• ÇALIŞANLARIN İŞİ NE KADAR GÜVENLİ?

    ÇALIŞANLARIN İŞİ NE KADAR GÜVENLİ?
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜ

    Ekmeği yuttu aslan, midesine indirdi,

    Ondan ekmek kurtaran, eşini sevindirdi.

    İşveren gayet rahat, çalışanlar kuşkulu,

    Durmaz “mezun” çıkarır üniversite okulu!..

    MM

     

    ÇALIŞANLARIN İŞİ NE KADAR GÜVENLİ?

     

    Aslında “can güvenliği” değil konu başlığımızdaki sorunun amacı, “ihmal” veya başka sebeplerden meydana gelen bazı iş kazalarının dışında çalışanların can güvenliği sağlanamamıştır denemez, gerek sanayi dalında olsun, gerek inşaat sektöründe ve gerekse diğer bütün dallarda çalışanların can güvenliği için gerekli “yasal” tedbirler alınmıştır denebilir.

    Bu tedbirler “yeterli” olmasa da ciddi bir mesele olarak gözükmemektedir, konu başlığımızdaki soruyu şu şekilde de sorabiliriz: “Çalışanlar kendilerini değil de elde ettikleri “işlerini” güvende görüyorlar mı?” elleri yüreklerinde midir çalışanların “her an kapının önüne bırakılmaları” hususunda? Yani işten çıkarılmalar gayet kolay iken o kolaylık iş bulmada gayet zor olduğu için elde “edinilen iş güveni” bu yönde önem kazanıyor.

    Özetlersek, özel sektörde çalışanların korkulu rüyasıdır her an işten atılmaları, denecektir ki “işsizlik maaşı” var, “tazminat” var niçin korkulu rüya olsun çalışanlara bu durum? Tazminat, ele geçer geçmez bir anda sabun köpüğü gibi eriyip gider, işsizlik maaşı ise belli bir sürenin sonunda biter, ondan sonra yine kapı kapı dolaşmak, iş aramak başlar..

    İş’te öyle kolay bulunan bir şey değil ki, dört milyonu aşkın işsizin ki, bunların büyük bölümü üniversite mezunu gençlerden oluşuyor iş aradığı, bulamadığı bir ülkede yaşıyoruz, bu acı gerçeği bilen buna rağmen bir iş bulabilmiş olanın yüreği korkularla, kuşkularla dolup taşmaz mı, aynı acı gerçek, tabloyu sinsi bir “hazla” seyreden işverenin yüreğinde sevinç çığlıkları oluşturmaz mı, “istediğimi istediğim zaman çıkarır, yerine istediğimi alırım” diye düşündürmez mi?

    Ve çark böyle dönmüyor mu yıllardır, işverenlerin elini güçlendiren şey “performans” denilen “bahane” değil midir, “kota” denilen şey işveren tarafından konmuyor mu ortaya, piyasa şartlarını en iyi bilen işveren olduğu halde bu acımazlık nereye kadar, çalışanların iş güvensizliği ne zamana kadar sürecek?

    Bu meselenin çözümü ise o kadar zor değil, işsizlik maaşı yasasında ufak bir düzenleme yapılsa ve dense ki “işten çıkarılan kişinin işsizlik maaşının yarısını işveren kişi kendisine iş bulana kadar ödeyecek” biz emeklilerin nefesi rahat çıkıyor tabii, böyle bir sıkıntımız yok, ancak çalışanlar emekli olasıya kadar daha çok işten çıkarılacak, daha çok iş bulmak için uğraşacaklar, çünkü buldukları işin bir garantisi yok.

    Selam ve dua ile.

     

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen