• FEVKALEDENİN DE FEVKİNDEKİ GÜZEL

    FEVKALEDENİN DE FEVKİNDEKİ GÜZEL
    İbrahim Halil DEMİR

    FEVKALEDENİN DE FEVKİNDEKİ GÜZEL

     

    Gayri ihtiyarı buruk bir şekilde baktım,

    İşin kolayına kaçmadan seven gözleri yaşlıydı.

    Bunu istediği halde gizleyememişti.

    Yufka yüreği, sevecenliği onu hemen ele veriyordu.

    Zira baş koyduğu yol sevda yoluydu,

    Bu yolda yolcu olmanın zorlukları vardı.

    Zorlukların da insanı kemale erdirdiğini biliyordu.

    Tanıdığım kadarıyla zorluklara rest çekerdi,

    Ama günün birinde örnek alınacak yüreği pes etti,

    Çünkü gönlündeki aslana rastlamış,

    Ve o yüreğe sanki bir şeyler olmuştu.

    Önceleri buna bir anlam verememiş,

    Yüreğindeki bu acayipliğin sebebi hikmetini bilememişti.

    Kimselere de bu sıkıntısını anlatamamıştı.

    Bir gün dalgın,dalgın temiz hava almak için,

    Yeşilin her tonunu bulunduran ormanda, patika yollarda yürürken,

    İstemeden el ele kol kola yürüyen kahkahalar atan,

    Dünya bile yansa umurlarında olmayan bir çiftin,

    Sevdaya nasıl düştüklerini anlattıklarına kulak misafiri oldu.

    Aman Allah’ım yoksa bende mi aşık oldum sorusunu kendi kendine sordu.

    İnanmak istemiyordu ama emareleri onun aşık olduğunu gösteriyordu.

    Çünkü duydukları tek kelimeyle tıpa tıp aynıydı.

    Bunun başak izahı yoktu.

    Evet, onun fevkaledenin de fevkindeki yüreği sevdalanmıştı artık.

    Hali ahvali çok yamandı.

    Yerinde duramıyor, konuşurken sesi titriyordu.

    Olaylara bakışı bile değişmişti.

    Doğrusunu söylemek gerekirse, güzelliği insana maşallah dedirtiyor,

    Parmak ısırtıyordu.

    Yaratan sanki onu yaratırken daha bir özenle yaratmıştı,

    Çünkü kır çiçeklerinden daha güzeldi.

    Onu sevda yoluna yolcu olmaya sevk eden de en az onun kadar alımlıydı.

    İkisi de birbirine göreydi.

    “Bu yol bana göre değil, benim daha çok yapacaklarım var”,diyordu içinden,

    Ama gönlüne söz geçiremiyordu.

    Nereye baksa onu görüyor ,

    Kimi görse ona benzetiyordu.

    Sevda meltemi eserken ana ait dünyada ne varsa,

    Hepsi bambaşka bir hoş olmuştu.

    Çünkü çok ciddi olan bu insanın tebessümü,

    Eksik olmuyordu artık yüzünden.

    Her tebessümünde, yanaklarındaki gamzeler,

    Güzelliğine bir başka güzellik katıyordu.

    Bacı kardeş gibi olmasaydık ben de hemen ona aşık olurdum.

    Ama biz aynı ortamlarda büyüdüğümüz için,

    Her günümüz her saatimiz birlikte geçtiği için,

    Ve de ondan birkaç yaş büyük olduğumdan dolayı bana abi dediği için,

    Kendimi daima frenliyordum ona aşık olmamak için,

    Bu konuda başarılı oldum.

    Gerçi gönlüme söz geçirmek hiç de kolay olmadı,

    Ama bana abi demesi her şeyi bitiriyordu.

    Güzelliği en meşhur ressamlara bile ilham oluyordu

    Şimdi ne zaman bir güzel görsem hemen onu hatırlarım.

    En son duyduğumda,sevdaları onları aşkın menziline ulaştırmıştı,

    Dünya tatlısı bir kız bir oğlan çocukları olmuş,

    Ve yaşadıkları beldede her bakımdan parmakla gösteriliyorlarmış.

    Ne mutlu onlara.......

    Allah onları kem gözlerden esirgesin.

    25/09/2007

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen