• YSK kararı Turnusol Kağıdı gibi oldu

    YSK kararı Turnusol Kağıdı gibi oldu
    Eyüphan KAYA

    YSK kararı Turnusol Kağıdı gibi oldu

     

    İşini doğru düzgün yapmıyorlar, YSK iptal kararı verince de kudurmaya başlıyorlar.

    YSK’nın seçim yasasına göre sandık başkanları ve en az ikinci bir üye kamu çalışanı olması gerekirken 62 BİN vazifeliden 19 BİN tanesi bu yasanın amir hükmüne uymayacak ve YSK bunu göz ardı edecek, öyle mi? Hele ki itiraz varsa ve sayılan %10’luk iptal oyları oy farkını ciddi bir tarzda azaltırken.

    Bir de sandık görevlilerden tutuklu olanlar var, acaba ne tür ifadeler verecekler?

    Kürtçe bir ata sözü var “Xüda şüğla xırab star nake”(Allah kötü fiili saklı bırakmıyor), bu mesele de onun gibi. Adamlar öyle kaba yanlışlıklar yaptılar ki İstanbul seçimlerindeki hile kısa zamanda gün yüzüne çıktı.

    Ben seçimin 6.gününde “İstanbul Büyükşehir için seçim tekrarı vacip oldu, ister yapın ister yapmayın” şeklinde sosyal medya hesabımda bir paylaşımda bulunmuştum. İptal kararını bekliyordum.

    Daha mazbatayı almadan Anıtkabir’e giden Ekrem İmamoğlu YSK kendisine mazbatayı verince keyfine diyecek yoktu, ama iptal kararı karşısında veryansın etti. Ey İ.Oğlu “yine çalışacağız, yine kazanacağız” deseydin ya. Kusura bakmayın İmamoğlu soyadlı birini CHP’ye yakıştıramadığım için İ.Oğlu yazmak içimden geldi. Siz İnsanoğlu olarak okuyun o bile başından fazla.

    Ben o zaman, “Anıtkabir’e giderek İstanbul idare edilmez” demiştim, haklı da çıktım.

    Gördünüz Ekrem Bey 18 günde neler yaptı?

    Çağdaş Yaşam Derneğini öne çıkardı,

    LGBT mensuplarını ağırladı,

    37 yıldır bir teamül haline gelmiş Sultan Ahmet Camisindeki Dini Yayınlar Fuarı’nın açılmasına müsaade etmedi… vs.

    İşin tehlikeli tarafı İBB’nin hususi bilgilerini kopyalamak istedi ama yargı engeline takıldı.

    Bu adam eğer başkan olarak kalsaydı vay İstanbul’un haline demek durumunda kalırdık galiba.

    Şimdi seçim yenilenme kararı alındı; hakkıyla düzgün bir seçim olsun, bir şaibe falan olmasın kazanacaksa yine kazansın, ne diyelim.

    İstanbullu eğer hizmete doymuşsa, bir az da macera peşindeyse İ.Oğlu’nu seçer. Artık olup biten hadiselerden de kendileri sorumludur. Hani bir laf var “kendi düşen ağlamaz” diye.

    Bana kalırsa İstanbul Belediye başkanlığı Binali Yıldırım’a yakışır, çeyrek asırdır her geçen yıl İstanbul’a bir değer katıp ülkenin Başbakanlığını yapan Binali Yıldırım gibi ağır bir adam bu ağır şehrin Şehremini olmaya layıktır, ama tercih İstanbullunun tabi, fakat İstanbul, Ankara gibi illerimiz tüm Anadolu halkını ilgilendiriyor.

    Gel gör ki YSK’nın İstanbul seçimini iptal kararı bir turnusol kağıdı gibi kişilerin renk vermesine sebep oldu.

    Kimisi 367 kararının iptaline benzetti, kimisi darbe çağrısı yaptı, ana muhalefet partisi tarihi bir kabahat işleyerek seçimin iptalinden yana oy kullanan YSK üyelerini grup toplantısında ismen yuhalattı.

    Aslında bu adamın CHP’nin başına geldiğinden beri halk 9 defadır yuhalıyor ama kendisi farkında değildir.

    Bu seçim tekrarı ekonomik bir gideri dışında hiçbir olumsuz yanı olduğunu düşünmüyorum. Bu hile ve şüphe ile 5 yıl yaşamak çok zordu, yapılan her işe kuşku ile bakılacaktı. Her tartışmada, her kararda gündemimizi işgal edecekti.

    Hatırlarsanız, Başkan Erdoğan balkon konuşmasında kabullenmiş gibi bir konuşma da yaptı. Fakat fark edilen hileler ve iptal edilen oyların sayımı ciddi bir şekilde farkı azaltınca bu şüphe ayyuka çıktı.

    Eğer CHP bu oyları hakkıyla almışsa oylarına oy katarak bir daha seçilecek zaten ne diye bu kadar telaş yapıyorlar? Ama eğer hile olmuşsa zaten halk CHP’ye gereken dersi verecek, öyle bir ders ki bundan sonraki her seçimde dahi o hilenin lekesinden kurtulamayacak.

    Benim zoruma giden Kürt oylarının bu seçimde hakem rolünde olup CHP’nin hanesine yazılmasının gündeme gelmesidir. Allah aşkına CHP tarih boyunca Kürtlere ölüm ve zulüm dışında ne getirdi ki Kürtler CHP adayına oy verecekler. O CHP ki İl başkanı Kandil adayı, o kandil ki Kürtlerin din ve namus anlayışıyla alay ediyor. Çözüm sürecini akamete uğrattı, daha çok Kürt çocuklarının ölmesine sebep oldu, olmaya da devam ediyor.

    Çok iyi düşünmek lazım, hayatın anahtarı iktidarın elindedir. Kürtlerin muhatabı Başkan Erdoğan’dır, bu ülkeye bir huzur bir sükunet gelecekse ancak onun liderliğinde olur, o zaman onun elini güçlendirmek lazımdır diye düşünüyorum. 1 Nisan’da olduğu gibi eğer bu defa da Cumhurbaşkanımızı sevindirebilirsek ülkemizin önünü bir daha açmış olacağız, kanaatini taşıyorum.

    Hayırlısı olsun bakalım, inşallah 23 Haziran seçimi hem İstanbul için hem ülke için hayırlı olacak.

    Selam ve selametle kalın

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen