• Ey Gözlerimin Nuru 2

    Ey Gözlerimin Nuru 2
    İbrahim Halil DEMİR

    Ey Gözlerimin Nuru 2

     

    Ey gözlerimin nuru,

    Halimi ahvalimi sorarlarsa senden,

    Karadenizde gemileri batmış misali dolaştığımı,

    Dümdüz sokaklarda yolumu kaybettiğimi,

    Yad ellerde avereler misali gezdiğimi,

    Yaman bir halde naçar olduğumu söyle!

     

    Ey gözlerimin nuru,

    Halimi ahvalimi sorarlarsa senden,

    Varlıklar içinde yokluklar çektiğimi,

    Analı babalı yetim olduğumu,

    Gönlümün gam ve kasavetle dolduğunu,

    Kendi yağında kavrulduğumu söyle!

     

    Ey gözlerimin nuru,

    Halimi ahvalimi sorarlarsa senden,

    Aşkın gergefinde desen desen duygu dokuduğumu,

    Sevda meclislerinde hiç oturmadığımı,

    Dervişlerin meclisinde artık onu dilemediğimi,

    Aşkın kılıçını sevdalarla bilemediğimi söyle!

     

    Ey gözlerimin nuru,

    Halimi ahvalimi sorarlarsa senden,

    Sadece rahmani yollarda koşuşturduğumu,

    Aslanlığın hakkını vermeyen, aslanlarla boğuştuğumu,

    Mazlumların, dul ve yetimlerin, yanında olduğumu,

    Sanki anamdan yeni doğduğumu, söyle!

     

    Ey gözlerimin nuru,

    Halimi ahvalimi sorarlarsa senden,

    Muhabbet dağlarında yanık naralar attığımı,

    Kem gözlü hain münafıklara celali baktığımı,

    Göründüğü gibi olmayanları Allaha havale ettiğimi,

    Uzun ve ayaz kış gecelerinde kendimle dertleştiğimi söyle!

     

    Ey gözlerimin nuru,

    Halimi ahvalimi sorarlarsa senden,

    Çok sevdiği birini, unutmaya çalıştığımı,

    Dertlerini sevdiğini ve onlarla yaşamaya alıştığımı,

    Ne pahasına olursa olsun, şerefsizlerle cebelleştiğimi,

    insan görünümlü canavarların hepsine küstüğümü söyle!

     

    Ey gözlerimin nuru,

    Halimi ahvalimi sorarlarsa senden,

    Yüce dağların doruğuna “Vedud”sancağını astığımı,

    Yosunlu taşları yastık yaptığımı,

    İhlas nişanını göğsüme taktığımı,

    Husumet duygularını gönülden çıkarıp yaktığımı söyle!

     

    Ey gözlerimin nuru,

    Halimi ahvalimi sorarlarsa senden,

    Her zaman ki gibi iki gözden iki çeşme ağladığımı,

    Nedamet gözyaşlarıyla yufka yüreğimi dağladığımı,

    Gerçek sevdaların puşusuyla ağrıyan başımı bağladığımı,

    Rahmani duyguların selinde çağladığımı söyle!

     

    Ey gözlerimin nuru,

    Halimi ahvalimi sorarlarsa senden,

    Yüzmeyi bilmediği halde boğulmadığımı,

    Her şeye rağmen yıkılmayıp ayakta olduğumu,

    Gül bahçelerinde Muhammedi gülleri derdiğimi,

    Er meydanında sahte erleri yere serdiğimi söyle!

    30/Aralık/2009

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen