• BÜYÜK DEPREM NE ZAMAN?

    BÜYÜK DEPREM NE ZAMAN?
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜ

    Dünyamız böyle titrer Allah’ın korkusundan,

    Gafletle yatan insan uyanmaz uykusundan.

    Depremler uyarıdır, ibret alınmak gerek,

    Tükenmede insanlık sona doğru giderek!..

    MM

     

    BÜYÜK DEPREM NE ZAMAN?

     

    Sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.): Kıyamet alametlerini anlatırken: “Kıyamete yakın zamanda depremler çok olacak” şeklindeki mübarek sözleriyle insanlığı, dolayısıyla bizleri uyarmaya çalışır, büyük depreme, yani kıyamete hazırlanın demek ister, insanlık, bizler ise ne yaparız, binalarımızı sağlam tutmaya çalışır, korunmak için gerekli tedbirler neyse onları alırız haliyle doğrusunu yaparız, ancak olacak olandan kurtulamayız, çünkü yüce Rabbimiz bize büyük depremin yani kıyametin haberini yüce kitabımızda vermiştir.

    Yine yüce Rabbimiz “tedbir” olara kendisine sığınmamızı emretmiştir, ne kadar sağlam olursa olsun oturduğumuz evler, gökdelenler, siteler, hatta dağlar bile o gün geldiğinde yerle bir olacak, “hallaç” pamuğu gibi savrulacak, düşünmek gerek 8840 metre yüksekliği ve ona göre sağlamlığı var “himalaya” dağının yada “everest” tepesinin, yetmeyecek onlara bu yükseklik ve bu sağlamlık..

    İnsanoğlu gücünün yetmediği deprem gibi, kasırga gibi afetlere karşı kendince tedbirler almış, almaya devam ediyor ve fakat geçmişte de görüldü ki akıbetinden kurtulamıyor, yüce kitabımızda bahisleri geçen bazı kavimlerin, toplulukların nasıl helak edildikleri hakkında haberler veriyor, tabii inananlar için tedbir daha farklıdır bugün başvurulanlardan, öncelikle Allah’a sığınmak, “yapınız” dediği emirlerini yerine getirerek yasaklarına riayet ederek O’nun rızasını almaya çalışmak, gerçek tedbir olmalıdır.

    Hem sonra ilk insandan bugüne hep görüldü “ölüm” kaçınılmazdır, onu önlemek için hiçbir tedbir işe yaramıyor, yaramadı, yaramayacak, o zaman gerçek tedbir varken bu kadar insanları oyalamanın korkutmanın, yüreklerine ölüm korkusu salmanın hiçbir getirisi yoktur, tekrar edelim, bilinen tedbirleri alınmalıdır, bilinmelidir ki, Allah’tan korkan ölüm dahil hiçbir şeyden korkmaz.

    Sebepleri inkar ettiğimiz yok, “fay” hattı yoktur demiyoruz, kasırgalar, tayfunlar, hortumlar, seller ve deprem ve benzeri felaket dediğimiz “afetler” insanlık tarihi boyunca yaşanmıştır ve yaşanacaktır, çünkü dünyanın kendisi de üzerinde yaşayan insanlar gibi “fanidir” onun da yaşlanması, hastalanması, takatten düşmesi olacak ki bir gün hayatı son bulsun, hep o günü düşünmüşümüdür, yani kıyamet gününü Allah bizlere o günü göstermesin, çünkü çok şiddetli olacağını Rabbimiz bize haber veriyor.

    Ne zaman bir deprem olsa televizyonlarda onlarca insan konuşmaya başlıyor, bir tanesi şöyle dedi: “5.8 depreminden esas büyük depremi bekliyoruz, ne zaman olacağını bilmiyoruz ama bekliyoruz” insanlar da öyle değil mi, mutlaka öleceklerini biliyorlar da ne zaman öleceklerini bilmiyorlar, aklı eren insanlar ölümden sonraki hayata hazırlanıyorlar, aklı eren insanlar gibi “aklı eren toplumlar” neden ne zaman olacağını bilmedikleri büyük deprem için hazırlanmıyorlar, çünkü o büyük depremin olması demek beklenen kıyametin kopması demektir.

    Medyaya aksetti, depremden sonra bazıları namaz vakitlerini öğrenmeye, camilere koşmaya başlamışlar, aklı eren dediklerimiz işte böylesi insanlardır, ölüme çare yoktur ama ölümden sonraki hayata hazırlanmaya çare vardır ve adı da “tövbedir” günahtan el çekmedir, yalan söylememedir, içki içmemedir, kumar oynamamadır, helal ve haramı bilmedir, bildikten sonra gereğini yapmadır, o zaman ölüm korku olmaktan çıkar ve Tarancı’nın dediği gibi “bence bayram ufukta gün bitincedir” denir.

    Hem sonra nasıl ki insanlar kendilerini “mal sahibi olarak gördükleri için yüzlerce metre yükseklikte binalar yapıyorlar, sonra yıkıyorlar aynen öyle dünyamızı önce yapan Allah haliyle sonra tekrar yıkacaktır, “koca Yunus” ne güzel demiş değil mi?: “mal sahibi, mülkü sahibi, hani bunun ilk sahibi, mal da yalan, mülk de yalan, var biraz da sen oyalan” ne zaman olacağını bilmediğimiz “büyük deprem” olduğu gün “oyalanma” bitecektir..

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen