• Anne Ne Mutlu Sana

    Anne Ne Mutlu Sana
    İbrahim Halil DEMİR

    Anne Ne Mutlu Sana

     

    Anlamıyorlar

    Anlamak ta istemiyorlar beni anne

    Gelen vuruyor giden vuruyor

    Yufka yüreğim dayanmıyor

    İsyan edesim geliyor

    Ama inancım izin vermiyor

    Deliler misali naralar atmak

    Canhıraşane bağırmak istiyorum

    Duyması gerekenler belki duyar diye

    Haksızlık hat safhada

    Aslanların kedilere boğdurulması had safhada

    Zalimlerin zulümleri had safhada

    Ezilipde mağdur olanlar had safhada

    Dayanamıyorum anne

    Görmek istemediğim halde görüyorum

    O kadar çok ki her adım başı

    Hor ve hakir gören ve görülenler

    Ahlar vahlar rahatlatmıyor

    Tatlı uykulardan ferağet etmek de yetmiyor

    İstiyorum ki insanlar husumetleri

    Muhabbetlerle takas etsinler

    Kardeşlik duyguları pekişsin

    Kurt ile koyun birlikte yaşasın

    Karıncalar çiğnenmeden yuvalarına rahat girip çıksınlar

    Sakın ha bu olmaz bu çok zor demeyin

    İnsanlar işin kolayına kaçmazlarsa bu çok kolay

    Yeter ki samimiyet olsun

    Yeter ki fedakarlık yapmak şiar edinilsin

    Yeter ki her konuda adaletli olunsun

    Yeter ki kayırmacılığa ve ayrımcılığa son verilsin

    Yeter ki her makam ehline teslim edilsin

    Bir kez daha itiraf ediyorum

    Anne vallahi de billahi dayanamıyorum

    İçim içimi kemiriyor

    Tsunamileri yaşıyorum

    Medcezirleri yaşıyorum hayatımın baharında

    Solduruyorlar çiçeklerimi

    Gönül tarlalarımı ektirmiyorlar

    Habire nadasa bıraktırıyorlar

    Bire on veren bereketli topraklarımın bereketini çalıyorlar

    Çoraklaştırıyorlar

    Herşeyi bildiğim halde sen sus sen konuşma

    Sen bilmezsin sen anlamazsın diyorlar

    Gelin insan gibi insanların meclisine gidelim

    Kim biliyor kim bilmiyor

    Kim anlıyor kim anlamıyor

    Kim sussun kim konuşsun

    Onlar karar versinler onları er meydanına davet ediyorum

    Ama her zaman ki gibi yine ipe un seriyorlar

    Kem küm ediyorlar eften püften bahaneler uyduruyorlar

    Yazıklar olsun sizlere hem de yüzlerce binlerce kez

    Anne ne zaman seni anımsarsam

    Nasihatların altın değerinde öğütlerin geliyor aklıma

    Her Cuma akşamı gelmem lazım aslında mezarına

    Dertleşmem lazım senle doyasıya

    Ama bunu bile gerektiği gibi yapamıyorum

    Bundan dolayı senden özür diliyorum

    Bayramdan bayrama gelmem de yetmiyor

    Yollarımı gözlediğini biliyorum

    Dünya gailesi dünya meşkalesi işte

    Günü güne satıyorum

    Ha bugün ha yarın diye diye hem kendimi avutuyor

    Hem de evlatlık görevimi yapamıyorum

    Sen annesin her halukarda affetmek şiarındır

    Evladının ateşlerde yanmasını istemezsin

    Anne her Cuma akşamları Yasin okuyorum

    Şehitlerimizin ve senin ruhuna bağışlıyorum

    Bunu ihmal etmemeye azami özen gösteriyorum

    Ama yetmez diyorsan yerden göğe kadar haklısın

    Anne keşke bu kadar duygusal olmasaydım

    Keşke bu kadar ince eleyim sık dokumasaydım

    Keşke üç maymunu oynasaydım

    Keşke bana ne diyebilseydim

    Keşke biraz katı yürekli olsaydım

    Keşke Allaha havele ettikten sonra öfkem hafifleseydi

    Bu özelliklerimin olmaması hayıflandırıyor beni

    Kendi kendimle kendi özümle kavga ediyorum

    Ama değişen hiç bir şey olmuyor

    Eski tas eski hamam

    Rüyalarıma gir bana en hayırlı yolları göster

    Karanlık çıkmazlarımı aydınlat

    Anne bana küsmüş olabileceğini de biliyorum

    Ama çaresizliğimi içime kapanıklığımı hoş gör

    Ahh canım annem ahh

    Sen gittikten sonra sap ile samanı karıştırdılar

    Gönül kapılarına kilitler vurdular

    Yufka yürekler taş misali katılaştı

    İnsanların çoğunun imanı dini para oldu

    Fellik fellik dertleşecek dostlar arıyorum

    Yok anne yok bırakıp gittiğin gibi değil

    Halimizi ahvalimizi görsen

    İyi ki ben erken ayrılmışım aranızdan dersin

    Çünkü insanların tutulacak sağlam dalları kalmamış neredeyse

    Yüzler somurtkan ve asık

    Sıkıntılı telaşlar sokmuş insanları karanlık çıkmaz sokaklara

    Ahh anne ahh

    Biz böyle mi olacaktık

    Biz bu günleride mi görecektik

    Kardeşin gözü kardeşinin ekmeğinde

    Kardeş kardeşe tetik çekiyor

    Başkalarının oyununa getiriliyoruz

    Bunu anlamak istemiyorlar

    İşte üzüntülerim sıkıntılarım tasalarım kederlerim ondan

    Ahh anne ahh

    Benim anladıklarımı keşke onlarda anlasalar

    Benim hissettiklerimi keşke onlarda hissetseler

    Ahh anne ahh

    Çektiğim ahlar yarama merhem olmuyor

    Kapalı kapıları açmıyor

    Gönülleri Allah rızası için buluşturmuyor

    Oysa eskiden fakirlik yoksulluk vardı

    Ama insanlar her halukarda mutluydular

    Değer yargıları dolu dolu yaşanırdı

    Şimdi hiçbir şey eskisi gibi değil

    Herşey insana yavan geliyor

    Ahh anne ahh

    O günleri özlüyorum

    O insanları arıyorum

    O doğallığı benden küçüklere anlatıyorum

    Keşke zaman makarasını geriye sarmak mümkün olsaydı

    Aklıllarını başlarına alacaklar mı bu insanlar

    Çok ayıp etmişiz diye hayıflanacaklar mı

    Ve insanlar tekrar eskisi gibi birbirlerine kadir kıymet verecekler mi

    Kendi namıma değil beklentilerim

    Beni bilen biliyor tanıyanda tanıyor

    Ben birlikten yanayım

    Ben paylaşmaktan yanayım

    Ben kucaklaşmaktan yanayım

    Ben muhabbetli olmaktan yanayım

    Ahh anne ahh

    Anlamıyorlar veya anlamak istemiyorlar beni

    İçerlenmem ondan

    Sen şimdi hilelerin yapılamadığı bir yerdesin

    Yani cenneti aladasın

    Ne mutlu sana

    05/Mart/2008

     

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen