• Ç O C U K S E V G İ S İ!..

    Ç O C U K S E V G İ S İ!..
    Mevlüt MERGEN

    ÇOCUK

    Bu günün büyükleri dünün çocuklarıydı,

    Ailenin biricik “gülü” yavrularıydı.

    Sevgiyle büyüyenler sevgiyle büyütmeli,

    Geleceğimizdir o, bir güzel eğitmeli!..

    MM

     

    Ç O C U K S E V G İ S İ!..

     

    Okurlarımız yazdıklarımızı değerlendirirken bizim bir “dede” olduğumuzu ve dedelerdeki “torun” sevgisinin anlatılamaz olduğunu ve ancak yaşandığı halde anlaşılabileceğini bilsinler istiyoruz, pek başarılı bir televizyon izleyicisi olmadığımızı da itiraf etmek durumundayız, eğer öyle olsa idik geçen hafta bir televizyon ekranında haberler sunulurken, yalnız yaşadığı hayatını kağıt toplayarak devam ettirmeye çalışan bir kişiye spiker: “Çocukların var mı?” diye sorduğunda “dört çocuğum var” cevabının ardından gelen ikinci soruda: “torunların var mı?” sorusuna “yirmi tane” dediğini ve onları “görebiliyor musun?” sorusuna o yaşlı kişinin: “başını öne eğip gözyaşlarını gizlemeye çalıştığını anlatırken o kişinin adını ve diğer bilgilerini de sizlere aktarırdım.

     

    Bu tabloyu izlerken duygulanmıştım, çünkü ben de bir “dede” idim ve torunlarım vardı, ancak görebiliyordum, “ya göremeseydim?” derken “empati” yaptım ve o kişinin göstermek istemediği gözyaşlarının yüreğime verdiği acıya ortak olmaya çalıştım, çocuk sevgisi, dolayısıyla torun sevgisi kelimelerle ifade edilebilecek bir şey değil, tekrar edelim ki yaşandığında anlaşılabilir ve yine de anlatılamaz.

     

    Çocuk sevgisi, bazı yüreklerde sanki hiç yoktur, çünkü o yüreklerin sahipleri çocukları dilendirerek, ışıklarda mendil, su sattırarak “çalıştırırlar”, yine bu sevginin olmadığı bazı yüreklerin sahipleri onlara olmadık hakareti yapar, daha ileri gidenleri ise “tacizde” bulunurlar, yavrusunu çöplüklere bırakanları, öldürenleri de görüyoruz, oysa çocuklar geleceğimizdir, onlar yuvanın “çiçeği” durumundadırlar, evliliğin temel esprisi de çocuklardır, böyle olduğu için sevgili peygamberimiz: “Evleniniz çoğalınız, zira ben kıyamet gününde ümmetimin çokluğuyla övünürüm” der.

     

    Daha önceleri “kurtarmak” başlığını kullandığımız bir söyleşimizde, ışıklarda cam silen, mendil satan, cami kapılarında el açtırılıp dilendirilen çocukların kurtarılması gerektiğini yana yakıla anlatmıştım, konuyu yazarken de düşünmüştüm, şehrin her tarafında “mobese” kameralar var, bu çocukları görüntüleyemiyor mu bu kameralar?” çocukluklarını yaşaması gereken bu çocuklar, tekrar ediyorum “kurtarılmalıdırlar”

     

    Bazıları bu çocuklara para verirken, onlardan su, mendil alırken, arabasının camını sildirirken sanıyorlar ki “iyilik” yapıyorlar, aslında tam aksi o çocuklara

     

    “zarar” veriyorlar, kötü alışkanlıklar edinmelerine, kötü niyetli insanların eline düşmesine sebep oluyorlar, nitekim bu kötü niyetli insanlar çocuklara “cinsel istismarda” bulunmasınlar diye “çok” ağırlaştırılmış yasa çıkarılmasına çalışılıyor.

     

    Acaba diyorum, çocuğunun gözü önünde sigara tüttüren, alkol alan, konuşurken yalan söyleyen ebeveynler çok mu iyi ana-babadırlar, çok mu seviyorlar çocuklarını? Sanmıyorum, çünkü çocuk bazı kötü alışkanlıkları evinde iken öğreniyor, kendisini aldatan babasına, annesine baktığında yalancılığı öğreniyor, “sigara içmek kötü bir şey olsaydı babası içmezdi, annesi iki parmağının arasında gezdirmezdi” diye düşünüyor…

     

    Çocuk aynı şeyleri okulunda öğretmeninde gördüğünde “demek ki çok iyi şeymiş, baksana öğretmenim de sigara içiyor, bize “sigara zararlıdır” derken kendisi kullandığı için “yalan” söylüyor, çocuk sevgisi sadece onun başını okşamakla bitmiyor, ona iyiyi, güzeli, doğruyu yaşayarak anlatmak gerekir, bazı insanlar vardır ki çocuğunu okula “servisle” gönderemez de kendisi günde iki-üç paket sigara tüketir, ya da her gece rakısını, şarabını yudumlar..

     

    Bilmiyorum, sözlerim nasıl değerlendirilir, “dede” değil de “çiçeği burnunda” bir baba olsaydım belki daha başka türlü söylerdim sözlerimi, çünkü baba-ana olmanın da ayrı bir zevki, heyecanı vardır, duygusu vardır, Rabbim herkese tattırsın bu zevki, bu heyecanı ve herkese dede –nine olmayı da nasip etsin!..

     

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen