• ÇIRILÇIPLAK YALNIZLIKLARIM VAR

    ÇIRILÇIPLAK YALNIZLIKLARIM VAR
    İbrahim Halil DEMİR

    ÇIRILÇIPLAK YALNIZLIKLARIM VAR

     

    Hani bazı sıkıntılar vardır ya

    Tarifi mümkün değildir

    Hani bazı duygular vardır ya

    Dile getirilmesi çok zordur

    Hani bazı yalnızlıklar vardır ya

    Çırılçıplaktır

    Beden bertaraf etmekten acizdir

    Hani bazı sevdalar vardır ya

    Karşılıksızdır

    Anlatılması bir türlü, anlatılmaması başka türlüdür

    Alışmak kolay değil bunlara

    Hele uzun kış gecelerinde

    Gömleğini henüz soymuş bir yılan misali

    İnsanı hayata küstüren çırılçıplak yalnızlıkların

    Meşakkatini dile getirmek kaleme almak yok mu?

    İşte bu sıkıntı yeter artar bile insana

    Sevdalı yufka bir yürek dayanmaz bunları yazmaya

    Sanki ruh bedenden çıkmış bir hal alır

    Ayın her türlüsü rahmet yüklü bulutlara gebedir

    Ama nedense doğum olmaz bir türlü

    Sabır ve metanetle beklemekten başka bir çare yoktur

    Tabiri caizse çareler bile girer çıkmazlara

    Bunları yaşayan bir insan

    Yaşayan bir ölü değildir de nedir

    Hani bazı insanlar vardır ya

    Kuru ekmeğini çorbaya doğrayıp yer

    Ve öylesini mutlu olur ki

    Bu mutluluğu istesen de resmedemezsin hayat tuvaline

    Ve çıkarsa er meydanına

    Kimsenin gücü yetmez sırtını yere getirmeye

    Ve herkese mert ve yiğitçe meydan okur

    Başkalarının yatında katında gözü yoktur

    Gözü gönlü öylesine tok dur ki…

    Cebinde akrep varmış misali

    Elini bir türlü cebine sokamayan

    Zengin cimri olmaktansa ben diğerini tercih ederim

    İşin kolayına kaçmadan düşünmek lazım

    Her şey burada kalmayacak mı?

    Diğer tarafa götüren var mı?

    Ben hesabını veremeyeceğim serveti hiç istemedim

    Ve bu can bu tende oldukça da istemeyeceğim

    Hani bazı insanlar vardır ya

    Sıfatların ardına gizlerler kendilerini

    Hani bazı insanlar da vardır ya

    Zalim olmuşturlar

    İnceden inceye her şeyin hesabının sorulacağını

    Şeytan unutturmuştur onlara

    Gurur ve enaniyet atına binmiş, dolu dizgin dört nala yol almaktadır

    İnsanları her daim hor ve hakir görürler

    Ama akibetinden bihaberdirler

    Hani bazı insanlar vardır ya

    Bukalemun misali menfaati uğruna, envai türlü renk cümbüşüne bürünürler

    Yazık hem de çok yazık

    İnsanın bu kadar alçalmasına

    Böylelerini gördüğümde utanıyorum insan olduğumdan dolayı

    Oysa insan hiç bindiği dalı keser mi?

    İşte bunlar bindiği dalı kesenlerdir

    İşte bunlar daracık kabri düşünmeyenlerdir

     

    Oysa keşke bunları düşünseydiler

    Her iki alemde daha çok kazançlı ve daha çok mutlu olurlardı

    Alnı açık başı dik yürümek varken

    İnsanların hayır dualarını almak varken

    İnsanlıktan nasibini alanların sevgilerine saygılarına muhabbetlerine

    Mazhar olmak varken

    Bunları yapmayanların hallerine acınılmaz mı?

    Keşke akıllarını başlarına devşirseydiler

    Keşke bu fani dünyada yaşayacakları günlerin biteceğine inansaydılar

    Daha iyi olmaz mıydı?

    Ben başım dik alnım açık,

    Dimdik yürüyorum,

    Vicdanım çok rahat

    Canlar gelin biraz da diğer tarafı düşünelim

    Düşünelim ki nefsin şatır atı bizi cehennemlik olanlardan etmesin

    Korkmak lazım zalim nefisten

    Hem de öylesine çok korkmak lazım ki,

    Korkular insanın uykularını kaçırsın

    Ve yüreklerde gönüllerde her daim o bulunsun

    Ve daha yazmak istediklerim neler var neler

    Ben duygusalım ben duyarlıyım

    Ve ben atalarının kemiklerini sızlatmayanlardanım

    Kendimle ve düşüncelerimle iftihar ediyorum

    Kim ne derse desin

    19/Aralık/2008

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen