• İRAN’DAKİ HAREKETLİLİK!..

    İRAN’DAKİ HAREKETLİLİK!..
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜ

    Cenaze yerde kalmaz, illa ki defnedilir,

    Dualar eşliğinde arkasından gidilir.

    Yahudi’nin eliyle “fitne” yakılan ateş,

    Mel’un kavmin üstüne Rabbim doğmasın güneş!..

    MM

     

    İRAN’DAKİ HAREKETLİLİK!..

     

    2020 yılının üçüncü gününde dünya kamuoyu bir “suikast” cinayetine şahit oldu, ABD Başkanı Tramp’ın talimatıyla İranlı komutan Kasım Süleymani havadan yapılan bir saldırı neticesi öldürüldü,

    Süleymanı için önce Irak’ta ve daha sonra Tahran’da törenler düzenlendi, 7 Ocak günü cenaze defnedilmek üzere yola çıkarıldı, Tahran nasıl onu sevenlerle doldu taştı ise İran’lının yüreğindeki kin ve öfke de öyle doldu taştı ve cenaze defnedilmesi için belirlenen günde oluşan kalabalık dağılsın için yapılan anonslarda “defnedildi” denildi ise de medyaya akseden haberlerde defin işleminin O gün gerçekleştirilemediği görüldü.

    Süleymani’nin cenazesinde görülen taşkınlık daha önce de İran devrim lideri Ayetullah Humeyni’nin cenazesinde görülmüş ve tabutu yere düşürülmüştü, Acem’lerin gönlünden dışa akseden taşkınlık ve heyecan ilerisi için daha başka hareketliliğin habercisidir, kişi ne şekilde ölür veya öldürülürse illa ki cenazesi geciktirilmeden toprağa verilir, 7 Ocak Salı günü ilk habere göre törenlerde 30 kişinin öldüğü söylendi, daha sonra bu rakam yüz civarında olarak duyuruldu, cenaze törenlerinin organizasyonunda yeterli tedbir alınmadığı ilk anda akla geliyor, bunun yanında ihtimaldir kalabalığını arasına girmiş “ajanlar” da ihtimal dışı değil.

    Şu anda Ortadoğu özellikle İran büyük bir fitne ateşinin içindedir, bu ateşi çıkaranların amacı bütün bölgeye yayılsın ister görünmektedir, Amerika bu suikastı bölgede savaş olmasın diye yaptığına dair sözler söylese de savaş zaten vardır ve büyüme istidadı göstermektedir, İran’a sükunet ne zaman ve nasıl gelir bilinmez, ihtimaldir karşı suikastlar yaşanabilir ki bu ateşi daha körükler, Tramp şu anda “doğru” sandığı sözünün ne kadar “yanlış” olduğunu anlamak durumundadır.

    Sükuneti sağlamak, ateşin büyümesini önlemek için atılacak adımları başta Tramp olmak üzere Birleşmiş milletler ve Avrupa Birliği üyelerinin devlet başkanları atmak durumunda olduklarını görmelidirler, zira bu ateş söndürülmezse lavları her tarafa sıçrar, İran Kasım Süleymani’yi kaybetmiştir, bu suikastın acısını yüreğinden atmadan Tramp’ın başarılı gördüğü müzakere masasına oturması beklenemez.

     

    Tramp beklenen açıklamasını 8 Ocak günü yaptı, “Süleymani’yi daha çok insan öldürmesin diye durdurduk, bunun için İran bize teşekkür edeceğine “Amerika’lılara ölüm” sloganı atıyor” şeklinde sözler söyledi ve “İran’la anlaşmalıyız” diyerek tekrar müzakere yolunu işaret etti, Ortadoğu “kaynayan kazan” durumundadır, terör örgütleri bu coğrafyada giderek güçleniyorlar, Suriye’de Esed kendi topraklarında kendi insanlarını bombalıyor, Libya’da iki başlılık sürüyor, bütün bunlar bu bölgeye barış gelmeyeceğini, bu konudaki umutların boşa çıkarılacağını gösteriyor.

    Sevgili peygamberimiz (s.a.v.) mübarek sözlerinden birinde “gün gelecek kim ne için öldürüldüğünü, kim ne için öldürdüğünü bilmeyecek” derken bugünleri gösteriyor, Ortadoğu deyim yerinde “arap saçı” gibi dağınık, karmaşık bir tablo oluşturuyor.

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen