• Ey Yar Bir Anlık Yokluğunda

    Ey Yar Bir Anlık Yokluğunda
    İbrahim Halil DEMİR

    Ey Yar Bir Anlık Yokluğunda

     

    Ey Yar!

    Bir anlık yokluğunda, sürgünlerde olurum sanki.

    Yazın Temmuzunda, elim ayağım buz kesilir.

    Havsalam, karmakarışık olur.

    Şirin aklım, güzel ve doğru düşünemez.

    Ben bende olamam.

    Sevgi ve muhabbetler, olur benden muhacir!

    Hısım ve hasımlarım, benim bu çar naçar halime acır.

    Şaşırırım kıblemi.

    İflas etmiş bir tacir gibi, kara kara düşünürüm.

    Oyuncağı elinden alınmış, bir çocuk misali,

    Hıçkıra hıçkıra ağlarım.

    Ben bir anlık firakında, böyle oluyorsam,

    Çok uzun firaklarda, halim ahvalim nasıl ve nice olur?

    Analı babalı yetim olmak bu olsa gerek…

     

    Ey yar!

    Bir anlık yokluğunda,

    Sevda yollarında, sensiz yolcu olmak, çok zor gelir bana!

    Duygu ve düşüncelerim, her daim senden yana.

    Uçmaktan yorulmuş turna misali, bitap düşerim.

    Kolum kanadımda güç, kuvvet kalmaz.

    Sağım solum, birbirine karışır.

    Olur olmaz şeylere celallenir, kaşlarımı çatarım.

    Yanan mum olur, eririm.

    Yuvası yıkılmış bir kırlangıç misali,

    Bir o yana, bir de bu yana, hummalı uçarım.

    Bilgi dağarcığım, zenginliğini kaybeder.

    Her yol, karanlık çıkmaz sokaklara, götürür beni.

    Kendi kendime küserim.

    Sararıp solar, betim benzim.

    Gamzeli yanaklarım, hasret kalır, içten gülmelere.

    İştahtan kesilirim, oturamam sevda sofrasına.

     

    Ey Yar!

    Bir anlık yokluğunda,

    Sevda sürmeli gözlerini göremediğimde,

    Aşkın bahçelerinde, el ele dolaşamadığımda,

    Seni sana mahirce anlatamadığımda,

    Şiir yarışmalarında, ilk üçe girecek şiirleri, yazamadığımda, bir acayip olurum.

    Katılamam, sevda maratonlarına.

    Atamam, aşk ve şevkle sevda naralarını, Vedud dağlarında.

    Kalırım nefes nefese.

    Sesim, soluğum kesilir.

    Yorgunluğum katmerleşir.

    Elimi ayağımı, çekerim her şeyden.

    Kalan ömür miadımın, hiçbir anlamı kalmaz.

    Çekilirim kabuğuma.

    Baharlarım kışa döner.

    Beni sana getiren yollarım sarpa sarar.

     

    Ey yar!

    Bir anlık yokluğunda,

    Özgürlük simgesi bembeyaz güvercinlerim, uçmaz olur gönül asumanında,

    Meftun olduğum nur cemalin, gelir her daim sana sevdalı gözlerimin önüne.

    Aşkın meclislerinde, bülbül misali şakıyan dilim, olur lal.

    Sevda sürmeli gözlerim, hasret kalır şirin uykulara.

    Sap ile saman karışır birbirine,

    Dolunayım kap kara bulutlardan çıkmaz olur.

    Asumanı süsleyen yıldızlar, birer birer kayar.

    Yıkılır tacım tahtım, kararır bahtım.

    Aşkın pazarlarında, siftahım olmaz.

    Sana sevdalım gönlüm, hasret kalır özü sen olan sevgi ve muhabbetlere,

    Aşkın ulu dağlarında dalgalanmaz sevda bayrağım,

    Coşkun berrak akmaz, gönül tarlalarımı sulayan pınarlarım,

    Umut yoksunu olur yarınlarım,

    Ağırlaşır taşınmaz, omzumdaki barlarım.

    Sana olan susamışlığım, her geçen an artıkça artar.

    En durgun sularda bile aşk sandalım batar.

    Hal ve ahvalim çok yaman olur.

    Şaşıp kalırım ne yapacağımı bilemem.

    Saçım başım yolmak isterim.

    Daha yolun çok başındayken, yanar biterim.

    Çektiğim gam ve kasavetlerim, doktora tezlerine konu olur.

    Okundukça okunur, okunur, okunur habire.

    02/Kasım/2018

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen