• AİLE, KÜLTÜR VE EĞİTİM'E NE ZAMAN SAHİP ÇIKILACAK

    AİLE, KÜLTÜR VE EĞİTİM'E NE ZAMAN SAHİP ÇIKILACAK
    Hasan YOSUNKAYA

    AİLE, KÜLTÜR VE EĞİTİM'E

    NE ZAMAN SAHİP ÇIKILACAK

     

           AK Parti, 18 yılda yaptığı hizmetleri tarihler yazacak.

    Nesiller hep konuşacak. Selahaddin-i Eyubi ,Ömer İbni Abdulaziz, Fatih Sultan Mehmet gibi tarihe mal olmuş liderleri unutulmadıkları,yaptıkları hizmetleri ile hep anılıyorlar ve kıyamete kadar da anılacaklar.

          AK Parti, iktidara geldiğinde Türkiye’nin, iç ve dış ticarette, ulaşımda, sağlıkta ve sanayide bulunduğu noktadan alarak bir kaç kat yükseltti ileri götürdü.

    Sokaktaki her hangi bir vatandaşı durdurup kendisine sorun: Elini vicdanına koy. 2002 den önce ile,2002 ile 2021 arası sağlık hizmetleri açısından karşılaştırdığınız zaman şimdi mi iyidir? ,O zaman mı iyiydi? Hangi partili olursa olsun,kişinin vereceği cevap şu olur:

    2002 den önce ölülerimiz hastanelerde rehin kalıyordu.

    Çoğu zaman istediğimiz ilacı bulamıyorduk. Ameliyatların çoğu Ankara, İstanbul ve İzmir'de yapılıyordu. İmkanı olan hastasını bu illerin hastanelerine götürüp tedavi ediyordu.Parası olmayan fakir fukaranın hastası ölüme terk ediliyordu.Son 18 yılda sağlık alanında yapılan yatırımlar la bu gün bütün illerimizde, hatta bazı büyük ilçelerimizde bulunan sağlık kuruluşlarında her türlü teşhis ve tedavi yapılmaktadır.

    Sağlıktaki bu gelişme bir çeşit çağ atlamadır.

         Ulaşımda gelinen nokta dünyanın en ileri ülkeleri ile rekabet yapacak seviye gelmiştir.2002 den önce Millet Vekilleri,

    Bakanlar ve zenginler ancak uçakla yolculuk yapıyordu. Şimdi isteyen her vatandaş yurt içinde bir ilden bir ile giderken, uçakla gidebilmektedir. Yapılan duble yollar, köprüler, viyadükler, tüneller, hava alanları dünyanın en kalkınmış ülkelerinin seviyesindedir.

      İmalat sanayinde, savunma sanayinde ulaştığı seviye takdire şayandır. Bu güzel çalışma ve hizmetlerden dolayı Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve çalışma arkadaşlarını takdir ve tebrik etmek gerekir.

         Ama, asıl milletleri millet yapan, AİLE-KÜLTÜR VE EĞİTİM alanında arzu edilen hizmetler yapılmamış veya çok az yapıldığını görüyoruz. Aile perişan aile kurmak için evlikler çok zorlaşmış. İşi olmayan evlenemez, evi olmayan evlenemez, parası olmayan evlenemez hale gelmiştir. Kendi imkânları ile evlenenlerin bir kısmına sen 18 yaşın altındasın diye damatlar cezaevini boyluyor.

    İşin neresinden bakarsan bak faciya. Sağlam bir aile yapısı olmazsa, sağlam bir toplum oluşmaz. Ne yapıp- edidip yeni yasalar çıkararak aileyi oluşturan Kadın ve Erkeğin hukuk karşısında eşit olduğu, kadının sağlıklı nesiller yetiştirmek için, önceliği anne olduğunu unutmamalıyız. Hemen, zaman kayıp etmeden, Yeni evlenen ve ev kuran ailenin erkeğe iş öncelikli olmalıdır. Erkeğe iş sağlamadığımız sürece aşsız, işsiz erkeklerle sağlıklı yuva kurulamaz. Kursan bile kısa zamanda yıkılır.

           İstanbul Sözleşmesi gibi değerlerimize uymayan yasa ve yönetmenlikleri, iptal ederek; Yerine, bizim değerlerimizle uyumlu, aile hukukumuza uygun yasa çıkarılmalıdır.

            Kültürümüzden kopmuş, yabancı kültürlerle yetişen nesillerin, tarihine, değerlerine ve milli geçmişine yabancılaşmış bireylerle bir yere varamayız. Bize özgün bir toplum oluşturamayız.

            Arzu edilen bize ait, kültürel değerleri çocuklarımıza ve gençlerimiz benimseterek ancak geleceğimizi kurtarabiliriz.

    Yazılı, Görsel ve Sosyal Medyayı, tiyatro, sinema gibi kurumların milli kültürümüze hizmet edecek şekilde yeniden düzenlememiz lazım. Özgürlük adı altında değerlerlerimize yabancı kültürlerlerle yeni nesilleri yetiştirmek milli intihardır.

            Eğitim sistemimizde uygulanan, mevcut müfredat programları,1949 tarihinde ABD'li uzmanlarla ortak oluşturulan eğitim komisyonunun 4 üyesi Türk, 4 üyesi ABD vatandaşı uzmandan oluşan, komisyonun başkanı ABD misyon şefinden meydana gelen Fullbright eğitim komisyonu tarafından hazırlanmıştır.

      Eğitim sistemimizi tamamen millileştirerek, kendi uzmanlarımızdan oluşan komisyon tarafından yeniden bizim değerlerimizle uyumlu müfredat programları hazırlayarak yola devam etmeliyiz.

       Okullarımızda uygulanan öğretmen ve öğrenci disiplin yönetmenliklerini yeniden düzenlenmelidir. İnsanoğlu nankördür. Değer ve inançlarına bağlı nesiller yetiştirmezsek geleceğimiz tehlike altında olacaktır.

     

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen