• “MARDİN KAPI ŞEN OLUR” AMA NASIL?

    “MARDİN KAPI ŞEN OLUR” AMA NASIL?
    Mevlüt MERGEN

    HÜLASA-İ KELAM

    Şenliği yanlış anlar günümüzde insanlar,

    Davul zurna önünde oynayıp zıplayanlar.

    Oysa şenlik o değil, o gönlün sürurudur,

    İki cihan içinde, müminin sürurudur!..

    MM

     

    “MARDİN KAPI ŞEN OLUR” AMA NASIL?

     

    80-90’lı yılların fotoğraflarına bakanlar Mardin kapısının hemen dışında iki taraflı mezarlıklar görürler, sol taraftaki mezarlık “keçi” burcunun bitiş noktasına kadar uzarken sağ taraftaki mezarlık ise şimdiki mezarlığa doğru uzar, eski fotoğraflar böyle gösteriyor.

    Cumhuriyetin ilk yıllarında o mezarlıklar ya başka tarafa nakledilir, ya da yıktırılırlar, şimdiki mezarlığa doğru uzayan bir yerde “park” oluşturulur ve adına da “cumhuriyet parkı” denilir, tıpkı şimdilerde bazı parklara 15 Temmuz parkı denildiği gibi, Cumhuriyet parkı el’an durur ama levhası var mı, yok mu, bilmiyorum.

    Bu günkü ilham kaynağımız oldu ^Mardin kapı şen olur” türküsü, bu türkünün sözlerine geçmeden önce bir dostumun, “Şeher Çocuğu” şiir kitabının yazarı “İbrahim Yavuz” un bir akrabası olacak bir zat, Türkçe olarak hiçbir kelimeyi bilmez, sadece “Mardin kapı şen olur” sözünden başka, bu zatın 20-30 yıl sonra mezarına bir başka yakını defnedilmek istenir, mezarını açtıklarında görürler ki o zatın mübarek cesedi hiç çürümemiş, o zatın durmdan telaffuz ettiği “Mardin kapı şen olur” sözünün şifresi de böylece çözülmüş olur.

    Evet, Mardin kapıyı şen edenlerin kimler olduğunu anlatabildik sanırım, geçen haftaki bir söyleşimizde “mezarlıklar ne kadar güvenli” demiş ve Mardin kapı ve diğer bazı mezarlıklardaki bazı büyük zatların isimlerini rahmete vesile olunsun diye anmıştık..

    Merhum Şark bülbülümüz Celal Güzelses’in taş plaklara okuduğu “Mardin kapı şen olur” türküsünün sözlerine gelince; “dibi değirmen olur” evet keçi burcunun altında ve “esfel” bahçelerinin başından itibaren “değirmenler” vardı, bu değirmenler “dabağhaneden” sokakların arasından kıvrılarak bir nehir gibi akıp gelen su ile dönerlerdi, suları taşımalı değildi akar su idi, ancak günümüzde görüyoruz ki siyasetçiler “taşıma su ile” açıklarsak “ittifak” ile değirmenlerini döndürmeye çalışıyorlar.

    Sonra “buralarda yar seven ölmezse verem olur” diyor ilk dörtlüsünün sözlerinde, çünkü buralarda “yar” sevmek vardır ama bu günkü gibi gençler evlenirken düğün arabasının arkasına “bir kahve içelim dedik…” diye yazarak düğün salonuna gitmezlerdi, çünkü o günün gençlerine sevdikleriyle “kaçak” olsa dahi el tutuşup gezmek, konuşmak yoktu, tamamen görmez değillerdi sevdiklerini, mezarlığın arka tarafındaki Şemsilerin olduğu yerde oturur, sevdiğinin “Gazi köşkünden” ya da “Cin Ali” bahçesinden dönmesini beklerlerdi, o kızla evlenemeselerdi, “ölmeseler mutlaka verem” olurlardı.

    Yukarıda “değirmenlerden” söz ederken “akar su” dedik, o akar suyunda nereden geldiğini söyledik, o suyun adı Mardin kapısına geldiğinde “haram su” olurdu ki türkülerde “haram sudan atladım/Mantin çarşaf katladım/Muradım olur diye/her der sözlerinde sanki “atışma” vardır, birini söyleyen “erkek” diğerinde ise “kız” söyler..

    Şöyle bir beklentimiz var, 31 Mart’tan sonraki Büyükşehir belediye başkanından Mevcut kabristan tamamen dolmuş, ancak ona yakın alanda planlı ve düzenli yeni bir kabristan oluşturulabilir tıpkı “Karacaahmet” kabristanının arkasındaki ek kabristan gibi, böylece o bölge aslına dönüştürülmüş olur.

    Bu gün Cuma Mardin kapısı dün akşamdan itibaren şenlendi, çünkü Cuma akşamı diye herkes kabristana koştu, bazıları da bugüne bıraktı kabir ziyaretini biz de bugün “böylesi bir ziyaret” yapalım istedik Mardin kapısına..

    Gerek Mardin kapısındaki gerek diğer kabristanlardaki bütün ehl-i imana Allah’ın rahmet ve mağfiretini dileyerek bu söyleşimizi noktalamak istiyoruz.

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen