• ASLAN KAPLAN ÇEŞMESİ VE HATUN KASTALI!..

    ASLAN KAPLAN ÇEŞMESİ VE HATUN KASTALI!..
    Mevlüt MERGEN

    KASTAL

     

    Suya özlemin bitişidir kastal,

    Akan Hamrabat ise o su sanki bal,

    Her musluğu olan çeşmedir amma,

    Tarih akar,kastal çeşmedir sanma

    MM

     

    ASLAN KAPLAN ÇEŞMESİ VE HATUN KASTALI!..

     

     

    SAYIN VALİMİZ HASAN BASRİ GÜZELOĞLUNA TEŞEKKÜRLERİMLE…

     

    Her biri şehrin bir yanında olan bu iki tarihi yapının birine halk Aslan Kaplan çeşmesi diğerine ‘’Hatun Kastal’’ der, her ikisinden kana kana su içtiğimiz günler pek uzakta değilken şimdi sanki hiç suyu akmamış gibi sanılıyor bu iki tarihi yapının.

     

    Ankara’da ‘’Diyarbakır tanıtım günlerinde’’ idim, bir dostun: “Sana müjde İç kaledeki Aslan Kaplan çeşmesinin suyu yeniden akmaya başladı.’’ Deyince sordum: ‘’Nasıl olur bu çeşmenin yanındaki ağaç mani oluyormuş?’’ o dost şöyle tamamladı müjdesini: “Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu çeşmenin suyu akıtılsın diye talimat vermiş.’’

     

    Sevinmiştim bu yakın ilgisi ve talimatından ötürü Sayın Valimize teşekkür etmeliydim,’’uzun soluklu’’ tatilimin bitmesini bekleyemezdim fırsat kollamalıydım diye düşünürken Sayın Valimizi AKM’de bulunduğumuz standın önünde görünce hemen:’’Sayın Valimiz size bir Diyarbekir Sevdalısı olarak teşekkür ediyorum, Zira sizin talimatınızla Aslan Kaplan Çeşmesinin suyu yeniden akmaya başlamış.’’ Dedim ve ekledim.’’Yine talimatınızı bekleyen tarihi bir yapıtımızdır Hatun Kastalı’’ dedim. Sözlerimle ilgilendiler ilgilerinin süreceği ve Aslan Kaplan çeşmesinde olduğu gibi hatun kastalın musluklarının yeniden suya kavuşacağını ümidimi yükledim yüreğime.

     

    Tarihten değil, tarihin kendisinden sorulması gereken bu şehirde acaba çeşmesi, kastalı olmayan sokak, cami ve mabet var mıydı? Yoktu, biz bazı zamanlar bu konuyu dile getiririz de bu şehrin bu özelliği de bilinsin isteriz.

     

    O dostumuzun müjdesinin içinde üzüldüğümüz bir haber vardı ki ‘’DİSKİ’’ Aslan Kaplan Çeşmesinin suyunu akıttırmak için beş bin lira masraf almış inanmamıştık, çünkü bu çeşme bu şehirle özdeşleşmiş tarihi bir yapıydı. Tıpkı Hatun Kastalı gibi, hem sonra belediyelerin hizmet alanı içinde değil midir çeşmeler yapmak, yapılmış olanların suyunu akıtmak, inşallah bu haber yanlıştır doğru olsa bile düzeltilebilir diye düşündük.

     

    Neylersiniz ki biz kalemimizi böylesi konular için kullanıyoruz zira “söz konusu Diyarbekir ise gerisi teferruattır’’ diyoruz. Kendimizi önemsemiyor, sözlerimizin, yazılarımızın önemsenmesini bekliyoruz.

     

    Tekraren Sayın Valimize teşekkür ederken Hatun Kastalı’nın çeşmelerinden yeniden suların aktığını çevresini güllerle, çiçeklerle, yeşilliklerle donatıldığını ve bu tarihi yapının bir şekilde ‘’koruma’’ altına alındığını görmek isterken Ankara’da yazdığımız bu şu şiiri de sayın valimize ithaf ediyoruz:

     

    HATUN KASTAL TÜRKÜSÜ

     

    Ünlü Hatun Kastal bazalt taşından,

    Harcını karmışlar gözüm yaşından,

    Bir sevdadır geldi geçti başımdan,

     

    Hatun kastal gül sevmeyen gülmesin,

    Akıtın suyunu ‘’tarih’’ küsmesin,

     

    Ben-u Sen Has’ını orda yıkardık,

    Türküler okuyup köşke çıkardık,

    Aşkın çırasını çayda yakardık,

     

    Hatun kastal gül sevmeyen gülmesin,

    Akıtın suyunu ‘’Kırklar’’ küsmesin

     

    Şu Kırklar dağında kırk evliya var,

    Kastalın çevresi varoş ve mezar,

    Şemsilerde geçmiş nice bin yıllar

     

    Hatun kastal gül sevmeyen gülmesin

    Akıtın suyunu ‘’Suzan’’ küsmesin

     

    On gözlü köprüde gelin alayı,

    Güzeller toplanır çeker halayı,

    Şenliktir ‘’Dicle’de’’ fener alayı

     

    Hatun kastal gül sevmeyen gülmesin

    Akıtın suyunu ‘’ Size’’ küsmesin

     

    Selam ve dua ile…

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen