• AMEDÎYA EDİPLERİ-2 / İBNÜ’L EZRAK

    AMEDÎYA EDİPLERİ-2 / İBNÜ’L EZRAK
    İhsan İPEK CANKURT

     

            Geçmişten günümüze iz bırakmış, edebi birikim oluşturmuş ve edebi kaynak özelliğini kazanmış eserler ve ediplerin bizim için edebiyata bakış önemi, derince irdelenmesi, araştırılması ve önemsenmesi gereken mühim bir konudur. Yaşadığımız bu topraklarda hüküm sürmüş onlarca uygarlığın bilinirliği ve tarihi kültürel zenginliği, ediplerinin kendi dönemlerini kaleme alarak unutulmaz kılmaları ile sağlanmıştır. 12. Yüzyılda yaşamış İbnü’l Ezrak ve meşhur eseri “Meyyafarıkîn” gibi…

           İbnü’l Ezrak, miladi 1117-1181 yılları arasında bugünkü Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde yaşamıştır. Tam adı, “Ahmed b. Yusuf b. Ali b. Ezrak” olan İbnü’l Ezrak’ın bir memleket sevdalısı ve iyi bir tarihçi olduğuna dair bilgiler edinmekteyiz. Memleketine ve tarih ilmine olan sevdası ile kaleme aldığı “Meyyafarıkîn” ve “Âmid” kitapları, Diyarbakır ve bölgesinin 12. Yüzyıla kadar olan tarihi hakkında eşsiz kaynak olarak kabul görülmektedir.

           Günümüz Diyarbakır’ında da memleket sevdalıları bir hayli fazladır. En azından biz öyle okuyor ve öyle duyuyoruz. Amma velakin; bugünkü Diyarbakır’ı, Diyarbakır tarihini, kültür-sanat, edebiyat ve müziğini gelecek yüzyıllara taşıyıp okutacak (üç beş yazarı müstesna) kaç edibimiz vardır, neler yazıyorlar, eserlerinin edebi/tarihi niteliği nedir, biliyor muyuz? Herhangi bir hışıma uğramadan, İbnü’l Erzak’ın hayati kişiliğiyle devam edelim.

           İbn’ül Ezrak’ın hayatı hakkında verilen bilgilerin tamamı, kendi yazdıklarından ibarettir. 22 Yaşında (1139) îlim tahsil etmek maksadıyla Bağdat’a doğru yola çıkar. Bağdat güzergâhında olan birçok şehre uğrar ve nihayetinde Bağdat’a ulaşır. Dönemin ünlü âlimlerinden Kur’an, hadis, fıkıh, vaaz ve edebiyat derslerini alır. Bağdat’ta kaldığı süre içinde gelişen tarihi hadiselere şahit olur, sebeplerini araştırır ve kaydeder. Din, toplum ve devlet alanlarında gözlemlediği/edindiği bilgileri bir kitap taslağı haline getirir.

           Bağdat dönüşü yine Mardin idaresinde görev alıp, Dara kuşatmasında da bulunan İbnü’l Ezrak, bir süre sonra Musul’a gider. 1153 yılında ise, Tiflis seyahatine çıkar ve epey bir süre Gürcü-Ahbaz Kralı Dimitri’nin sarayında kalır. Eserinde, Kral Dimitri’nin ülkesindeki Müslümanlara karşı iyi muamelesine değinir.

           Gürcistan ziyaretinden sonra (1154) Ahlat, Erciş, Bargıri, Nişabur, Hoy, Merend ve Tebriz güzergahıyla Rey şehrine gider. Bir seyyahın elde edebileceği bilgileri edindikten sonra Meyyafarıkin’e (Silvan’a) geri döner. Birçok seyahatte bulunan ve idari kademelerde görev aldığı aktarılan İbnü’l Erzak’ın 1181’de vefat ettiği rivayet edilmektedir.

           İbnü’l Erzak’ın hayatını okuduğumuzda, müellifi olduğu “Meyyafarıkîn” ve “Âmid” eserlerinin tarihe ışık tutmaları, rastgele bir olay değildir. Günümüzdeki çoğu tarih yazarlarının yaptığı masa başı yazarlığı yapmamış, gezmiş, görmüş, dinlemiş de topladığı bilgileri seçerek kitaba almıştır. Bizzat gözlemlerine ve kendinden önce eser veren İslam tarihçileri ve coğrafyacılarına dayanan İbnü’l-Ezrak, eserini kimseye sunma gayreti içinde de olmamıştır. Bu özelliği, esere ayrıca kıymet katmaktadır. 

           “Meyyafarıkîn” eserinin iki farklı dönemde çevirisi yapılmıştır. İlki, Mısırlı bilim adamı Abdullatif Avad tarafından “Meyyafarıkîn” ve “Âmid Tarihi” adıyla doktora çalışması olarak Arapça dilinde çevrilmiştir. Mehmet Emin Bozarslan, bu çalışmanın fotokopileri üzerinden 1975 yılında “Mervani Kürt Tarihi” adıyla Türkçeye çevirmiştir.

    İkincisi ise, Ahmet Savran “Meyyafarikîn  ve Amid Tarihi (Artuklular Kısmı)” olarak kaleme almıştır. Bu çalışma da, 1992 yılında Erzurum’da basılmıştır.

           İbnü’l Ezrak eserlerinin 12. Yüzyıldan günümüze ulaşabilmiş olması, Anadolu ile Ortadoğu tarihi ve coğrafyası hakkında eşsiz bilgiler taşımasıdır. “Meyyafarıkîn” ve “Âmid” eserlerinin orjinalleri, Cambridge Üniversitesi / British Museum’da olduğu bilinmektedir. “Meyyafarıkîn” eserinin sadece “Mervaniler” ve “Artuklular” bölümü Türkçe’ye çevrilmiş olup diğer bölümleri çevrilmeyi beklemektedir.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen