• Ey Diyarbekir Diyarbekir

    Ey Diyarbekir Diyarbekir
    İbrahim Halil DEMİR

     

    Çık surlarına bağırabildiğin kadar bağır

    Sana gönlümce mektuplar yazdım içi dolu hep kahır

    Duymamışlarsa beni suçum yok gözleri kör kulakları olmuş sağır

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

     

    Medeniyetlere olmuş hep toprakların hep sınır

    Çok beklemen lazım çok çekmelisin ya sabır

    Derdinle uzun uzun şiirler yazdım hep satır satır

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

     

    İçinden geçiyor bereketli tarihi bir nehir

    Öylesine üzülüyorumki verseler senin için içerim belki zehir

    Duyurmayın yarime zira hemen yollara düşer gelir

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

     

    Sen sıcak surların daha sıcak rüzgarın ise serin eser

    Sen kıymetini bilmezsen sonra sahabeler sana küser

    Taşlarına sorarsan surların çeşit çeşit yanık yanık türküler söyler

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

     

    Dünyayı gezersen şayet bulamazsın başka bir Diyarbekir

    Yemek istediler seni bir zamanlar çok iştahla kıtır kıtır

    Rabbim patlattı onları birer birer patır patır

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

     

    Seni her gördükçe bedenim titrer zangır zangır

    Yüreğim dertli ama herkes beni çok mutlu sanır

    Ekmeğin lezzetli yemeğin lezzetli herkes bandıkça banır

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

     

    Al eline kalemi bestele bir türkü yarini çağır

    Vefalıdırlar insanları bilirler her zaman hatır

    Kıymetini bilmeyenleri rezil et yerin dibine batır

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

     

    Toprağın bereketli kanın mert suyun serttir

    Sende doğmuş sende yaşamışsa erkek oğlu erkektir

    Teşekkür etmesini bilmeyende dönek oğlu dönektir

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

     

    Ararsan şayet her yerinde vardır çok değerli yatır

    Dokunma bana arkadaş yüreğim yanıyor çatır çatır

    Ne yaparsan yap ama gerçek Diyarbekir liyi kayır

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

     

    Çık Fiskayaya çık surların başına Diyarbekiri eyle seyir

    Gez dolaş sevgilinle kış yaz tarla bayır

    Yatağını ser sıcak dama Avluyada çıkar cevizden sedir

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

     

    Seni canı gönülden sevenin olur bağrı yanık

    Seni mahkum ettiler benim en büyük tanık

    Ben dertli ben yaralı ve ben konuşamayan sanık

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

     

    Avlulu evlerde yürüyüp koşarlar çocuklar takır takır

    Bir hoş olur insanı yazın Temmuzunda gözleri çakır çakır

    İçilir buz gibi koyun yoğurdundan ayranlar lakır lakır

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

     

    İçtim seni kana kana yudum yudum azar azar

    Zalim oğlu zalimler toprağını çok ucuza satar

    Konuşturma beni kardaş yaram hem kanar hemde artar

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

     

    Kırklar dağında çobanlar koyunlarını otlatır

    Bayramlarda çocuklar salıncaklarda birbirlerini çatlatır

    Atatürk şarkın bülbülü Celal Güzelses e şarkılar söyletir

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

     

    Meşhurdur Karacadağdan gelen buz gibi Hamravat suyun

    Meşhurdur sultanların birbirlerine gönderdiği karpuzun

    Meşhurdur yumurtanın akıyla yapılan surların

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

     

    Dolaşmak lazım seni sokak sokak cadde cadde ağır ağır

    Çalış çabala Diyarbekir i kötülüklerden sıyır

    Otur gölgesinde ağaçlarının yürekten Allahını çağır

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

     

    Ne kadar yazsam ne kadar anlatsam boştur

    Diyarbekir li olmak çok mu çok hoştur

    Gönlüm hep sana uçan dallarında ötüşen kıymetli kuştur

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

     

    Her tarafında var tarih kokan sanat eseri kapı

    Mimarlar Mühendisler görmemişlerdir böyle bir yapı

    Vardı bir zamanlar yüzlerce asırlık çınar ağacı

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

    11/01/2004

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen