• YENİ BİR EĞİTİM MODELİ

    YENİ BİR EĞİTİM MODELİ
    Hasan YOSUNKAYA

    YENİ BİR EĞİTİM MODELİ

     

    Hayrettin Karaman Hoca'nın Yeni Şafak gazetesindeki yazısı, çok dikkat celb eden bir yazıdır. Hayrettin Hoca, bütün çocukları üniversiteye yönlendirmenin sakıncalarını dile getirmiş.

    Eğitim Sistemimiz neden bu hale geldi? Cumhuriyetin kuruluşu ile başlayan devlet hizmetini sağlıklı bir şekilde yürütmek için yetişmiş, eğitimli insanlara ihtiyaç vardı. Okuyan, üniversiteyi bitiren gençlerin devlet memuru görevi aldıkları zaman, maaş ve yüksek mevki kazanmaları vatandaşları üniversite okumaya yönlendirmeye sebep oldu.

    Cumhuriyet kurulduğu yıllarda ülke 1.Dünya savaşından yeni çıkmıştı. Bu savaşların sonunda Anadolu insanı aç, işsiz % 80 ni köylerde yaşıyordu. Karasaban ile çiftçilik yaparak geçiniyorlardı.

    Savaştan yeni çıkmış aç ve sefil halkın çocukları tek tük okuma imkânını bulup memur olanlar şehire yerleşerek devletten aldığı maaşla gül gibi geçinirken, Anadolu insanı

    okumanın rahat ve huzur getirdiğini gören halk, köydeki 3-5 keçisini veya koyununu, 20-30 dönüm arazisini satarak, şehire yerleşip, çocuklarını okutacağını karar verip şehirlere taşındılar.

    Çocukları Okullara gidip mezun olunca, devlet dairesine memur olarak girdiler. Devlet, kurumlarının eleman ihtiyacını karşılamak ve vatandaşını okur-yazar yaparak bilinçli vatandaş için okul açarken, vatandaş da rahat bir iş için çocuğunu okula göndermeye devam ederken, düşünen insanlar, durup dikkatlice bakınca bu güne kadar devletin bu konuda sağlıklı bir plan yapmadığını gördüler.

    Üniversiteyi bitirip bir iş peşinde koşan 680 bin üniversite mezunu genç, bugün işsiz bir şekilde orta yerde kalakaldılar.

    Bu Gençler günlük işlerden çalışmazken, devlet ise bütün üniversite mezunlarını devlette istihdam etme imkânı yoktur. Muhalefet bu işsiz üniversite mezunu gençleri kullanarak hükümet gençlere iş bulmuyor diye sert bir şekilde eleştiriyor.

    Eğitim sisteminden kaynaklanan bu işsizlik ve her işi yapma yeteneği olmayan üniversite mezunu gençlerin mezuniyetten sonra mağdur olmamaları için acilen eğitim sistemimizi işsiz yaratan değil, yetenekli iş insanı yetiştirecek bir planlamaya gidilmelidir.

    Eğitim-Öğretim reformu yapılması zorunludur. Bütün çocuklarımızı mutlaka okutmalıyız. Yapılacak bilimsel araştırmalarla, hangi çocuğun hangi alanda yeteneği varsa, o çocuğu ilkokuldan itibaren yarım gün okul, yarım gün ilgi alanı olduğu iş koluna devamı sağlanmalıdır.

    Bir çocuğun hangi alanda yetenek ve eğilimi varsa o mesleğe yönlendirmeliyiz.

    Örneğin: Kaportacılık mesleğine ilgisi varsa, onu kaportacılık mesleğine yönlendirince, aynı çocuğu öğleye kadar okulda eğitim-öğretim görecek, öğleden sonra da kaportacıya gidecek, orada çalışacak. Bu alanda yetişen bir genç. Beli bir yaştan sonra hem eğitimini, hem mesleğini tamamlamış olacak. Tüm iş kollarında bu şekilde devam sağlanılırsa eğitimli çalışanlara sahip bir toplum olacağız. Bir çocuğun avukatlığa ilgi ve kabiliyeti varsa, öğlene kadar okula gidecek, öğleden sonra ise bir hukuk bürosunda veya bir yargı kurumunda çalışmalıdır. Bu konuda uzmanların hazırlayacak raporlardan yola çıkarak, eğitim reformu yani yeni bir eğitim modeli geliştirmeliyiz.

    Dünyanın başka ülkelerinde benzer örnekler varsa onlar da incelenmelidir. Özgün bir eğitim ve öğretim sistemi ile ihtiyacımız olan bilinçli, memur, esnaf, bilim ve devlet adamı yetiştirmiş oluruz.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen