmış beş üstündeyim.

     

    Bayram gelmiş neyime,

    Konuk gelmez evime,

    Sebep şudur halime,

    Atmış beş üstündeyim.

     

    Unuttum çiçekleri,

    Kokuları renkleri,

    Gayri bütün zevkleri,

    Altmış beş üstündeyim.

     

    Yar olmaz dünya bana,

    O vefasız insana,

    Sözlerim anlayana,

    Altmış beş üstüneyim.

     

    Yalnız yaşanan hayat,

    Kokuştu oldu bayat,

    Yaklaşırken son saat,

    Altmış beş üstündeyim.

     

    Mezarda anam, babam,

    Eşim ile akrabam,

    Ziyarete boş çabam,

    Altmış beş üstündeyim.

     

    Aynayla konuşurum,

    Hasretle doluşurum,

    Geçmişle buluşurum,

    Altmış beş üstündeyim.

     

    Sevgi gönülde yaşar,

    Torunu görse coşar,

    Hasret peşinde koşar,

    Altmış beş üstündeyim.

     

    Önümdeki şu pürüz,

    Corona denen virüs,

    Ecel gelse ölürüz,

    Altmış beş üstündeyim.

     

    Uzar durur saç sakal,

    Bana derler “evde kal,

    Torunlara yaz masal”

    Altmış beş üstündeyim.

     

    Gayriye gelsin bayram,

    Yenilsin türlü taam,

    Evden dostlara selam,

    Altmış beş üstündeyim.

     

    Amid’im sözüm bitmez,

    Yaşlılık geldi gitmez,

    Bu derde ilaç yetmez,

    Altmış beş üstündeyim!..

    Diyarbekir, 10.05.2020

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen