• DİYARBEKİR "AŞIK"LARI!..

    DİYARBEKİR "AŞIK"LARI!..
    Mevlüt MERGEN

     

    SÖZÜN ÖZÜ

    Yeme içmeyi bilmez, ne aş bilir ne kaşık,

    Gıdası sevgilidir, kalbi aşka dolaşık.

    Diyarbekir sevdası sair aşka benzemez,

    Buraya bağlı ayak başka yerde gezemez!..

    MM

     

    DİYARBEKİR "AŞIK"LARI!..

     

    Hep söyleye geldik, Diyarbekir sevgi şehridir diye, gül şehridir diye, kültür şehridir diye, bitiremedik söylediklerimizle, bitirebileceğimizi de sanmıyorum, çünkü öyle demişti bir şair: "Dicle nehri mürekkep olsa Diyarbekir sevgisinin anlatımı bitirilemez" yine başka Irak’lı bir şair Hılli: "Diyarbekir'lilere şiiri öğretmek üzere geldim, her kime şiir öğretmek istedimse onun bir şair olduğunu gördüm" böylesine zengin bir kültürün yaşandığı şehirdir Diyarbekir..

    Geçmişteki sohbetlerimizden birinde sözünü etmiştik Diyarbekir'li araştırmacı yazar M. Şefik Korkusuz'un "Osmanlı dönemi Diyarbekir şairleri" kitabı yazarından aldığımız "yetki"yi kullanarak o kitapta yer alan şairlerden bazılarını köşemize "konuk" etmek istiyor ve diyoruz ki:

    * "Aşık Mansuri" 1870-1928 yılları arasında Diyarbekir'n "Şükürlü" köyünde yaşayan Aşık Mansuri'nin hayatı hakkında fazla bir şey bilmiyoruz, ayrıca bu zatın dışında Aşık Mansuri isimli iki şair daha bulunduğundan şiirlerini de karıştırma ihtimali mevcut olduğundan dikkat etmekte fayda var. Aşağıda bir şiir örneğini veriyoruz:

    KOŞMA

    Ne getirdi çarhı felek başıma

    Yari benden ayrı salacak oldu

    Benim ile ahd-u peyman eden yar

    Şimdi kararından dönecek oldu.

     

    Benden selam olsun güzel yüzlü yara

    Felek bizi salmış bu rüzgara

    Hiç name göndermez bizim diyara

    Gözüm dost yolunda kalacak oldu

     

    Hey ağalar benden küseli yarim

    Bilmiyem ne ile gönlünü alım

    Hey ağalar yansın bu kör ikbalim

    Yar yanını ağyar alacak oldu

     

    Yıldan yıla bir kez gelir avazı

    Gül misali eyler bülbüle nazı

    Bir daha göreydim ben o mah yüzü

    Mansur bu dert ile ölecek oldu

     

    * Aşık Mecnuni... Mecnuni'nin gerçek ismi bilinmiyor. Azeri araştırmacı Ekber Erivani onun 17. yüz yılda yaşadığını, Amid (diyarbekir)de doğduğunu ve Erzurum'da ölüp orada gömüldüğünü yazar. Mecnuni Ermeni aşıkların en büyüklerindendir. Şiirleri genellikle aşıkane ve sofiyane niteliktedir. Aşağıdaki şiir onundur.

     

    NAZIM

     

    Bunda konan göçer, eğlenmez kervan

    Devredip dönmede bu çerh-i devran

    Dilerim bulmasın derdine derman

    Benden gayri düşürenler dostumu

     

    Aşkın kitabını destime aldım

    Yitirdim kendimi, hayrette kaldım

    Efkar hanesine tekye-şin oldum

    Bir külhana döşesinler postumu

     

    Çare nedir, kalem böyle çalınmış

    Siyah zülfün gerdanına salınmış

    Bölük bölük mah yüzüne bölünmüş

    Mecnun, bad-ı saba hilaf esti mi?

     

    * Aşık Melul... Asıl adı Levondur. Diyarbekir'li olup Türkçe söyleyen Ermeni aşıklarındandır, babası; Ermuş Efendidir. Aşık melul babasının puşu ve mantin dokuyan atelyesinde ustabaşı olarak çalışmakta idi.

    20 Ekim 1895'te Diyarbekir'de meydana gelen ve üç gün süren 1. Ermeni olayına dair yazdığı destanda, komite elemanlarını ağır bir dille eleştirdiği için, aynı yılın sonuna doğru bir Ermeni tarafından öldürülür.

    Aşık Melul'den ilk söz eden, Ali Emiri'dir. Aşık Melul'un söz konusu destanı ise kaybolmuştur. Aşağıdaki maya onundur.

     

    MAYA

    Humar gözlüm o nükteli sözlerin

    Göz göz olmuş kara bağrım oyandır

    Can u dilden böyle müştak olduğum

    Bin nazla salınan selvi boyandır

     

    Çok sarardı soldu benzin kızılı

    Bu kanundur, güzel sever güzeli

    Tıfıl iken muhib idik ezeli

    Şimdi beni yad yerine koyandır

     

    Ben mailem yanağında gülüne

    Söyleşende bal dökülen diline

    Zerrin kemer hub yakışır beline

    Her ne giysen selvi boyan uyandır

     

    Aşkın ile yeter solum salım

    Kara kaşlı hurma gözlü maralım

    Gitme gitme eğlen bile varalım

    Sen suvarsın Aşık Melil yayandır

     

    Diyarbekir'in "aşık"ları bu kadar değil elbette, andığımız kitapta daha bir çok isim var ki biz sözü tadında bırakalım ve gelecek zamanlarda da bu isimleri analım diye niyetlendik..

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen