• OKURLARIMIZLA SÖYLEŞİ!..

    OKURLARIMIZLA SÖYLEŞİ!..
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜ

    Okuyucu saygındır, hatırın hoş tutmalı,

    Sevdikleri şeyleri yazarak okutmalı.

    Bu şehrin kültürünü, yıllardır yazıyoruz,

    Gah şiir, gah kitapla onu anlatıyoruz!..

    MM

     

    OKURLARIMIZLA SÖYLEŞİ!..

     

    Aslında biz her gün okurlarımızla söyleşiyoruz, çünkü biz siyasi “aktüaliteden” öte “Diyarbekir” diyoruz, bu şehirde yaşamış olmanın verdiği “konu” rahatlığı içinde yazıyoruz, anılarımız ağır basıyor yazdıklarımızda, hatta şiirlerimizde bile anılarımız ön plandadır.

    Önceki hafta sur içine gitmiş, dört ayaklı minareden öte adım atamadığımız için “bana uzaktı Hançepek” demiştik o günkü intibalarımızı anlattığımız yazımızda, okurlarımızdan her zaman gördüğümüz kalbi yakınlık o yazı dolayısıyla da kendini gösterdi, şöyle ki;

    Gazeteniz “Özgür haber” internet ortamında da okunduğu için çeşitli yerlerden telefonlar alıyor, hakkımız olmayan “iltifatlarla” karşılaşıyoruz, biz hep şunu söyleye geldik, yazılarımızda görülen güzellik içinde yaşadığımız şehirden, çirkinlik ise bizdendir, çünkü biz çok güzel olan bir şehirde yaşanmış çok güzel anılarımızı dile getirmeye çalışıyoruz.

    Nasıl ki biz geçmişten kopmamışsak çoğu Diyarbekir’linin de kopmadığını görmüş olmanın sevincini yaşıyoruz, nitekim torunum Enes’in deyimiyle “inetet” yani internet ortamında öylesine güzel tarihi fotoğraflarla karşılaşıyor ve hemen “beğen” düğmesine dokunuyoruz ki beğenmemek ne mümkün?

    Unutulmaya yüz tutan Diyarbekir’in öz lehçesini bazıları sorular sorarak canlı tutmaya çalışıyor, kullanmasını pek bilmesek de bu kampanyaya bazen sorular sorarak katılıyoruz, hoşumuza gidiyor bir zamanlar konuştuğumuz “yerel” şive.

    Biz bir zamanlar bu şehrin küçelerinde ne kadar çok “fizirim” çalmışız, artık sanırım unutuldu “ana ana birinci” oyunu, “kortik” oyunu var ya, şimdi yüksek sosyetenin oynadığı oyun olmuştur, biz küçede bir “kortiğin” içine yuvarlardık “ğarımızı” yüksek sosyete ise oynadığı yere “kort” diyor ki oyun aynı, sadece biz “ğar” yuvarlarken onlar “top” yuvarlıyor.

    Bu mevsim Diyarbekir’in dar küçelerinde “karpuz savaşlarının” yapıldığı mevsimdir, büyüdükçe bize anlamsız gibi gelirdi ama sonradan gördük ki bazı ülkelerin “domates” savaşı, bazı ülkelerin “yastık” savaşı var, demek ki çok uzak şehirlerde de böylesi oyunlar oynanabiliyormuş.

    Biz Diyarbekir’de böylesi bir kültürün içinde yaşadık, arkadaşlığımız bu kültürle unutulmaz “dostlukları” oluşturdu, şimdi aynı binanın içindekiler birbirini tanıyamazken biz aynı küçede, hatta aynı mahallede birlikte olduğumuz insanları yakın akrabamız gibi biliyor ve unutamıyoruz. 2005 yılından bu yana biz hep Diyarbekir dedik, Allah ömür verirse bundan sonra da yine Diyarbekir diyeceğiz, varsın siyaset başkalarının olsun, biz bize lazım olanı konuşacağız, çünkü geçmişimizden kopamıyoruz, kopmaya da çalışmıyor artı geçmişle olan bağımızı daha da güçlendirmeye çalışıyoruz.

    Teşekkürler Elazığ’lı okurum “İhsan Nazik” hakkım olmayan iltifatlarına layık olmaya çalışacağımı bilmelisin, kendimi iyi hissettiğimde ve de fırsat bulduğumda Hançepek’ten öteye gideceğimi de bilmeni isterim, varsın “akülü bisikletim” olmasın!..

    BİR ŞİİR

     

    AŞK VE GÜL

    Aşkın rayihası,

    Gül’dedir gönül.

    Çile safhası,

    Çöl’dedir gönül.

     

    Aşkın ateşi,

    Yakar güneşi,

    Aşık gözyaşı,

    Sel’dedir gönül.

     

    Acı çektiren,

    Güldeki diken,

    Boynumu büken,

    Kol’dadır gönül.

     

    Bülbül’de figan,

    Yapraktır solan,

    Bitmeyen hicran,

    Hal’dedir gönül.

     

    Sevememek zül,

    Müşterek gönül,

    Gül ile bülbül,

    Dal’dadır gönül.

     

    Seven kanatlı,

    Cennete atlı,

    Aldatan tatlı,

    Bal’dadır gönül.

     

    Sevenler memnun,

    Sevmeyen mahzun,

    Eceli kulun,

    Yol’dadır gönül.

     

    Gül’ün karası,

    Yürek yarası,

    Derdin çaresi,

    Dıl’dedir gönül.

     

    Peygamber aşkı,

    Müminin hakkı,

    Vuslatı gör ki,

    Öl’dedir gönül.

     

    Aşksız yaşanmaz,

    Aşıklar yanmaz,

    Ateşi sönmez,

    Kül’dedir gönül!..

    11.12.2018 d.ü. Tıp Fak. Hastanesi

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen