• CHP’DE NELER OLUYOR?..

    CHP’DE NELER OLUYOR?..
    Mevlüt MERGEN

    VEFAT VE TAZİYE

     

    “İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACİUN”

    Diyarbakır’ın tanınmış iş adamlarından, hayırsever insan, değerli dost

    HACI SUPHİ AYDIN’IN

    Vefatını teessürle öğrenmiş bulunmaktayım, merhum Hacı Suphi Aydın’a

    Allah’tan rahmet ve mağfiret niyaz ederken, kederli

    AYDIN AİLESİNE SABRI CEMİL DİLER TAZİYELERİMİ SUNARIM.

    MEVLÜT MERGEN

    ---------------------------------------------------------------------------------------------------

     

    SANCI

     

    Yine sancı çekiyor muhalifler “anası”,

    Hemen de alevlendi, “başkan” koltuk kavgası.

    Daha çok su kaldırır “muhalefet” pilavı,

    Şehirlerin hepsinde başladı “imza” avı!..

    MM

     

    CHP’DE NELER OLUYOR?..

     

    CHP’de 24 Haziran seçimlerinden sonra “beklenen” gelişmeler yaşanmaya başlandı, ana muhalefet partisinin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce yüzde otuzun üzerinde oy alınca Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturamayacağını anladıktan sonra ayrı bir koltuğun peşine düştü, bu koltuk CHP’nin genel başkanlık koltuğudur, o koltuğa “kaset” vakasıyla oturan Kılıçdaroğlu İnce’ye kaptırmamak için direnmektedir.

     

    Kılıçdaroğlu’nun fazla direnemeyeceğini kestirmek zor değil, çünkü Cumhurbaşkanlığı” Eğer İnce Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmış olsaydı ondan kurtulacaktı, seçim kazanılamadı ama CHP’nin yıllardır bir türlü ulaşamadığı yüzde otuz oy barajı aşıldı, bu bir kazanımdı ana muhalefet partisi için ve bu kazanımda Kılıçdaroğlu’nun hiçbir “dahli” İnce’ye göre sanki yoktu, İnce değerlendirmeyi böyle yapınca bir oteldeki buluşmalarında Kılıçdaroğlu’na: “genel başkan ben olayım, sende onursal başkan ol” önerisini götürdü.

     

    CHP’nin bundan böyle Muharrem İnce ile işleyen “uzun ince bir yolu” var, eğer İnce gerçekleştirebilirse 81 il’i gezecek, imza toplayacak, kendisini partisi için “taze kan” olarak “lanse” edecek.

     

    Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği genel seçimleri beş yılda bir yapılacağına göre yol gerçekten “uzundur” ve gayet “ince”dir, Kılıçdaroğlu ise “yol” yürümesini daha önce “yürüdüğü” için bilir.

     

    Eski bir öğretmen ve yeni bir politikacı olan Muharrem İnce’nin bu yolda ne kadar performans sergileyeceği, ya da teşkilata ne kadar “enerji” yükleyeceği önceden kestirilemez, çünkü teşkilat Kılıçdaroğlu tarafından henüz “dizayn” edildi, delegelerin “U” dönüşü yapmaları, siyasi nezaket kurallarına uyar mı uymaz mı bunu göreceğiz gelecek zaman içinde.

     

    CHP aynı zamanda bir “kurultay” partisidir, “olağan” kurultayları “az” olsa da “olağanüstü” kurultayları pek çoktur, yeni bir yenisi eklenmek isteniyor “olağanüstü” kurultaylara, Muharrem İnce, “CHP’yi iktidara taşıyacağı” inancını yaymaya uğraşıyor.

     

    İsmet İnönü bu partinin en güçlü “genel başkanıydı, o bile koltuğunu koruyamadı ve Bülent Ecevit’e bıraktı, dağlara, taşlara yazılan “umudumuz Ecevit” sloganı da bu partiyi tek başına iktidara taşıyamadı, tartışmalı uygulamaları yıllarca süren “koalisyon” hükümetlerini gördük.

     

    CHP ve diğer bütün partilerle herkes şu gerçeği görmek ve kabullenmek durumundadırlar, kendisi “fani” olan bir dünyada yaşıyoruz, insanlar “fena” alemine göçtükleri gibi siyasi partilerinde bir “ömrü” vardır ve bir gün gelecek yokluk alemine katılacaklardır, direnmenin hiçbir “akılcı” yanı yoktur, CHP ömrünü tamamlamıştır, Kılıçdaroğlu’nun direnmesi, İnce’nin çabaları daha ne kadar bu partiyi ayakta tutacak bilinmez, bilinen bu partinin girdiği her seçimi kaybettiğidir.

     

    Ancak, şu olabilir, eğer İnce’nin bu uğraşları partisini olağanüstü kurultaya götüremezse CHP’den yeni bir partinin doğuşuna şahit olabiliriz, DSP’nin de böylesi bir ortamda kurulduğu unutulmadı.

     

    Son seçim sonuçları bizi görüşümüzde haklı çıkarıyor, çünkü seçimin “galibi” gibi görünen AKP’ninde oy ve milletvekili sayısının azaldığını gördük, bu hususu Başbakan Binali Yıldırım : “mesajı aldık” şeklinde yorumladı, umarız o mesaj en ince detayına kadar değerlendirilir ve “yanlış” yapılan yer tespit edilerek o yanlıştan dönülür, AKP kurulduğunda ve tek başına iktidara geldiğinde övünerek dillendirdiği bir uygulaması vardı: “İstişare” acaba vazmı geçildi istişareden 22 sandalyenin kaybına sebep olundu?

     

    Muharrem İnce’nin ince hesapları, bize de böylesi sözler ettirdi, “uzun ince bir yol” deniliyor ya, her yolun bir “varış” noktası vardır, gerçek mutluluk, zahmetli de olsa o ince, uzun yolu yürüyüp “hakkın rızasına” erebilmektedir.

     

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen