• TÜRK+KÜRT= KARDEŞLİK =ÜMMET

    TÜRK+KÜRT= KARDEŞLİK =ÜMMET
    Hasan YOSUNKAYA

    TÜRK+KÜRT= KARDEŞLİK =ÜMMET

               Birileri yıllardır, bu Ümmet’i bölüp parçalamak için gece gündüz çalışıyorlar. Önce Osmanlı’yı yıkmak için Avrupa’ya okumaya giden gençlerimizi bozmakla işe başladılar. Gençlerimizin, imanı ve ahlaki değerlerinden kopararak, kendi değerlerini kabul ettirdiler. Avrupa’ya hayran olan bu gençlerimiz kendi devleti için değil, batılıların çıkarını gözetmeye başladılar. Avrupa’da kalan veya ülkeye dönenler çıkardık gazete ve dergilerde Osmanlı aleyhine yazılar yazmaya başladır. Batılılar gibi düşünen bu gençler; Osmanlıda iktidarı ele geçirmek için kurdukları teşkilat ve partiler eliyle Osmanlı’yı I. Cihan harbine sokarak, ümmetin ana gövdesini teşkil eden, Osmanlı’nın yıkılmasıyla batılıların arzularına hizmet ettiler.
            Batılılar bununla yetinmediler, gençlerimiz götürüp ülkelerinde eğiterek kendi değerlerine sadık birer vatandaş yaptılar. Batıya fen ve teknoloji öğrenmek ve öğrendikleri bu bilgi ve teknolojiyi ülkelerine getirmelerini hep bekleyip durduk. Beklediğimiz bilgi ve teknoloji bir türlü gelmedi. Halen batıya gönderdiğimiz öğrenciler milyarlarca burs alarak giden gençler, oralarda bilim ve tekniği öğrenecekleri yerine onların ahlakını alıp geldiler.
            1970 yıllarda Almanya’ya üniversite okumak için giden bir arkadaşımın anlattığı bir anısını dinlediğimiz zaman batılıların bizi getirdikleri yeri çok iyi görüyoruz.. Arkadaşım diyor ki: ’’Ben üniversite eğitimi için Almanya’ya gittim. Üniversiteye kaydımı yapabilmek için Almanca öğrenmek zorunluydu.  GOTHE DİL ENSTİTÜSÜNE yazıldım. Bir yıl dil öğrenmek için kursa devam ettim. Kurs gördüğümüz sınıfta 7- 8 Türk geçi vardı. Aynı sınıfta 0 kadar da Japon öğrenci vardı. Japon öğrenciler ders bitiminde kurstan ayrılırken hep birlikte çıkarlardı. Ellerinde fotoğraf makineleri, ajandalar, çevredeki atölyeleri, işletmeleri ve fabrikaları ziyaret ederek, oralarda ne üretildiği ve teknolojilerini bir tarafta fotoğraflarını çekerken diğer taraftan da yetkililerden gerekli teknik bilgi alarak ajandalarına not alıyorlardı. Bu Japon gençler ülkelerine döndüklerinde Alman teknolojisini ülkelerine götürüyorlardı.
           Bu kurs merkezinde kurs gören Türkiyeli gençler ders bitiminde hepsi bir birinden ayrı, zaten derslikte de hepsi birbirinden uzak ayrı ayrı oturuyorlardı. Çıkarken de bir birinden ayrı yerlere savruluyorlardı. Teknik bilgi veya sanayi tesisleri dolaşmak, incelemek yoktu. Ülkemizde kendi değerlerimizle değil batının değerleri ile yetişen gençlerimiz, batıda teknoloji öğrenme yerine oralardaki eğlence ve gayri ahlaki ortam içinde günlerini geçiriyorlardı. Ülkeye döndüklerinde yabancı dil biliyorlar diye devlet onları devletin kilit noktalarında görevlendiriyor. Bunlar ülkenin kalkınması ve ilerlemesine katkıları olmadığı gibi üretmeden, üreten ve çalışanlara da zaman zaman çalışanlara engel bile oluyorlar. (İstisnalar hariç.)
             (Japonlar kendi değerlerini terk etmemiş, gençlerini kendi inanç ve geleneklerine göre yetiştirmişlerdi. Türkiye Osmanlı’nın son döneminden başlayarak bu güne kadar kendi değerlerini terk edip gençlerini batılıların değerleri ile yetiştirdiler.)
            Batılıların değerlerini bir kenara bırakmanın zamanı gelmiştir. Batının değerleriyle yetişen gençlerimiz, kendi değerlerinden kopuk, kardeşlik hukukunu yitirmiş. Kavmiyetçilik hastalığına yakalanmışları gören batılılar, ülkede yaşayan değişik kavimlere mensup vatandaşlarımızı kavmiyetçilik çukuruna doğru sürükleyerek bin yıldan beri ;(Hatta Kalu Beladan ) kardeş olanları ayırmak için her yola başvurmaya başladılar. Bizim gençlerimiz kültür ve inanç değerlerinden koparıldıktan sonra kimisine Türk ırkçılığı empoze ederek, Türk olmayan herkesi öteki göstermeye çalışırken, Kürt gençlerine de, Türklerle kardeş olduklarını unutturmak için inanç ve değerlerinden koparmaya çalıştılar.
            Birinci dünya savaşı ile Ümmet’i parçalayan batılılar. Ümmetin sağlam ayakta kalan son iki halkası, hatta çekirdeği durumundaki Türk-  Kürt kardeşliğini yıkmak için her yola başvuruyorlar. Ümmetin çekirdeği olan TÜRK=KÜRT=KARDEŞLİK=ÜMMET olduğunu kimse akıldan çıkarmasın ve bu konuda kendimize gelerek kardeşliğimiz yıkmak isteyenlerin karşısına çelik duvar gibi birlikte dik durmamız lazım. Her Türk kendini Kürt kardeşinin yerine koyarak empati yapması lazım ki bizi ayırmak isteyenlerin hilelerini görüp oyunlarını bozalım. Kürtleri ve Türkleri birbirinden koparırsanız bir daha Ümmet-i Muhammed (asv)  bir araya getirmesinin. Yahudi ve Hıristiyanlar hiç bir zaman bizi sevmezler. Onların dinine girince ancak o zaman seni severler. Hiçbir Kürt veya Türk İslam’dan vazgeçemez, kıyamete kadar bu Müslüman toplulukların kardeşliği devam edecektir. İslam düşmanlarının planları varsa Allah cc’nın da planı vardır.
       Ümmetin çekirdeğini güçlendirerek, diğer parçaları da zamanla ekleyerek dünyanın en güçlü topluluğu yani ‘’ÜMMET’’ olmalıyız ki dünyaya huzur gelsin. Yoksa dünya başka türlü bu bunalımdan kurtulamaz.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen