• ZOR VE KOLAY HANGİSİ?..

    ZOR VE KOLAY HANGİSİ?..
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜ

    Kolayı tercih ile zor olandan kaçılır,

    Paslandıysa anahtar o artık zor açılır.

    Başarının ilk şartı zor kilidi açmaktır,

    Hazıra konmak ise kolayına kaçmaktır.

    MM

     

    ZOR VE KOLAY HANGİSİ?..

     

    Bazı sözler vardır ki, hiç eskimez ve yeri geldiğinde hep kullanılır, o sözler söyleyen kişiye göre değişir, mesela edebiyatçıların, şairlerin, alimlerin sözü deyim yerinde ise “cevherdir” değerini hiç yitirmez, bazı ata sözleri de öyledir geçer akçe gibi yeri geldiğinde kullanılır, siyasetçileri de bu kategoride görebiliriz ancak onların sözleri genellikle günlük siyasi mülahazalarla kullanılır, nitekim biz yeri geldiğinde Süleyman Demirel’in söylediği bazı sözleri hatırlatıyoruz ki meramımız daha iyi anlaşılsın diye..

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz günlerde: “CHP’yi yönetmek devleti yönetmekten daha zordur” dedi, kendisi CHP’nin başında bulunduğuna göre elbette bir bildiği vardır ki böyle söyledi diye düşünüyoruz, ancak bazı sözler tecrübe ile ortaya çıkarlar, Kılıçdaroğlu’nun tecrübesi başında bulunduğu siyasi parti sebebiyle vardır, ancak diğer manada yani devlet yönetiminde bir tecrübesi yok, sadece bir Kurumun Genel Müdürlüğünü yapmış ki SSK ise sadece devletin bir parçasıdır.

    Kılıçdaroğlu’nun sözünü ettiğimiz o kurumdaki başarısını (!) ise AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Bay Kemal” diyerek hep dile getiriyor, o zaman Sayın Kılıçdaroğlu’nun sözüne nasıl inanılır bilmiyorum, şu var ki, Kılıçdaroğlu önceleri şiddetle karşı çıktığı parlamenter sistemin yerine geçen Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin işleyişini gördükten sonradır ki devletin yönetmenin CHP’yi yönetmekten daha kolay olduğ sözünü söylemiş olabilir.

    CHP Genel Başkanının bu sözünde “nedamet” ya da “itiraf” kokusu alıyoruz, yani bilse idi devleti yönetmenin CHP’yi yönetmekten çok daha kolay olduğunu sistem değişikliğine hiç karşı çıkar mı idi, ancak yine de CHP ve diğer muhalefet partileri eski hükümet sistemine dönüş yollarının özlemini çekerek o günleri arıyorlar.

    Siyasilerin sözlerinde açıkça ifade edilmese de çoğu zaman “gizli niyet” yani siyaset vardır, CHP İstanbul ve Anara gibi büyük şehir Belediye Başkanlıklarını kazandıktan sonra bazı çevreler şu ifadeyi kullanmaya başladılar: “CHP iktidara yürüyor” Kılıçdaroğlu bu sözlere yürekten inanmış olmalı ki “devleti yönetmek kolaydır” derken o yönetime talip olduğunu söylüyor, yani kolaydan yana tavır alıyor da neden oturduğu koltuğu başkalarına bırakmamak için mücadele veriyor?

    Madem ki CHP’yi yönetmek zordur bırak o zaman o zora talip olanlar gelsin o makama otursunlar, aslında zor olan “yükümlülük” altına girmektir, o yükümlülüğü yerine getirmemektir, vebal almaktır, günah yüklenmektir, kolay ise yükümlülük altına girenleri eleştirmektir, çünkü dilin kemiği yoktur ve her sahada “at” koşturabilir.

    “Adalet mülkün temelidir” bu söz sadece mahkemelerde değil, her makamda, her mahalde yazılmalı ve gereği yerine getirilmelidir, işte zor olan ve fakat gerçek mutluluk vesilesi olan da adaleti her alanda tesis edebilmektir, aile başta olmak üzere her yerde, her kuruluşta, her yönetimde “adalet” gereklidir, bu gereklilik yerine getirilmediğinde mülkün temelinde sarsıntı olur, önlem alınmazsa mülk temelden sarsılır!..

    Böyle düşündüğümüz içindir ki biz Kılıçdaroğlu’nun sözlerinde ciddiyet bulamadık ve yarın, yarından sonraki yazılarımızda CHP’de esen “kumpas” rüzgarını ve o rüzgarın alıp götürmesi istenen kişi veya kişileri anlatmaya çalışırken acaba Kılıçdaroğlu gerçekten bir “zorun” içinde midir sorusuna odaklanmaya çalışacağız, öyle ya ana muhalefet partisinde çalkantılar durmuyor, iddiaya göre bir CHP’li Beştepe’ye çıkarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gizlice görüşmüş ve çalkantılar ise yalanlanan bu iddia üzerine başlamıştır!..

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen