• Ey Diyarbekir Diyarbekir 5

    Ey Diyarbekir Diyarbekir 5
    İbrahim Halil DEMİR

    Ey Diyarbekir Diyarbekir 5

     

    Ey Diyarbekir, Diyarbekir!

    Sen, içten gülmelerimin, birinci sebebi hikmeti,

    Sen, fikri güzel, gönlü güzellerin, sevgi ve muhabbeti,

    Sen, er meydanına çıkanların, manidar cesareti,

    Ve sen, insan gibi insan olanların, yalancı cennetisin.

     

    Ey Diyarbekir, Diyarbekir!

    Sen, sevmeyi bilen gönüllerde, Muhammedi gül destesi,

    Sen, velilerin meclisinde, namus şeref ve hayâ abidesi,

    Sen, yazın ağustosunda, bağırların hararetini gideren su testisi,

    Ve sen, tarihe mal olmuş, babayiğit cengâverlerin, listesisin.

     

    Ey Diyarbekir, Diyarbekir!

    Sen, kimsesiz dul ve yetimlerin, fakir fukaranın, mazlumluğu,

    Sen, her şeye kadir olan, yerin göğün sahibi şanı yüce Allah’ın, ululuğu,

    Sen, gün görmemiş, feleğin sillesini yemişlerin, gözlerinin sululuğu,

    Ve sen, helal süt ile emzirilmiş insanların, ihlaslı kulluğusun.

     

    Ey Diyarbekir, Diyarbekir!

    Sen, tam kıvamında pişmiş yemeklerin, damakta bıraktığı lezzet,

    Sen insana, ahirette cenneti kazandıran, namus, şeref ve izzet,

    Sen, insanları gönül bahçesinde, kumrular gibi yaşatan, uhuvvet,

    Ve sen, bu üç günlük dünya hayatında, en manidar saadetsin.

     

    Ey Diyarbekir, Diyarbekir!

    Sen, tutan ellerim, seni gören sevda sürmeli gözlerim, yürüyen ayaklarım,

    Sen, gönlümün gam ve kasavetini, bertaraf eden, pespembe umutlarım,

    Sen yokluğunda, simsiyah saçlarıma düşen kar beyazımsı aklarım,

    Ve sen, Allah’tan başkasından korkmayan, en delikanlılık çağlarımsın.

     

    Ey Diyarbekir, Diyarbekir!

    Sen, hak ile batılı, güzel ile çirkini, birbirinden ayıranların çaba ve gayreti,

    Sen, insanı hayata küstüren, yazılmakla, anlatılmakla bitmeyen, visal hasreti,

    Sen, sana meftun gönüllerin, paha biçilemeyen, sevgi ve muhabbet dolu sohbeti,

    Ve sen, ağlamayı unutmuş, taşlaşmış kalpleri yumuşatan, velilerin kerametisin.

     

    Ey Diyarbekir, Diyarbekir!

    Sen, Karacadağ’dan gelen hamravat suyunun, çok hoş içimi,

    Sen, yaz kış demeden, helal çalışan, bir aile reisinin zar zor geçimi,

    Sen, asil gönüllere, girmeye çalışanların, sende yaşamayı seçimi,

    Ve sen, insan gibi insanların, beyefendiler misali hayat biçimisin.

     

    Ey Diyarbekir, Diyarbekir!

    Sen, en müzmin yorgunlukları gideren, asırlık çınar ağaçların, gölgesi,

    Sen, yüzlerce, binlerce medeniyetlere, ev sahipliği yapmışlığın bölgesi,

    Sen, tarih sayfalarına altın harflerle yazılmış ulu şehirlerin simgesi,

    Ve sen, sende doğmuş, sende büyümüşlerin, övünç payesisin.

     

    Ey Diyarbekir, Diyarbekir!

    Sen, babayiğitlerin çifte yürekliliği, gözü karalığı,

    Sen, ömür miadını, sende geçirmişlerin, ahde vefalı lığı,

    Sen, sevinci kursağında kalmış, mazlumların önünde, yüreklerin yufkalı lığı,

    Ve sen, sımsıcak havlarda kurumaya yüz tutmuş Dicle nehrinin boz bulanıklığısın.

    25/Temmuz /2018

     

    Bu şiirimi, Diyarbekir sevdalılarına ve çok muhabbet beslediğim, sevgili saygı değer çok kıymetli Arkadaşım Metin Ateş beye, armağan ediyor, her şeyin gönlünce olmasını şanı Allah,tan temenni ve niyaz ediyorum.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    22.10.2018 Aşkın Gömleğini Giyer Giymez
    21.10.2018 Aşklar Yaşadım
    19.10.2018 Yazıklar Olsun... III
    18.10.2018 Ey Güzel İnsan
    17.10.2018 Aşkın Yollarında
    16.10.2018 Aşkın Tarlasında
    15.10.2018 Arzuhalci
    14.10.2018 Aradım Seni
    10.10.2018 Konuş Ki
    08.10.2018 Ara Bul 3
    12345678910
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen