• İYİ PARTİ “İYİLEŞİYOR MU?”

    İYİ PARTİ “İYİLEŞİYOR MU?”
    Mevlüt MERGEN

    İYİ

     

    Ölçülerek bilinir, ne kötüdür ne iyi,

    Kötü nefret doğurur, iyi ise sevgiyi.

    Ekşi yoğurda bile köylü iyidir der,

    İyiyi gözetmeyen kötü yolda az gider!..

    MM

     

    İYİ PARTİ “İYİLEŞİYOR MU?”

     

    24 Haziran seçimleri bitti, şöyle de diyebiliriz “atı alan Üsküdar’ı geçti” seçimler bitmiş olsa da estirdiği fırtına, ya da bazı partilerde oluşturduğu deprem sarsıntıları bitmedi, AK Parti seçimi kazanmış olmanın rahatlığı içinde kendisine yeni yol haritası seçmiş, Ağustos ayı içinde kongresini yaptıktan sonra 2019 Martında yapılacak yerel seçimlere hazırlanacağını açıklamış ve dolayısıyla 2023 hedefi diyerek belli bir harita üzerinde yürümeye başlamıştır.

     

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin: “yedek kulübesinde beklemeyeceğiz” sözleriyle “sahada” olacağının, yani iktidarın tamamen “aleni” olmasa bile sanki “gizli” ortağı olacaklarının sinyalini vererek partideki Meral Akşener ve arkadaşlarının sebep olduğu fırtınadan kurtularak, daha sakin bir liman olduğu intibaını doğurmuştur.

     

    Bir başka deyimle MHP’nin içindeki o fırtına “yön” değiştirmiş ve “İyi” partinin içinde etkisini göstermeye başlamıştır, bu partinin bazı milletvekillerinin seçim sonunda Bahçeli’nin elini öpmesiyle bu fırtınanın yön değiştirdiği de bir vakıa olarak düşünülebilir.

     

    Kronikleşmiş “ana muhalefet” görüntüsüyle CHP’de ise fırtına değil, tam bir “deprem” günleri yaşanmaktadır, bir ata sözümüzde şöyle der: “yiğidi öldür fakat hakkını inkar etme” seçimden başarılı olarak çıkan Muharrem İnce’nin başarısını nedense bağlı olduğu parti kabul etmez bir tutum takınmaktadır, eğer başarılı olduğu partinin üst yönetiminde kabul edilseydi şimdiye kadar çoktan “olağanüstü kurultay” kararı çıkmış olur ve parti yeni genel başkanına kavuşurdu.

     

    Seçim sonrası “sürpriz” bir şekilde ortaya çıktı İyi partinin kongreye gideceği haberi, oysa bu parti henüz kurulmuş bir parti idi ve Meral Akşener yeni olmalarına rağmen partisinin mecliste gurup kurmasını başaracak sayıda ve hatta daha fazla milletvekili çıkarmıştır.

     

    Meral Akşener’in olağanüstü kongre kararı değerlendirildiğinde bu partinin gerçek manada genel başkanını aradığını düşündürüyor, çünkü Meral Akşener Cumhurbaşkanı adayı olduğu için milletvekili olamamıştır, Meral Akşener kendi eliyle kurduğu “” partinin kongresinde aday olmayacağını açıklamış, bu açıklaması hayli tepki toplamış, onu kararından vazgeçirtmek için bazıları kendilerini evinin yakınına zincirle bağlamış, bu durumu gören Akşener önce 72 saat mehil istemiş, daha sonra tekrar aday olmayacağı açıklamasını kesin bir şekilde yapmıştır.

     

    Kılıçdaroğlu bütün ısrarlara rağmen koltuğu bırakmam derken, Akşener bütün ısrarlara rağmen kararımdan “dönmem” bir gariplik ortaya çıkıyor böylece, yukarıda sözünü ettiğimiz “el öpme” olayı acaba dallanıp budaklanacak ve el öpenler özlemini çektikleri o yine öpmek için eski yuvalarına dönmek isteyecekler midir, tabii bunlar bizim tahminlerimizdir, biz de tahminimizi görüntüye bakarak yürütüyoruz?.

     

    Biz her zaman söyleriz, siyaset zemini çok kaygan bir zemindir diye, bu kaygan zeminde adımlar çok ölçülü atılmalıdır, normal kaygan zeminlerde yere düşüldüğünde “ortopedistler” kırık çıkığı onarabilir ama, siyaset zemininde düşenlerin kırık çıkıkları ele gelmez ki onarılsın, önümüzdeki günler iyi partinin iyileşeceğini mi, yoksa aksi bir duruma düşeceğini mi gösterecek?..

     

    Bekliyoruz.

     

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen