• Hani 2

    Hani 2
    İbrahim Halil DEMİR

    Hani 2

     

    Ey yar!

    Aşk ve şevkle yolcu olmuşum beni sana getiren yollarda,

    Visal umuduyla yorulmak nedir bilmemişim

    Solmuş olsa da betim benzim,

    Can havliyle her yerde ismin zikretmişim.

    Ne zaman nur cemalin sevda sürmesi çekilmiş gözlerimin önüne gelse,

    En manidar ahları çekmişim derinden.

    Gamzeli yanaklarından Muhammedi güleri dökülüyordu sanki.

    Dökülen gülleri topluyor gönül vazomda biriktiyordum.

    Evimin her tarafı tenin kokuyordu.

    Koklamaya doymuyordum

    Ey yar!

    Bir anlık firakına dayanamayacağımı biliyordun.

    Nur cemaline beni niye hasret bıraktın

    Gönül mangalında sönmek bilmeyen aşk ve sevdanın ateşini sen yaktın.

    Yaktığın ateş daha sönmeden,

    Elini masaya vurup eyvallah demeden,

    Haşin ve celali bakışlarla, bir başıma bırakıp gittin beni.

    Ne haldeyim hal ve ahvalimi hiç merak etmiyor musun?

    Sen bu kadar zalim değildin!

    Hani ben olmadan, hayatın hiçbir anlamı yoktu?

    Hani ben olmadan, uzakların yakın, yakınların uzak olmazdı?

    Hani ben olmadan, gönül sazın akort tutmazdı?

    Hani ben olmadan, şirin uykulara uykulara hasret kalırdın?

    Hani ben olmadan betin benzin sararıp solar

    Ağzın tadı tuzu kaçardı?

    Hani ben olmadan,öz vatanında muhacir olurdun?

    Allah peygamber aşkına bir şeyler söyle!

    Bir şeyler söyle ki, tarihe mal olacak bu firakın, sebebi hikmetini bileyim.

    Gönül bahçelerinde el ele kol kola dolaşmayı,

    Aşk dolusu bakışlarla sana meftunluğumu,

    Kesik uçlu kalemlerle seni sana yazmayı,

    Bülbül misali şakıyan dilimle seni senden sormayı,

    Ne kadar özlemişim bir bilebilsen?

    Ey yar!

    Sevdalılar meclisinde aşk ve sevdamız konuşulurken,

    Sevdalılar diyarında herkes bizi parmakla gösteriyorken,

    Gönül pınarımız gümbür gümbür şarıl şarıl berrak akıyorken,

    Gül sevdalı bülbüller gönül bahçemizde çok dertli şakıyorken,

    Ne oldu da birbirimize böyle hasret kaldık!

    Hani gözlerimin içine baktığında kendini görüyordun,

    Hani seni ölesiye sevdiğimi çok iyi biliyordun,

    Hani ben olmadan, en aydınlık yoların zifiri karanlık oluyordu,

    Hani mutlu çiftler yarışmasında ,ilk üçe girerdik,

    Hani satış rekorları kıran sevda kitaplarının ana fikri bizdik .

    Hani bu üç günlük fani dünya hayatında her daim alnımız açık başımız dik yürürdük

    Şimdi yandıkça eriyen mum misali boşu boşuna eriyoruz.

    Beni bana muhacir etmekle,

    Beni bana küstürmekle,

    Beni yaşarken öldürmekle,

    Beni analı babalı yetim bırakmakla, ne geçiyor eline?

    Ey Yar!

    Bu yaptıklarınla şeytanın ekmeğini yağ ile bal sürüyorsun

    Herkes aşk ve sevdamıza özenip gıpta ederken,

    Herkes menzil murat aldıran yollarda güle oynaya yol alırken,

    Herkes kumrular gibi koklaşırken,

    Aşkın ulu dağlarında “seni seviyorum” naralarını atarken,

    Dünya nimetlerini acılaştıran ölümü unutmuşken,

    Sevdalı gönüllerimizde otağ kurmuşken,

    Aşkın mektebinden birincilikle mezun olabilecekken,

    Aşk ve sevdamız, doktora tezlerinin konusunu iken,

    Ne oldu da birbirimize yedi yabancı gibi olduk?

    Bak su misali akıp giden zaman bile durmuş sanki

    Soframdaki taamların kaçmış lezzeti, olmuş yağsız tuzsuz.

    Beni üzmekle mutlu mu oluyorsun?

    Sen bu kadar vicdansız olamazsın?

    Benim tanıdığım sen, sen değilsin sanki.

    Cennetlik iken, böyle yapmakla kendini cehennemlik ediyorsun!

    Su gibi aziz iken, kendini bir hiç uğruna değerden düşürüyorsun!

    Ey yar!

    Sen, sadece senden başkasını görmek istemeyen gözlerimin feri,

    Sen, başımın tacı, gönlümün en nadide sultanı,

    Sen, yaşama hazım,

    Sen, pazılı bileklerimin güç ve kuvveti,

    Sen, dünüm, bugünüm, yarınımsın.

    Bunları asırlık çınar ağaçlarına mahirce kazıdım.

    Ben, beni sana getiren yollarda,aşk ve şevkle yolcu olmaya devam edeceğim!

    Menzil murad alsam da almasam da ben seni, Kerem gibi,

    Mecnun gibi, Tahir gibi, Ferhat gibi,Yusuf gibi seveceğim.

    Bu emanet can bu tende oldukça ismini, dilimden düşürmeyeceğim

     

    01/Mart/2018

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen