• AŞKIN SEVDA MEKTEBİ OLDUN

    AŞKIN SEVDA MEKTEBİ OLDUN
    İbrahim Halil DEMİR

    AŞKIN SEVDA MEKTEBİ OLDUN

     

    Aşkın sevda ateşi oldun sadece beni yaktın

    Hararet gideren pınar oldun ama boşuna aktın

    Ben visal özlemleriyle yanıp tutuşurken

    Sen ise sevda sürmeli gözlerle bana her daim celalli baktın.

     

    Aşkın sevda kıvılcımı oldun birden bire alevlendin

    Tarihe mal olmuş sevdaların aşk ve şevkiyle bilendin

    Sana meftun ben gibi biri var iken

    Aşkı ve sevdayı bilmeyenlerin kapılarında dilendin

     

    Aşkın sevda dumanı oldun yükseldin yavaş yavaş asumana

    Menzil murat aldırmadın döndürdün beni hali yaman olana

    Abid oldum yerin göğün sahibi şanı yüce Allah’a

    Sende beni seni sevdiğim gibi sevesin diye dua ve niyaz ettim Yaradan’a

     

    Aşkın sevda külü oldun yapıştın seni seven bedenime

    Sevdanın kesik uçlu kalemiyle yazdım seni beynime

    Çıkmaz oldum nadide sevda meclislerinden

    Muhammedi gül kokularını aratmayan kokular sindi tenime

     

    Aşkın sevda kelamı oldun konuşturdun beni her yerde

    Senden başkasını düşünmeyen başımı soktun dertten derde

    Herkes tarafından parmakla gösterilen bir sevdalıyken

    Naz ve cilven ile muhtaç ettin beni olur olmaz her ferde

     

    Aşkın sevda fikri oldun savundum seni aşk ve şevkle ölesiye

    Sana olan sevdamı sattın aşkın pazarında veresiye

    Sevdalılar aşkın yollarında yol alırken

    Sen ise beni hor ve hakir görmekle gönderdin gerisin geriye

     

    Aşkın sevda kitabı oldun bıkıp usanmadan ha bire okuttun

    Sevdanın bilenmiş en ağılı hançerini seni seven gönlüme soktun

    Nur cemalini görebilmek için ne zaman seni aramışsam

    Her zaman olduğu gibi sen yine yoktun yoktun yoktun

     

    Aşkın sevda yatırı oldun duvarlarının tozuna sürdüm yüzümü

    Kenarları aşk işlemeli sevda puşusuyla bağladım sevda sürmeli gözümü

    Doksan dokuz esması olan Allah şahidim olsun ki

    Bu can bu tende oldukça tutacağım sana verdiğim sevda sözümü

     

    Aşkın sevda testisi oldun ama yanan bağrımın susuzluğunu gidermedin

    Muhammedi gül bahçesi oldum rengârenk gülleri dermedin

    Sana olan aşk ve sevdamı ispatlamak istedim

    Ama sen sen oldun seni bana ulaştıran yollara gül yapraklarını serdirmedin

     

    Aşkın sevda mektebi oldun en çalışkan öğrencisi bendim ama bir kez dahi aferin demedin

    En leziz taamlarla dolu sevda sofrasını serdim çok yalvardığım halde teşrif etmedin

    Her yeni gün doğumunda ve her gün batımının kızıllığında

    Yufka gönlümün yorgunluğunu gidermek için asla bir çapa sarf etmedin

     

    Aşkın sevdanın kuş tüyü döşeklerinde yatırmadın bıraktın beni uykusuz

    Sana sevdalanır sevdalanmaz geçmedi hiçbir günüm Kaygusuz

    Tek taraflı bir sevdayla bağladın kötülük bilmeyen gönlümü kendine

    Kendimi savunmama müsaade etmeden gönderdin beni aşkın ceza evine sorgusuz

     

    Aşkın sevda tellalı oldun sattırmadın hummalınca yaşadığım sevda gibi sevdaları

    Çıkardın başı dumanlı karlı dağların doruğuna attırmadın yürek yakan naraları

    Ne zaman sevda düğünlerine gittiysek

    Çok sevdiğim ak renkler varken giydirdin bile bile her daim bana yakışmayan karaları.

    22/ Nisan/ 2015

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen