• Öğretim Elemanı Gördüm

    Öğretim Elemanı Gördüm
    İbrahim Halil DEMİR

    Öğretim Elemanı Gördüm

     

    Öğretim elemanı gördüm

    Olmuştu İmanı dini para

    Geleceği parlak talebesini sokuyordu zora

    Taşıyamıyordu kendi kendini

    Bembeyaz sıfatlarını etmişti kap kara

     

    Öğretim elemanı gördüm

    Aldığı paraların vermiyordu hakkını

    Para hırsından dolayı ayırd edemiyordu uzak ile yakını

    Düşünmek istemiyordu o daracık kabri

    Nefsi unutturmuştu ona Azrail’in fakını

     

    Öğretim elemanı gördüm

    Anlatamıyordu gerektiği gibi bilgisini

    Toparlayamıyordu veli nimet olan öğrencilerin ilgisini

    Aklı fikri yazlığında kışlığındaydı

    Tasavvur edemiyordu nefsine olan yenilgisini

     

    Öğretim elemanı gördüm

    Bakıyordu kem gözle güzel talebesinin namusuna

    Benzin yerine gaz dolduruyordu bilgi fanusuna

    Kolay bir şekilde cevap veremeyeceği belliydi

    Sorgu meleklerinin herkese sorduğu sorusuna

     

    Öğretim elemanı gördüm

    Örnek olamıyordu güzel giyinmekten acizdi

    Zayıf kişiliği ve karakteri çok barizdi

    Her gördüğümde üzülüyordum onların adına

    Zira kül bırakmazdı mangalda işi karı tacizdi

     

    Öğretim elemanı gördüm

    Ön yargılılığı edinmişti kendine şiar

    A sosyaldı dolaşamıyordu diyar diyar

    Entel bilinsin diye top sakal bırakıyor saçlarını uzatıyordu

    Gece hayatını övüyordu oynuyordu habire kumar

     

    Öğretim elemanı gördüm

    Toplumlardan uzak branş budalasıydı

    Oysa saf insanların nazarında insanın hasıydı

    Bizans oyunlarıyla sahip olduğu sıfatların ardında

    Kendine bile faydası olmayan bir ruh hastasıydı

     

    Öğretim elemanı gördüm

    Takardı ceketinin yakasına Ulu önder Atatürk'ün rozetini

    Mesaisinin çoğunda dedi kodu eder yerdi onun bunun etini

    İlimle bilimle uğraşması gerekirken

    Kitaplığında tozlandırmıştı gösteriş için aldığı bilim setini

     

    Öğretim elemanı gördüm

    Haktan hukuktan bahsederdi anlatırdı Hz Ömer in adaletini

    Atamazdı bir türlü yüreğinden cimrilik illetini

    Cebinde akrep varmış gibi sokamazdı elini cebine

    Fani dünya nimetleri uğruna düşünemezdi ahiretini

     

    Öğretim elemanı gördüm

    Utandım insanlığımdan girmek istedim yerin dibine

    Bu helal bu haramdır demedi geleni attı cebine

    Sağcısı da solcusu da hacısı da hocası da yapıyor bunu

    Aziz iken rezil etmişti kendini bağlanmıştı pamuk ipliğine

     

    Öğretim elemanı gördüm

    Üstesinden gelemediği halde giriyor kırk-elli saat derse

    Umursamaz duymazlıktan gelir kim ne derse

    Branşında parmakla gösterilen birine iki saat ders verilmezken

    Malı en çok o götürür Rahmetli Erol taş gibi kim rolünü iyi oynarsa

     

    Öğretim elemanı gördüm

    Bilgi azlığı anlaşılmasın diye dokunmazdı suya sabuna

    Sıfatların hakkını veremediği için izimler katıyordu yaşamına

    Nefsine uyuyor sızlatıyordu atalarının kemiklerini

    Her rektör her dekan değiştiğinde giriyordu onların suyuna

     

    Öğretim elamanı gördüm

    Binmişti kibirlik atına yürürdü kasıla kasıla

    Umurunda değildi binlerce şehitin yattığı bu cennet vatan ve sıla

    Saf ve sevdalı yüreğimdeki saygınlıklarını kaybettiler

    Zira insanlık görevlerini bırakırlardı her daim başka bir fasıla

    Ruhlarını teslim ettiklerini duyduğumda okumam bile bir fatiha

    23/Aralık/2008

     

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen