• Ey Sevgili Allah Peygamber Aşkına

    Ey Sevgili Allah Peygamber Aşkına
    Mevlüt MERGEN

    Ey Sevgili Allah Peygamber Aşkına

     

    Ey sevgili Allah Peygamber aşkına

    Gönlümün şatafatlı sarayını etme harabe

    Aşkın tohumlarını gönül tarlasına ektim habbe habbe

    Seni öylesine canı gönülden sevmiştim ki

    Şahittir buna Diyarbekir’de metfun yirmi yedi sahabe

     

    Ey sevgili Allah Peygamber aşkına

    Gönlümün Muhammedi güllerini uğratma hazana

    Canı gönülden şükretmek lazım alın yazılarını yazana

    Yerin göğün sahibinin Kehhar esmasına havale ederim

    Dünyalar tatlısı sen gibi nazlı yar ile aramı bozana

     

    Ey sevgili Allah Peygamber aşkına

    Gönlümün pınarlarını boz bulanık akıtma

    Kesik uçlu kalemlerle yazdığım mektupları yırtıp atma

    Aşkına giden yollarında aşk ve şevkle dolaşırken

    Beni gördüğünde nurani veçhinle haşin haşin bakma

     

    Ey sevgili Allah Peygamber aşkına

    Gönlümün muhabbet kuşlarını uçurtma kafesinden

    Mahrum etme beni bu üç günlük dünyanın hevesinden

    Can suyunu birlikte verdiğimiz aşkın fidanlarını

    Çocuksu bir inat uğruna çekme dibinden

     

    Ey sevgili Allah Peygamber aşkına

    Gönlümün aydınlık yollarını zifiri karanlığa çevirme

    Sevemediklerimi olur olmaz zamanlarda kapıma getirme

    Bilmeden şayet rencide edersem seni

    Birbirinden güzel yaşanmış anıları birden bitirme

     

    Ey sevgili Allah Peygamber aşkına

    Gönlümün sevda sürmeli gözlerini ağlatma boşuna

    Beni acımasız zalim feleğin getirme tuşuna

    Varlıklar içinde yoklukları yaşarsam bile vız gelir ama

    Yeter ki rahmani yollar varken şeytani yollar gitmesin hoşuna

     

    Ey sevgili Allah Peygamber aşkına

    Gönlümün heybelerini malayani şeylerle doldurma

    Şakıyan bülbüller varken uğursuz baykuşları kondurma

    Sana ait bahçelerde elleri nasırlı bahçıvanın olayım ama

    Yeter ki aşkın goncalarını daha açmadan soldurma

     

    Ey sevgili Allah Peygamber aşkına

    Gönlümün bereketli topraklarını bırakma nadasa

    Sevdanın buz gibi suyunu doldur aşk desenli tasa

    Kuru ekmeğimi aşkın tiridine bandırayım ama

    Yeter ki muhtaç etme beni gün görmemiş nasa

     

    Ey sevgili Allah Peygamber aşkına

    Gönlümün muhkem duvarlarını celali bakışlarla yıkma

    Hoşuma gitmeyecek cümlelerle sana meftun bu canı sıkma

    Aşkın ormanlarında el ele kol kola gezinmek varken

    Daha yaşarken beni yolun başında hayatımdan bıktırma

     

    Ey sevgili Allah Peygamber aşkına

    Tarihe mal olacak visaller varken firakları yaşatma

    İyileşmeye yüz tutmuş yaralarımı yeniden kanatma

    İstersen muhacir et gurbet ellerine ama

    Yeter ki husumet ve firak taşlarını bana fırlatma

    21/Mayıs/2015

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen