• ENFLASYON RAKAMLARI GERÇEK Mİ?

    ENFLASYON RAKAMLARI GERÇEK Mİ?
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜ

    Nice kişiler vardır sevilir saygı görmez,

    Öylesi de vardır ki sayılır sevgi bilmez.

    Sevgi ile saygıya layık olmak ne güzel,

    Kişilik sahibine sevgi - saygı çok özel!..

    MM

     

    ENFLASYON RAKAMLARI GERÇEK Mİ?

     

    Son aylarda ekranlara yansıtılan rakamlara baktığımızda enflasyon canavarı giderek gücünü kaybediyor ve “tek” rakamlara doğru inişe geçiyor, enflasyonun yükselmesi önce muhalefet partilerini ve daha sonra bazı kişileri “sevindirebilir” ancak bütün herkesi sevindirmez, onun düşüşe geçmesi bütün herkesi sevindirir, çünkü ucuzluk istenen ve beklenendir, biz bu ve buna benzer konuların üzerinde çoğu kez durmuşuz ve görüşlerimizi belirtmişizdir.

    Önce konu başlığımızdaki soruya cevap verelim: “evet gerçektir” fakat inandırıcı değil, neden inandırıcı değil, sorusu ise ayrı bir soru ve cevabı şöyledir; çünkü enflasyon rakamları tespit edilirken gıda başta olmak üzere, giyim, seyahat gibi başlıklar öne çıkar, şimdi biz “giyim” diyelim ve soralım acaba piyasada satılan bütün kadın ve erkek giysilerinin kumaşı kalitesi aynı mıdır, değildir çünkü ismi kazak olan bir giysinin piyasada on-yirmi liraya satılanı da var, 300-400 liraya satılanı da var, bunlardan hangisi enflasyon rakamını düşük göstersin diye “baz” alınır, haliyle ucuza satılanı değil mi?

    Ucuza satılan sentetiktir, naylondur, pahalı olan ise en az yüzde ellisi yünlüdür, o zaman tüketici ucuzunu, yani kalitesiz olanını alsın istenmiyor mu, demek ki enflasyon rakamları gerçek görünse de değil, insanlar her şeyden önce sağlıklarını düşünürler, en azından düşünmelidirler, kazak misal olarak akla geldi, diğer başlıklarda da durum aynıdır.

    Denebilir ki bütün esnaf kesiminde yer eden bir alışkanlık var, mesela bir gecelik yatak ücreti bir otelin yüz liraya çıkmışsa o rakam enflasyon düşse de düşmese de öyle kalır, çarşı pazarda pek gezmesek de, ekranlara yansıyan haberlerde görüyoruz ki “ucuzluk” buralara uğramamış, bir ara şöyle bir söz etmiştim: “bir gömlek fiyatına bir kilo fındık alıyoruz” o zamanlar fındığın kilosu 30-40 lira idi, şimdi kaç liradır bilmiyorum ama herhalde 80-90 lirayı bulmuştur, çünkü tüketicisi fındık sevdiği gibi satıcısı da yükselen fiyatını sevmiştir ki insan sevdiğinden ayrılır mı?

    Ucuzlasın diye kalite artık önemsenmiyor, markalaşmış ürünlerde bile “acaba” akımızdan çıkmıyor, piyasada satılan balların yüzde ellisinin “sahte” olduğunu düşünürsek diğer ürünlerde bu oran acaba kaçtır, trafikte bir levha vardır şöyle yazar üzerinde “mecburi istikamet” vatandaş bu mecburi istikamet levhasına göre çıkıyor çarşı pazara, kazak hangi mağazada ucuz ise o mağazayı arayıp buluyor, gıda maddeleri hangi markette kesesine uygunsa o marketi evi gibi tanıyor ve alış verişini yapıyor, çünkü kesesini düşünüyor da sağlığını düşünmüyor, istiyor ki sağlığını kendisini yönetenler düşünsün, düşünülen ise “enflasyon” tek haneli rakamla buluşsun.

    Bilmiyorum hala tedavülde midir “TSE” damgası, bu markayı taşıyan ürün “standartlara uygun” olan üründür, gıda ve diğer ürünlerde olsun bu marka kullanılmalıdır, yeter ki çifte standart olmasın, yani on-yirmi veya 300-400 liraya alıcı bulan kazaklar standartlara uygun olsun, işte o zaman enflasyon düşüş trendine girmiştir diyebiliriz, işte o zaman ekonomi sağlıklı işliyor diyebiliriz, işte o zaman vatandaşın sağlığı düşünülüyor diyebiliriz, zira sentetik gıdalar ve giysiler değil midir kanserojen maddeler taşıyan?

    “Serbest piyasa” ekonomisinde olur böyle durumlar denirse, alan razı-satan razı denirse veya arz talep meselesi denirse biz de enflasyon rakamları gerçektir ama “doğru” değil deriz, bildiğimiz doğruları da gücümüzün yettiğince okurlarımızla paylaşırız, nasıl ki biz her söyleyene inanmazsak, inanma durumunda değilsek bizim sözlerimize de herkes önem vermek durumunda değil, yeter ki herkes kendi sağlığına önem verdiği gibi halkın sağlığına da önem versin!..

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen