• Ey Diyarbekir Diyarbekir...

    Ey Diyarbekir Diyarbekir...
    İbrahim Halil DEMİR

    Çık surlarına, bağırabildiğin kadar bağır

    Sana gönlümce mektuplar yazdım, içi dolu heeeep kahır

    Duymamışlarsa benim suçum yok, gözleri kör, kulakları olmuş sağır

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

    Medeniyetlere olmuş toprakların sınır

    Çok beklemen lazım, çok çekmelisin yaaa sabır

    Derdinle şiirler yazdım, uzun uzun satır satır

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

    İçinden geçiyor bereketli, tarihi bir nehir

    Öylesine üzülüyorum ki verseler, senin için içerim belki zehir

    Duyurmayın yârime, zira hemen yollara düşer, gelir

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

    Sen sıcak, surların daha sıcak; rüzgârın ise serin eser

    Sen kıymetini bilmezsen, sonra sahabeler sana küser

    Taşlarına sorarsan surların; çeşit çeşit.. yanık yanık türküler söyler

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

    Al eline kalemi, bestele bir türkü, yarini çağır

    Vefalıdırlar insanları, bilirler her zaman hatır

    Kıymetini bilmeyenleri rezil et; yerin dibine batır

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

    Toprağın bereketli, kanın mert, suyun serttir

    Sende doğmuş sende yaşamışsa, erkek oğlu erkektir

    Teşekkür etmesini bilmeyen de, ahhh ne dönektir

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

    Ararsan şayet her yerinde vardır çok değerli yatır

    Dokunma bana arkadaş! Yüreğim yanıyor çatır çatır

    Ne yaparsan yap ammaaaa gerçek Diyarbekirliyi kayır

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

    Seni can-ı gönülden sevenin, olur bağrı yanık

    Seni mahkûm ettiler, benim en büyük tanık

    Ben dertli, ben yaralı ve ben: Konuşamayan sanık

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

    İçtim seni kana kana, yudum yudum, azar azar

    Zalim oğlu zalimler! Toprağını çooook ucuza satar

    Konuşturma beni kardaş; yaram hem kanar, hem de azar

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

    Kırklar dağında çobanlar, koyunlarını otlatır

    Bayramlarda çocuklar salıncaklarda birbirini çatlatır

    Şarkın bülbülü Celal Güzelses şarkılar söyler

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

    Meşhurdur Karacadağdan gelen, buz gibi Hamravat suyun

    Meşhurdur sultanların birbirine gönderdiği karpuzun

    Meşhurdur yumurtanın akıyla yapılan sûrun

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

    Dolaşmak lazım seni sokak sokak, cadde cadde, ağır ağır

    Çalış çabala; Diyarbekiri kötülüklerden sıyır

    Otur gölgesinde ağaçlarının da yürekten Allah’ı çağır

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

    Ne kadar yazsam, ne kadar anlatsam boştur

    Diyarbekirli olmak çooook mu çoook hoştur

    Gönlüm sana uçan, dallarında ötüşen, kıymetli kuştur

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

    Her tarafında var tarih kokan sanat eseri kapı

    Mimarlar, Mühendisler görmemişlerdir böyle bir yapı

    Vardı bir zamanlar, yüzlerce asırlık çınar ağacı

    Ey Diyarbekir Diyarbekir

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen