• DİYARBEKİR’İN DİLİNDEN

    DİYARBEKİR’İN DİLİNDEN
    Mevlüt MERGEN

     

    DİYARBEKİR’İN DİLİNDEN

    - Aziz Kadri Özyıldız’a -

     

    Kim bilir kaç yıldır görmedin beni,

    Unuttuysan yazık Diyarbekir’lim?.

    Haydi beni boş ver ya “Ben-u seni”,

    Unuttuysan yazık Diyarbekir’lim?.

     

    Ashab Camisini kutsal bilirdin,

    Güzeli severdin ve sevilirdin,

    Benimle yaşarken var mıydı derdin?

    Unuttuysan yazık Diyarbekir’lim?.

     

    Anzele, Arbedaş ve Ulu beden,

    Seni görmeyince soruyor: “neden?”,

    Hamravat içerdin sen habeneden,

    Unuttuysan yazık Diyarbekir’lim?.

     

    Ya o Ramazanlar oruç tutardın,

    “Ami saat kaç?” derdin topu beklerdin,

    Meyan şerbetiyle iftar ederdin,

    Unuttuysan yazık Diyarbekir’lim?.

     

    Ulu Cami derdin koşar giderdin,

    Güzelses’i her gün canla dinlerdin,

    Kara höbürle peynir ekmeği yerdin,

    Unuttuysan yazık Diyarbekir’lim?.

     

    On gözlü köprüyü, gazi köşkünü,

    Karpuz zamanları çayın önünü,

    Havuşta yaptığın şu düğününü,

    Unuttuysan yazık Diyarbekir’lim?.

     

    Gökteydi gözlerin damda yatarken,

    Eyvana koşardın güneş doğarken,

    Tahtı, starayı doğru söyle sen,

    Unuttuysan yazık Diyarbekir’lim?.

     

    Dicle-Yıldız maçı her zaman vardı,

    “Gompo Cahit” beleş goller atardı,

    “Tahar Ağa” ata biner koşardı,

    Unuttuysan yazık Diyarbekir’lim?.

     

    Yıldız sineması yaz akşamları,

    Giyerdin yemeni, üste şalvarı,

    Muhammedi gülü ilkbaharları,

    Unuttuysan yazık Diyarbekir’lim?.

     

    Mardin kapı şendi, dibi değirmen,

    Topacı lal edip çember çevirmen,

    Ağzını şaklatıp kurpuzu yemen,

    Unuttuysan yazık Diyarbekir’lim?.

     

    Küçede yaptığın karpuz savaşı,

    Bibin bişirirken lebeni aşı,

    Hastane önünde sıyrılma taşı,

    Unuttuysan yazık Diyarbekir’lim?.

     

    Çalgıcı “Bube”yle hem de “Ayşo”yu,

    Şu meczup “Alişan” “kırık şeho”yu,

    Naneci “Bedir”le, topal “Seyfo”yu,

    Unuttuysan yazık Diyrbekir’lim?.

     

    Kaymaklı kadayıf ve lavaş ekmek,

    Ekşili meftune, güveçli çömlek,

    Bunları bırakıp gittin sen demek?

    Unuttuysan yazık Diyarbekir’lim?.

     

    Geçmişten bi kırtik anlattım sana,

    Gel artık özledim, dön gel bu yana,

    Gelirsen sevincim bedel cihana,

    Unuttuysan yazık Diyarbekir’lim.

     

    Dönmeni bekliyor yıkılmış eyvan,

    Tadı damağında peynirli helvan,

    Mesire yerleri gittiğin seyran,

    Unuttuysan yazık Diyarbekir’lim?.

     

    Mergen sana der ki: “kalbini dinle,

    Bu şehir gülecek yine seninle,

    Sur’unla, küçenle ve mabedinle,

    Dönmez isen sana yazık Diyarbekir’lim?..”

    Diyarbekir 24.06.2006

     

     

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen