• DEPREM VE ERKEN TEŞHİS!..

    DEPREM VE ERKEN TEŞHİS!..
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜ

    Harap olmadan Amid, denetin yapısını,

    Deprem onu yıkarsa bulmak zor kapısını.

    “Keşke” demek faydasız, fırsat kuşu eldedir,

    Uçup giderse o kuş gözyaşları sel’dedir.

    MM

     

    DEPREM VE ERKEN TEŞHİS!..

     

    Tıp dünyasının her zaman için geçerli olan bir tespiti vardır: “erken teşhis” en onulmaz hastalıklarla bile erken teşhis konulduğunda mücadelede “başarı” yolu açıktır, onun için “hastalıktan korkma geç kalmaktan kork” derler, bu uyarıya dikkat edenler yararlı çıkarlar, dikkate almayanlar ise “ah vah” ederler ama “son pişmanlık fayda vermez” demek zorunda kalırlar.

    Konumuz sağlıkla ilgili değil ama, sağlıklı düşünmek için bu yolu seçtik, sadede gelecek olursak, son zamanlarda depremlerle bir çok yerde sarsıldık ve sarsılıyoruz, depremlerin hemen ardından “kurtarıcı” ekipler devreye giriyor ve enkazların altından “kimse yok mu?” araştırması yapıyorlar ki bazen canlı çıkarıyorlar, bazen de “ceset” halinde ulaşıyorlar enkaz altında kalanlara, yani yapılması gerekeni yapıyorlar.

    Depremde olan olduktan sonra bir başka “yapılması gereken” çıkıyor ortaya, hasarlı binaları tespit etmek, yıkıp yenisini yapmak, sözün burasında tıp dünyasının “erken teşhis” uyarısı kendini hissettiriyor, yani sarsılmadan, depremle olacaklar olmadan hasarlı binaları tespit etmek ve yapılması gerekeni yapmak, bu konuda “teknoloji” ilk akla gelen yardımcı oluyor, nitekim bunu Elazığ depreminin hemen ardından yapılmaya başlanan hasarlı binaları tespitte nasıl kullanıldığını gördük, sözü şuraya taşımak istiyoruz, 81 ilin hemen hepsinde mutlaka hasarlı binalar vardır, bunu nereden anlıyoruz, seçim zamanlarında belediyelerin oy kaygısıyla göz yumdukları kaçak binaları örnek olarak gösterebiliriz.

    Diyarbekir 1950 sonrasında gerek belediyelerin göz yumması, gerekse yetersiz denetimler sebebiyle sur içinde tarihi evlerin heba edilerek yerine çok katlı tuğlalarla oluşan yığma “ucube” binalar ve gerekse yeni oluşan bağlar gibi semtlerde arsa karşılığı yükseltilen çok katlı binaların tamamı olmasa da bir kısmının “hasarlı” bina olması var sayılarak “erken teşhis” misali tespit edilmesi ve gereğinin yapılması gerekir diye düşünüyoruz.

    1973 yılında gördüğümüz ve seksene yakın insanın can verdiği “hicret” apartmanı çökme sonucu bıraktığı acı hala yüreklerimizi sızlatır, daha başka binalarında çöktüğü veya çökme tehlikesi olduğu için yıktırıldığını biliyoruz, Allah muhafaza bir deprem sonrası dikkatler sağlam görünen ama içten içe hasarlı olan binaların üzerine çekilecektir, ancak o zaman iş işten geçmiş olacak, nice canlar toprağa gömülecek, nice canlar yaralanacak ve nice canlar sakat olabilecektir, bu bir varsayımdır ancak örneği yok değil, çoktur.

    Sanırım “erken teşhis” sözümüze açıklık getirdik, hem sonra “kentsel dönüşüm” neden depremlerden sonra akla geliyor, tüm binalar için “deprem sigortası” neden yaptırılmıyor, yaptırılması için içlerinde oturanlar neden uyarılmıyor.

    Diyarbekir sur dışına açılırken Ziyagökalp lisesi etrafında apartmanlar yapıldı, çok az sayıda olan bu binalardan bazıları çok sarsıntılar geçirmelerine rağmen hala ayakta duruyor, ancak bağlar gibi, şehitlik gibi, huzurevleri gibi sonradan oluşan semtlerdeki binaların ne kadar sağlıklı oldukları ancak yapılacak denetimlerle ortaya çıkacağı için biz “erken teşhis” diyoruz ki olası felaketlerin önüne geçilsin, yoksa iş işten geçtikten sonra dikkatler buraya çevrilmiş, hükümet üyeleri tam kadro buraya gelmiş, kurtarıcı ekipler bu şehirde karargah kurmuş “kimse yok mu?”araştırması içinde iseler depremzedeleri motive etmekten öte ney yarar?

    Selam ve dua ile.

     

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen