• Sur halkına selam olsun

    Sur halkına selam olsun
    Eyüphan KAYA

    Sur halkına selam olsun

     

    Tanıtım birçok açıdan önemli, bazen abartılı olunca sıkıntı da oluşturabiliyor tabi, örneğin tüketim mallarının mübalağalı tanıtımı hele ki kadın eşliğinde sunumu aynı zamanda kadının cinselliği kullanıldığı için hem suç, hem de ayıptır.

    Ama kendini tanıtmadığınız zaman da muhatabı olduğunuz kitleye karşı sorumluluğunu yerine getirmiş olmuyorsunuz. Benim vatandaşa gönderdiğim mesaj bu amaçlaydı. “Sur şehrimize hizmet etmeye adayım” ifadesiyle seçmene karşı bir anlamda sorumluluğumu yerine getirdim. Herhangi bir sıkıntıya meydan vermeme adına telefon numaramı da mesajda paylaştım ki isteyen rahatlıkla beni arasın, tenkidi varsa tenkit ya da tebrik ve takdiri varsa onu da esirgemesin.

    Mesaj gider gitmez adeta telefonum kilitlendi, o kadar ki aramalar oldu. Bu ilgiden dolayı Sur halkına teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Ayrıca böyle bir programdan faydalanmam konusunda bana yol gösteren gönüllü basın müşavirim Adnan Çevik beye de huzurunuzda teşekkür ediyorum. Gerçekten bu toplu mesaj birçok açıdan yararlı oldu. 49 bin Sur sakinlerine selam verme fırsatını yakaladım.

    Gelen telefonları tema açısından gruplandırırsak;

    *Merak edip arayanlar,

    *Tebrik etmek isteyenler,

    *Tenkit edenler,

    *Sur mağduru olup sıkıntılarını anlatanlar,

    *İş isteyenler, olarak sınıflandırabiliriz.

    Peşinen şunu söyleyeyim arayan aramayan herkese teşekkür ederim. Bu mesajın Sur ilçesinde bir gündem oluşturduğunu da yakinen biliyorum.

    Mesajda telefonumu vermeseydim bu vatandaşlarımızın paylaşmak istediği bir şey varsa muhatapsız kalacaklardı ve sıkıntılı bir durum oluşacaktı, ben günlük hayatta “’keşke’lere yer yok” diyorum, ama onlara keşke ifadesini kullandıracaktım, hani şöyle diyeceklerdi “keşke” iletişim bilgileri olsaydı da onunla konuşsaydım duygularımı paylaşsaydım, diyeceklerdi.

    Merak eden vatandaşlarıma durumu izah ediyorum, kalben mutmain oluyorlar,

    Tenkit edenler ile makul bir diyalog oluşturup, mutlu oluyoruz,

    Tebrik edenler de bana moral motivasyon veriyor karşılıklı dualar ediyoruz, ama sur mağdurları ve iş isteyenlere teselli dışında bir şey verdiğimiz yoktur.

    Su mağdurlarının bir kısmı evi yıkılmış, hiçbir şey almadan mağdur olmuşlar, sabrediyorlar.

    Bir kısmı evleri yıkılmış aldıkları katkı deveden kulak,

    Bir kısım vatandaşlarımız, ev eşyası ederinin ondan biri kadar bir katkı almış,

    Bir kısmı evinden de, işinden de olmuş,

    Bir kısmı hem Demirtaş’a hem Erdoğan’a kırgın…vs.

    İş isteyenlere gelince; “Başkanım bize iş, ne iş olsa yaparım, iş kur olsun başka bir iş olsun fark etmez, yeter ki evime ekmek götürebileyim” diyorlar.

    Binlerce telefon geldi demek abartı olur, ama yüzlerce telefon ve mesaj geldi diyebilirim. Tabi bu iki grubu özellikle dinleyince o mealentli günleri, hendek olaylarını bir daha hatırlayarak kahroldum.

    O günlerde köşemde yazmıştım “Sur halkına bir lazımsa beş verin”, “Ben Diyarbakır valisi olsaydım”, “Sur için bahane aramayın” gibi başlıklı yazılarla dertlerimi paylaşmıştım.

    Ama pek işe yaramadı. Tek yaptığımız şey Sur mağdurlarına ödenen aylık 300TL destek Ak Parti Genel Başkan Yrd. Prof. Dr. Selçuk Özdağ’ın katkılarıyla önce 500 ve daha sonra 1000TL’ye çıkardık o kadar.

    Eğer Ak Parti yetkililerin tercihi ve Sur halkının teveccühü ile Sur Belediye Başkanlığı gibi onurlu bir vazife bize tevdi edilirse sorunlarımızın çoğu minimize edileceğine inanıyorum.

    Selam ve dua ile…

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen