• CANAVARLAŞAN İNSANLIK!..

    CANAVARLAŞAN İNSANLIK!..
    Mevlüt MERGEN

    HÜLASA-İ KELAM

    Göklere mi çekildi, vicdan ile merhamet?

    Sözüm ona insanda her türlüsünden vahşet.

    Analar çocuğunu çöpe atabiliyor,

    Sanki marifet yapmış rahat yatabiliyor!..

    MM

     

    CANAVARLAŞAN İNSANLIK!..

     

    Gün geçmez ki tüyler ürperten bir haber düşmez televizyon kanallarına, bir bakarsınız anne olacak canavar çocuğunu öldürüp çöpe atmış, bir bakarsınız çöp konteynerinde “bir kadına ait olduğu değerlendirilen ceset parçaları” bulunmuş, bir bakarsınız insan görüntülü bir canavar boğazını kestiği kediyi çöpe atmış, bir defaya ait değil bu cinayetler, bu canavarlıklar, denebilir ki “sık” görülür oldu.

    Ne oldu da insanlar, hele anneler böylesi cinayetleri işler oldular, sinelerdeki vicdan, merhamet duygularını kim çekip aldı da yerine bu acımazlıkları koydu, nasıl bir toplum tipi oluşturmaya çalışıyoruz, bir yanda bebeğini boğabilen bir kadın, öte yanda köpeğine “aşkım” diyerek bağrına basan başka bir kadın tipleri, öyle anlaşılıyor ki “dostluk” insanlar arasında bitmiş, kedilerle, köpeklerle “dostluk” kurulur olmuş.

    Hem sonra “canlıları” yakmak düşünülemezken, bazı insanların birden çok fazla “kedi” yavrusunu yaktığı haberi yansıtılıyor ekranlara, bu duruma karşı sadece “yasal” tedbirler yeterli olur mu sanılıyor, bugünlerde 15.000 polis memurunun alınacağı haberi yankılandı televizyon kanallarında, sık sık 20.000’ler civarında öğretmen ataması yapılıyor, yani yasal olarak, eğitimde kusur yok, yok da insanlar nasıl canavarlaşıyor?

    Her talebeye bir öğretmen, her insana bir polis mi görevlendirilsin bu canavarlıkları önlemek için, mümkün olmayanı ifade ediyoruz değil mi,

    Ama bir şekilde insanların “insan” olduklarını kendilerine bildirecek bir şeyler yapılmalı değil mi, acaba diyorum “vicdan” yurt dışına mı kaçtı, ya da göklere mi çekildi merhamet dediğimiz özellik ve güzellik insanlar canavarlaştılar?

    82 milyonluk bir ülkede ihtimaldir bazıları bu olaylara “normal” gözüyle bakabilir ve “bireysel” olarak niteleyebilir, değil, canlarım değil, asla “normal” değil bu olaylar, asla “bireysel” olamaz, çünkü benzer olaylara rastlanıyor da ondan olamaz diyoruz.

    İç işleri Bakanlığının kadın cinayetlerine ait “verilere” dayanan açıklamalarına baktığımızda, konunun ve önemini görüyor ve şunu söylemek istiyoruz sanki “acımasız bir toplum olduk” söylemek istemesek de gerçeği de inkar edemeyiz, o zaman “çare” nedir diye düşünmek gerekmez mi, çare canavarlaşmış olsa dahi insanın elinden tutacak bir “el” gerekiyor, işte o elin yokluğudur, insanları canavarlaştıran, anneye bebeğini çöpe attıran, canlı hayvanların boğazını keserek ateşte yaktıran.

    Sözünü ettiğimiz o “el” sahiplerine “gönül sultanları” deniyordu, onlar çekip çıkarıyorlardı çamura, “günah” batağına düşmüş zavallı insanları, “irşad” ediyorlardı, ışık oluyorlardı karanlıktaki insanlara, Allah’ın “tövbe” kapısının adresini bildiriyorlardı, o kapının hep “açık” olduğunu söyleyerek kalplere “umut” ve “sevgi” tohumları atıyorlardı.

    O gönül sultanları “dünyayı” sevmedikleri için peşinden koşmuyorlardı, söylemek durumundayız, bir yanda canavarlaşan insanlar, diğer yanda “paragöz” insanlar, bir de “dizi” denilen bir gerçek var, bu diziler yurt dışına bile satılabiliyormuş, acaba ne yarar sağlıyormuş bu diziler izleyicilerine?

    Acaba diyorum “aile” müessesesinin köküne bu dizilerle mi dinamit konuyor da giderek parçalanmış aileler, “etik” olmayan arkadaşlıklar, çok kısa süreli sevdalar aşklar bu diziler sebebiyle mi çoğalıyor?

    Aslında toplum olarak bir “U” dönüşü yapmanın zamanıdır da, bunu nasıl söyler kabul ettirebiliriz bilmezliğinin içindeyiz.

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen