• ANNE NE OLUR BİR ŞEYLER SÖYLE!

    ANNE NE OLUR BİR ŞEYLER SÖYLE!
    İbrahim Halil DEMİR

    ANNE NE OLUR BİR ŞEYLER SÖYLE!

     

    Anne,

    Yediğim içtiğimden, hiç bir tad ve lezzet alamıyorum,

    Artık eskisi gibi, sevgi ve muhabbetlerle, dolamıyorum

    Eşrefi mahluk olan insanları,

    Aşk ve şevkle fellik fellik aradığım halde bulamıyorum.

     

    Anne,

    Yanlızlık Allah'a mahsus değil mi kalmışım bir başıma.

    Dost bildiklerim, soğuk suları katıyorlar,tam kıvamında pişmiş aşıma.

    Öylesine tiksinmişim ki onlardan,

    Vasiyetimdir ben ölürsem onlardan kimse gelmesin naaşıma!

     

    Anne,

    Yorulmak nedir bilmezdim, şimdi kuş tüyü döşeklerde bile, yoruluyorum

    Sevmediğim halde, kin, nefret, buğz ve husumetlerle karılıyorum.

    Varlıklar içinde öylesine manidar yokluklar yaşıyorum ki,

    Mecburen dost diye çıngıraklı yılanlara canı gönülden sarılıyorum.

     

    Anne,

    Gönül dünyamı tarumar etmişler beni bana küstürmüşler.

    Rahmani yolların iyilik ve güzelliklerini bile çok mahirce örtmüşler.

    İpe sapa gelmeyen, ve de rollerini iyi yapan riyakar insanlar,

    Beni ve ben gibi kemlik nedir bilmeyen nice güzel insanları kandırmışlar.

     

    Anne,

    Bana "sende alışmalısın" diyorlar ama, ben bir türlü alışamıyorum

    Bana "sende üç maymunu oyna "diyorlar ben oynayamıyorum.

    Üç maymunu oynamak münafıklık değil mi,

    Birde utanmadan insanlık mangalında kül bırakmıyorlar işte bunu hiç mi hiç anlayamıyorum.

     

    Anne,

    Hal ve ahvalim ne olacak, şaşırmış kalmışım, zifiri karanlık çıkmazlardayım.

    Kollarımın, güçlü pazularından, hiç bir eser yok, yorgunum her daim.

    Yerin göğün sahibine, meftun olmama rağmen, onun için olamıyorum kaim.

    Gönlümün rahmani aşk ve şevklerini envai türlü film ve fırıldaklarla çaldılar benden,

    Muhterem gün ve gecelerde istediğim halde içimden gelmiyor olayım saim.

     

    Anne,

    Beni bana küstürenler, beni aldanlar,kormuyorlar mı Allah'ın "Kahhar" esmasından?

    Ruzi mahşerde ne yaparlarsa yapsınlar kurtulamayacaklar azap tasmasından!

    İki yakaları bir araya gelmeyecek ve menzil murad almayacaklar,

    Beni ve ben gibi fikri güzel gönlü güzelleri rahmani sözlerle kandırmaktan.

     

    Anne,

    Bu şerefsiz ve vicdansızların akıllarına ölüm hiç gelmiyor mu?

    Ayda, yılda, bir kez bile, aklı selim düşünmüyorlar mı?

    Bu üç günlük, fani dünya hayatında, yaptıklarının bir bir yazıldığını,

    İşin kolayına kaçmadan gerektiği gibi tefekkür etmiyorlar mı.

     

    Anne,

    Vallahi, billahi, tallahi, çok yoruldum, bitap düşdüm, nutkum kesildi.

    Elime sanki "bu devir sana göre değil"diye bir belge verildi

    Çok küçük şeyler bile beni mutlu ederken,

    Birbirinden güzel yüzlerce dünya nimetlerin içinde fakirlik bana daha hoş geldi.

     

    Anne,

    Bu yazdıklarımın sebebi hikmeti nedir, ne olur, bir şeyler söyle bana!

    Dayanamayacağım, ağrı ve sızılar girmiş, bu emanet nazik cana.

    Ne zaman doğruları konuşursam konuşayım,

    Hesaplarına gelmediği için, olmuyorlar hiç bir zaman benden yana.

    25/ Mart/ 2017

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen