• ÜÇ AYRI MESAJ BİR ARADA!..

    ÜÇ AYRI MESAJ BİR ARADA!..
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜ

    Konuları iç içe haftalardır yazarız,

    Tek başlıkta tek yazı, geleneği bozarız.

    Ömür kısa a dostum söylenecek söz çoktur,

    İçimizi dökmeye bir başka zaman yoktur!..

    MM

     

    ÜÇ AYRI MESAJ BİR ARADA!..

     

    KURYE

    Yine “Sail” ve yine bir Allah dostu “İbrahim Edhem” şöyle der: “Sail’ler ne hoş zümredir. Bizim azığımızı ahirete onlar taşıyorlar” bu güzel söze şu söz ne kadar uygunluk gösteriyor değil mi; “ne verirsen elinle o gelecek seninle” demek ki sail’ler hem postacı, hem de “kurye” vazifesi görüyorlar, oysa biz zannediyoruz ki verdiklerimiz onlar içindir, değil canlarım değil, bu sail’ler bizim yükümüzü öteye taşıyanlardır, öteye giderken bize bazen bir “kefen” bile nasip olmuyor, kaldı ki, sırtımı yüklenip götüreceğiz, aklı erenler bu kuryelere “sadaka” olarak götüreceklerini teslim ederken yıkar, temizler, güzel kokular sürerek öylece gönderirlermiş!..

    Peki yenilmeyen yemekleri, giyilmeyecek elbiseleri gönderenlere ne demeli?

    Sail’e hor bakma sen, sana hizmet ediyor,

    Gönderdiğin azığı, Hakka teslim ediyor!..

    A C İ L

    Eskiden “can kurtaran” denirdi, şimdi “ambulans” deniyor, “112 imdat” telefonunu kullanan herkesin yardımına koşuyor, içi tıbbi cihazlarla donanımlı, doktoru ve hemşiresi olan cankurtaranlar, hastayı aldıktan sonra “tek” adrese yönelir, kapısında “acil” yazan yerlerdir o tek adres, hastaya orada müdahale edilir, eğer eceli gelmemişse, kurtulur, gelmişse ölüm vakti sahiplerince “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun” denir, bu durum böyle de acaba neden kişi gece yatağının baş ucunda, gündüz sırtında taşıdığı “ölümü” hatırlamaz da “acil” olarak kurtulmak istemez “günah” illetinden?

    Acil servislerde “belki” geçici olarak ölümden kurutuluş olabilir ama günah illetinden sıyrılanlar için ölümsüzlük yurdunun “cennet” bahçelerinde hayat sürmek var!..

    Dünya hayatında “cankurtaran” nasıl gerekli ise, öte alem için de “iman kurtaran” öyle gereklidir,

    İstenirse tabii…

    Acele et kardeşim, “cankurtaran” kapında,

    Her türlü hastalığın, ilacı var “Kur’an”da!..

    K O N T R O L

    Öylesine çok yaygınlaştı ki teknolojinin “harika” ürünlerinden olan “mobesa” kameralar, direksiyon başındakilerin yüreklerine ikinci bir korku girdi bu kameralarla, önceleri “trafik polisi” der korkarlardı, şimdi “kamera var” korkusu yer etti o yüreklerde, aslında o kameraların orijinalleri öteden beri vardır ve adı “ilahi kamera” dır, direklerde, duvarlarda değil, her insanın yanında, ilahi kamerayı kullanan melekler vardır, bunlar hem görüntüyü hem de sesi kaydederler, bazı insanların da ilahi kamerayı kullandıkları vakidir.

    Sevgili peygamberimizin (s.a.v.) “mi’racına” inanmayan müşrikler kendisinden “mescid-i Aksa nasıldır?” diye sordular ve O şanı yüce peygamber o mübarek mescidin bütün kapı ve pencerelerini anlattı onlara, hatta yoldaki kervanı bile haber verdi, bir başka örnek; Hazret-i Ömer hutbe okurken uzaklardaki İslam ordusunu gördü ve kumandana: “Dağa çekiliniz” talimatını verdi, kumandan bu sesi tanıdı ve askerini dağa çekerek o savaşı kazandı…

    Gören gözler “mobesa” kameradan korkarken, yüreklerine “ilahi kamera” korkusunu da yükleyebilmeli, inanmalı ve eklemelidirler!..

    İstenirse tabii..

    Kontrol altında insan, birde buna inansa,

    Ebediyen kurtulur, sanmam ki nar’da yansa!..

    Hafta sonu da olsa anonsumuz son olmayacak: EVDE KAL, DUADA KAL!..

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen