• DOĞAL FELAKETLER

    DOĞAL FELAKETLER
    Ferhat AYGÜN

    DOĞAL FELAKETLER

     

        Ne kast ettiğimi anlamışsınız. Daha enkazların kaldırılmadığı Elazığ Sivrice merkezli, 6.8 şiddetindeki deprem anılan ilimiz, Elazığ ve Malatya’da can ve mal kaybına yol açtı.  Yıkık binaların çatlamaya başlaması ile hükümetin harekete geçmesi yanı başımızdaki depremde yaşanan olayları üzüntü ile izlerken aklıma 1999 Marmara depremi ile 2011 Van depremi geldi. 1999 yılında yaşanan deprem esnasında, sonrasında adeta 3. Dünya ülkesi halinde olduğumuz apaçık gün yüzüne çıktı. Teknik, sıhhi, iaşe yardımı ve desteği sıfırın altında idi. O dönem müdahale için kurulan kurumlar sınıfta kaldı. Umutlar, birkaç arkadaşı ile bir oluşumla kendini belli eden Nasuh Mahruki'ye bağlanmıştı.

    Hükümet ve doğal felaketler için hazır bekletilen kurumların esamesi dahi okunmuyordu.  Televizyonlarda izledikçe kahrola duralım, Bay Mahruki ve birkaç arkadaşı ekranlara çıkmaktan arta kalan zamanda enkazın başına geçip çalışmaya başlıyordu.

       O günler çok geride kaldı ancak, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, dünya ülkerinden gelen nakdi yardımla yaraları sarmak yerine, memur maaşlarını ödemesi hala akıllarda. Bizim aklımızda ama kanı bozukların aklımda olsa da, hesabına gelmediği için, dile bile getirmediği gibi, eksiksiz, kimseye muhtaç olmadan, tüm imkanlarını seferber eden hükümete karşı fitneden geri durmuyor. Sayın Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, ilgili ve ilgisiz hemen hemen tüm bakanların bölgede oluşu, tenik ekip, ekipman, çadır, battaniye, sıcak aş ve her türlü ihtiyacı karşılamaları fitne güruhunun dikkatini çekmiyor maalesef.

       Dedim ya, daha duvarlar çatırdarken her donesi ile bölgede oluşu, hiçbir yardıma gereksinim duyması acıları hafiflemiştir. Rabbim ele güne muhtaç etmesin duaları kabul oldu babında günler yaşadık. Güçlü olan devletin vatandaşların refah seviyesi yüksek olur. Yılbaşı kutlamalarına odaklanan zihniyetin dumanlı kafaları ermez. Çamın büyüklüğü olarak oranladıkları devletin gücü ve iktidarı onlarda olsaydı emin olun 1999 da yıkılan binanın önünde, elindeki ekmekle gözyaşını silen ihtiyarların binlercesini görecektik.

       Böyle bir gün ve durumda dahi, depremzedelere her yardımı ulaştıran güçlü hükümetimiz, Esad'ın katliamına maruz kalan İdlib halkına yardım göndermek için seferber olmuş durumdadır ancak, Esad'ın katliamını meşru gören ve ülkemizin insanlığını, desteğini ve yardıma koşmasını eleştiren zihniyet, Elâzığ ve Malatya'daki depremde yaraları sarmadaki müthiş başarı ve hizmeti eleştiriyor ve provoke ediyorsa, ağız dolusu tükürüğe maruz kalmayı hak ediyor.

       Görüşmek üzere...

    Not: Bu haftaki yazımı çok önce yazmıştım ancak canım babam hakkın rahmetine kavuşunca yazıya son noktayı koyamadım ve bugüne kaldı. Bu vesileyle bir kez daha hakkın rahmetine kavuşan babama Allah’tan rahmet diliyorum ve siz değerli okurlarımdan da merhum için dua istiyorum. Şimdiden Allah razı olsun!

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen