• DUYGUSALIM

    DUYGUSALIM
    İbrahim Halil DEMİR

    DUYGUSALIM

     

    Üzülüp ağlıyorsam,

    Ahlar vahlar çekiyorsam,

    Yaralara merhem oluyorsam,

    Acıları paylaşıyorsam,

    Neşeleri artırıyorsam suç mu?

    Ben duygusalım,

    Duygusal insan ağlar,

    Acıları paylaşır,

    Neşeleri artırır,

    İnsanlıktan nasibini alanları sever,

    Söyleyin Allah aşkına!

    Bunları yapmak suç mu?

    Suç olsa da kusura bakmasın kimse,

    Ben bunları özellikle yapmaya devam edeceğim.

    Yaşlıların,saygın insanların,

    İlim ile iştigal edenlerin,

    Beli kamburlaşmış dişleri dökülmüşlerin,

    Saçı sakalı ağarmışların,

    Allahtan gerektiği gibi korkan ve utananların,

    İnsanlara her daim çok iyi örnek olanların,

    Ellerinden öpmek,

    Onlara hürmet etmek suç mu?

    Suçsa şayet,

    Ben her zaman suç işliyorum demektir.

    Yetkiler gelsin taksınlar kelepçeyi ellerime,

    Cezalandırsınlar beni,

    Gerekirse tutuklasınlar ben hazırım.

    Bir can değil mi?

    Ben buyum ben değişem ki,

    Zira benim kanımda,,

    Benim genimde,

    Benim içtiğim suda,

    Benim yetiştirilme tarzımda,

    Benim teneffüs ettiğim havada duygusallık var,

    Ben ne yapabilirim ki....

    Duygusal olmak bir ayrıcalıktır bana göre,

    Kim eleştiriyorsa eleştirsin!

    Kim alay ediyorsa etsin!

    Umurumda değil,

    Ben yaşadıkça da umurumda olmayacak.

    Yufka yürekliler duygusal olur,

    Duygusal insanlar merhametli olur,

    Zulmetmezler hiç kimseye,

    Vicdansız olamazlar,

    Alın terine saygılı olurlar,

    Duygusal insanlar riyasızca ağlayandırlar,

     

    Gönül kapıları her daim açıktır,

    Sevdaların her türlüsü yüreğinde yeşerendir,

    İşin kolayına kaçmayandır,

    Dostların sırlarını açmayandır,

    Şirin uykulara hasret kalandır,

    Sevgileri başına tac edendir,

    Duygusal insan hiçbir canlıya zarar vermeyendir,

    Böyle olmak iyi midir kötü müdür?

    Ben duygusalım ve özelliğimle övünüyorum,

    Zira başımı yastığıma koyduğumda,

    Kendi öz eleştirimi yaptığımda,

    Diğer insanlarla kendimi kıyasladığımda,

    Tartıldığım terazi kefesinin çok daha ağır geldiğini görüyorum

    Önemli olan da bu değil mi zaten?

    Ama insanlar değer yargılarını kaybetmişlerse,

    Sap ile samanı birbirine karıştırmışlarsa,

    Habire öküzün altında buzağı arıyorlarsa,

    Benim bunda suçum var mı?

    Naralar atarak söylüyorum,

    Ben duygusalım,

    Ben ekmeği elinden alınmış çocuk misali ağlayanım,

    Benim gözyaşlarımda riya yoktur,

    Ağlamamak elimde değil,

    Nasıl ki hikmete sual olmazsa,

    Benim de bu özelliğimin sebebi hikmetini sormaya kimsenin hakkı yok,

    Diye düşünüyorum.

    Ve insanım diyen herkesi duygusallığa davet ediyorum.

    Zira neticede gönülleri fethetmek var,

    Cenneti çok ucuza kazanmak var,

    Duygusallık göz yaşlarında bereket var,

    Bir ömür devam eden mutlulukların en doğalı var,

    Visallerden zevk almak var,

    Buselerin tadına varmak var,

    Yadellerde sılayı doyasıya yaşamak var,

    En güzel türküleri bestelemek var,

    En dertli en uzun en manidar şiirleri yazmak var,

    Neler var neler.

    Her şeyin yapay olduğu,

    Streslerin katlanarak artığı bu ortamlarda,

    Çıkmaz sokaklara giren,

    Biçarelerin en etkili reçetesidir duygusallık

    Hiçbir hekimin şifa bulamdığı illetlere en mükemmel reçetedir.

    Ama her babayiğidin karı değildir,

    Duygusallık gözyaşları ibadettir,

    Kabeye gidip hacı olmaktır,

    En sıcaklarda ard ardına oruç tutmaktır,

    Som altından yapılan sevgi abidesidir.

    Adım duygusal,

    Soyadım duygusal,

    Göbek adım duygusal,

    İsimlerimden lakablarımdan memnunum,

    Var mı diyeceğiniz?

    13/Şubat/2008

     

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen