• Ey Diyarbekir Sen Yalancı Cennetimsin

    Ey Diyarbekir Sen Yalancı Cennetimsin
    İbrahim Halil DEMİR

     

     

    Ey Diyarbekir!

    Sen, güzel gören gözlerin nuru,

    Sen, fikri güzel gönlü güzellerin gururu,

    Sen, asil ve yufka gönüllerin süruru,

    Ve sen, geleceğin en güzel umutlarısın.

     

     

    Ey Diyarbekir!

    Sen, şeref abidesi insanların,en şirin uykusu,

    Sen, seni sevenlerin, vazgeçilemeyen manidar tutkusu,

    Sen, tarih sayfalarına altın harflerle yazılan veli zatların usu,

    Ve sen, sana meftun olanların şeref konuğusun.

     

     

    Ey Diyarbekir!

    Sen, rengarenk Muhammedi gül bahçesi,

    Sen, dostluğun hakkını verenlerin, gülen çehresi,

    Sen, nazarımda gördüğüm şehirlerin en şahanesi,

    Ve sen, medeniyetlere beşiklik edenlerin efsanesisin.

     

    Ey Diyarbekir!

    Sen, yanan bağırların hararetini dindiren su testisi,

    Sen, peygamberlerin, sahabelerin, nebilerin, azizlerin merkezi,

    Sen, menzil murat almamışların en yanık gür sesi,

    Ve sen, tarihe mal olmuş sevdalıların,en acıklı hikayesisin.

     

     

    Ey Diyarbekir!

    Sen, Karacadağ’ın iki mevsim kirlenmeyen tertemiz karı,

    Sen, sana sevdalı birinin asla ve asla unutulamayan yarı,

    Sen, ilmi ile amel edenlerin meclisinde, oturanların namus ve arı,

    Ve sen, gönül köprülerinin en muhteşem harcısın.

     

     

    Ey Diyarbekir!

    Sen, okuduğum mert ve yiğitlik kitaplarının, ana fikri,

    Sen, bir abidin yerin göğün sahibine karşı, en ihlaslı zikri,

    Sen, helal lokmalarla karnını doyuranların, şükrü,

    Ve sen, sevdiğinin özlemi ile yanıp kavrulan, bir sevdalının visalisin.

     

     

    Ey Diyarbekir!

    Sen, sana sevdalı efsunlu gözlerin, kapkara sürmesi,

    Sen, ahde vefalıların el ele, kol kola,pür neşe ile gezmesi

    Sen, sevdalıların hasbihal için buluştukları, aşk çeşmesi,

    Ve sen, kesik uçlu kalemlerle yazılan bu şehrin mukaddimesisin.

     

     

    Ey Diyarbekir!

    Sen, kurumuş tarlaları sulayan, bire yedi hasılat veren Dicle nehri,

    Sen, seni canı gönülden sevenleri öldürmeyen zehri,

    Sen, sende doğmuş, sende büyümüş, gelinlik kızların, mehri,

    Ve sen, ölesiye seven birinin yollarını, aşk ve şevkle gözleyen gözlerisin.

     

     

    Ey Diyarbekir!

    Sen, yâd ellerdeki bir Diyarbekir’linin, sana olan firak özlemleri,

    Sen, sayılı ömür miadımın, henüz yaşanmamış günleri,

    Sen, kavurucu yaz sıcaklarında, insanları serinleten meltemleri,

    Ve sen, müebbet hapis cezası verilmiş, bir sevda mahkumunun tahliye sevinçlerisin.

     

     

    Ey Diyarbekir!

    Sen, yazılmakla, anlatılmakla bitmeyen, en hayırlı vuslatlar

    Sen, sevenleri kavuşturan, tımarı çok mükemmel yapılmış, rahvan atlar,

    Sen, barış simgesi güvercinlerde, uçmaktan yorulmayan kanatlar,

    Ve sen, seni ölesiye sevmekten vazgeçmeyen müzmin inatlarsın.

     

     

    Ey Diyarbekir!

    Sen, bu emanet can bu tende kaldıkça, benim yalancı cennetim,

    Sen, havanı teneffüs ettikçe, suyunu içtikçe, sararıp solmaz benzim betim,

    Sen, sende yaşadıkça, bitmez sana olan özlem ve hasretim,

    Ve sen, beni bağrında ağırladıkça ziyadeleşir her daim güç ve kuvvetim.

     

    22/Haziran/2018

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    22.10.2018 Aşkın Gömleğini Giyer Giymez
    21.10.2018 Aşklar Yaşadım
    19.10.2018 Yazıklar Olsun... III
    18.10.2018 Ey Güzel İnsan
    17.10.2018 Aşkın Yollarında
    16.10.2018 Aşkın Tarlasında
    15.10.2018 Arzuhalci
    14.10.2018 Aradım Seni
    10.10.2018 Konuş Ki
    08.10.2018 Ara Bul 3
    12345678910
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen