• CUMHURBAŞKANI KİM OLACAK?..

    CUMHURBAŞKANI KİM OLACAK?..
    Mevlüt MERGEN

    CUMHUR

    Milletin ta kendisi başkanını seçecek,

    Kime onay verdiyse makama o geçecek.

    Yedi’den biri mutlak Cumhura “başkan” olur,

    Yirmi dört Haziran’da şu yarışma son bulur!..

    MM

     

    CUMHURBAŞKANI KİM OLACAK?..

     

    Gaybı kulların bilmesine imkan yok, biz de bir “kul” olduğumuza göre, kesin bir şey söyleyemeyiz Cumhurbaşkanı seçimini kimin kazanacağı hususunda, ancak “tahmin” edebiliriz, görünen o ki Recep Tayyip Erdoğan’ın milletin oylarıyla tekrar o makama getirileceğidir.

     

    Erdoğan’’ın dışında CHP’nin gurup kararı ile aday gösterdiği “Muharrem İnce”, yine partisinin gurup kararıyla Selahattin Demirtaş, yasa gereği zorunlu olan “yüz bin” seçmen oyu ile aday gösterilenlerden “Temel Karamollaoğlu, Doğu Perinçek, Meral Akşener “Cumhurbaşkanı” olmak için yarışacaklar.

     

    Bir zamanların “gözde” partilerinden olan “Adalet” partisi ülke çapında ancak üç bin imza toplayabildiği için adayının ismi listeye giremedi, şu anda listeye giren isimler üzerinde tahminler yürütülüyor, anketler yapılıyor, kim ne kadar oy alacak öğrenilmeye çalışılıyor, ancak dediğimiz gibi gaybı bilen sadece Allah’tır.

     

    Tahminler yanıltabilir, anketler tutmayabilir, çünkü “söz” her zaman için “Allah’ın sözüdür” O’nun takdiri kimden yana ise o oturacaktır “makama”

     

    Adaylar eğer bu inancı taşısalar 24 Haziran gecesinin ortalarında “sükut-u hayale” uğramazlar ve “ne diyelim takdir böyle imiş” derler.

     

    Şu anda “medya” özellikle “siyonizm güdümlü sosyal medya” iş başında, yanıltıcı anket rakamları vererek, adaylardan kendisine yakın olanları sönmesi mukadder olan balon misali şişirerek “takdim” etmek gayretinde, “Erdoğan karşıtlığı” bu gayretlerin temelini oluşturuyor, daha önceki seçimlerde de bu karşıtlığı görmüştük, ancak millet iradesi prim vermemiş, içten ve dıştan bütün “istemezükçülere” rağmen “gerçek” isteyenin “isteği” olmuştu, bu seçimde de öyle olacaktır, yine O gerçek isteyenin isteği olacaktır.

     

    Masallarda anlatılır, eski zamanlarda halk “devlet kuşu” uçururmuş, kuş kimin başına konarsa ülkelerine o “padişah” olurmuş, şimdi o kuş milyonlarca parçalara bölündü ve “seçmenlerin” elinde kanatlarını çırpmaya başladı, 24 Haziran günü parçalara bütünleşecek ve o gün “devlet kuşu” mevcut adaylardan birisinin başına konacak.

     

    Halk sandık başına giderken mutlaka “vicdan” muhakemesi yapacaktır, yine halk “masalları” ağzını açarak dinle ama, inanmaz anlatılanlara bilir ki “masaldır” gerçek payı yoktur, onun için “macera” sevmez, hele ülkesinde “kaos” olsun hiç istemez,”emanet” bilir oy’unu ve onu sahibine verir, halk “istikrar” olsun ister, sen-ben kavgası olsun hiç istemez.

     

    Halk, kendisini yönetecek kişi ve hükümetin kendisinden olmasını ister, vücudu başka yerde “aklı” başka yerde olanların başına geçmesini istemez, çünkü bilir ki kendisine yarar yine kendisinden gelir, şimdi birileri halkın, özellikle gençlerin oylarını “para” ile satın alma gayreti içinde, o birileri kendileri gaflette oldukları için sanıyorlar ki hitap ettikleri ve kandırmaya çalıştıkları insanlarda “gafildir” öyle olmasa “oy namustur” der ve namusun “para” olarak karşılığını olmadığını bilirler.

     

    Gayet ciddi olan “siyaset” maalesef “sulandırılıyor, misal olarak 15 Milletvekilinin ana muhalefet partisinden ayrılıp Cumhurbaşkanın ifadesiyle “sözde iyi partiye” geçmeleri, akabinde partilerine geri dönmeleri, olmayacak vaadlerin verilmesini gösterebiliriz.

     

    Seçmek ve seçilmek insanların en doğal haklarındadır, kimse “ben de seçilmek istiyorum” diyene “sen seçime katılamazsın” diyemez, kimse de “ben şu kişiyi, şu partiyi tercih ediyorum” diyene karşı çıkamaz, ancak insanın gözlerinin içine baka baka “yalan” söylemek, onları aldatmaya çalışmak hiç kimseye “hak” olarak verilmez, bu yola tevessül edenler en hafif tabirle insanlara karşı “haksızlık” etmektedirler.

     

    Sözün başına dönecek olursak “gaybı” ancak ve ancak Allah bilir, kullar ancak “tahmin” edebilir ve bir de meraklanabilir, bizim merakımız ise şu yöndedir; 24 Haziran gecesinin yarısına gelindiğinde “balkon” konuşmasını kim yapacaktır, Erdoğan’ın dışındakilerin böylesi bir alışkanlıkları yok, milletin de Erdoğan’ı bu alışkanlığından vazgeçirmeye görünürde “niyeti” olmadığına göre, Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Haziran gecesinin yarılarında alışkanlığını sürdüreceğini “tahmin” etmek “zor” olmasa gerek!..

     

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen