• MEM İl Müdürümüze Destek Olalım

    MEM İl Müdürümüze Destek Olalım
    Eyüphan KAYA

    MEM İl Müdürümüze Destek Olalım

     

    Geldiği günden beri şehrimizin eğitim öğretimi için bir çalışma ve çaba içinde olan İl Milli Eğitim müdürümüz Doç. Dr. Faysal Taşçıer umut veriyor, her toplantı ve etkinlikte eğitim camiasına bir motivasyon kazandırıyor.

    Şimdiye kadar sorduğum her eğitimciden, öğretmen ya da idareci olsun herkes ondan sitayişle bahsediyor, kendisini rahat bıraksalar eğitim öğretime bir inovasyon katarak eğitim öğretimimizin kalitesini yükselteceğine inanıyorlar. Hiç de öyle dudak bükerek umutsuz konuşanı görmedim.

    Benim de gözlemlerim bu yönde doğrusu.

    Kendisine hitaben yazdığım yazı üzerine özel kalem aracılığıyla beni aratıp randevu verdi. Bu bir ilkti, eskiden de yeni göreve başlayan müdürlere hitaben yazı yazardım, bir çoğundan ses çıkmazdı. Allah var bir önceki müdürümüz Hasan Aslan bey kendisine hitaben yazdığım yazı üzerine beni telefonla aramış, teşekkür etmişti.

    Müdürümüz Taşçıer ile yaptığımız görüşmeden keyif aldım, şehrimize eğitim öğretim adına kayda değer bir farkındalık oluşturacağına inanıyorum.

    Kısa süren görüşmemizde kendine hitaben şunu söylemiştim:

    “Sizin kendinize özgü üç vasfınız var.

    *Diyarbakırlısınız,

    *Akademik unvanınız var,

    *Genel Müdürlükten geliyorsunuz,

    Bu üç vasfınızla etkin bir çalışma yaparak şehrimizin eğitim öğretimini canlandırabilirsiniz.” manasında bir ifade kullanmıştım.

    Kendisi de, “Ayrıca Felsefe hocasıyım ufkum açık” diye iddiama katkı vermişti. Ayrıca “Ben bu şehre kağıt üzerinde işlemleri takip etmek için değil, belli bir stratejik eylem dahilinde çalışıp şehrimizin eğitim öğretim kalitesini yükseltmeye geldim.” demişti.

    Daha ne desin?

    Prof. Dr. Fuat Sezgin ile gençlik okumaları temalı konferansında yaptığı manidar konuşmasında; batının fen/felsefe ve bilim alanında öncüleri varsa bizim de müderris, şeyh ve dervişlerimiz var. Onlar maddeye dönük çalışmalar yapmış, bizimkiler ise ruh terbiyesine hizmet ederek insanlığa değer katmışlar. İkisinin birleşiminden Talim Terbiye meydana gelir. Yani pozitif bilimlere elbette ki ağırlık vereceğiz, ama insani değerlerimizi de yaşatacağız, yoksa kişi eksik yetişmiş olur manasında bir konuşma yapmıştı. Ya da ben öyle anladım.

    Müdürümüz bu azim ve tempo ile çalıştığı süre içinde hayatın içindeki rolümüz ne olursa olsun ona yardımcı olmamız lazımdır diye düşünüyorum.

    Öncelikle ve özellikle okul müdürlerimizin bu konuda kendini değişime hazırlamalarını bekliyorum. “Eski tas eski hamam” tarzında çalışırsak Müdür beyin başarısına destek değil köstek oluruz. Yeniliğe açık olmalarını yapamıyorlarsa “ben bu işi yaparım” diyen kimselere yerini bırakmaları lazımdır diye düşünüyorum. Öyle toplantılarda sessiz kalıp, okulda bildiğini okuyan müdürlere artık tahammülümüz kalmadı. Onlara dua da etmiyoruz vatandaş olarak.

    Ben lise müdürü iken toplantının akışı içinde 6 defa konuşmuştum, 7.defa özür dileyerek “arkadaşlar niye konuşmuyorsunuz, beni 7.defa konuşmak durumunda bıraktınız” demiştim. O konuşmayan müdür arkadaşlarım aslında bir tükenmişliğin resmini ortaya koymuşlardı. “Ya konuşsam ne olacak, konuşmasam ne olacak?” düşüncesinde olanlardı bence.

    Öğretmen kardeşlerim öğretmenliğin sıradan bir memuriyet olmadığını, devlet 15 ders saati karşısında maaşınızı verdiğine göre öğretmenliğin çok özel bir meslek olduğunu idrak etmenin zamanı gelmedi mi? Araştıracağız, soruşturacağız, öğrencimize faydalı olmaya endeksli çalışma ve çaba içinde olacağız.

    Öyle ki öğrenciye bunu fark ettirip, mahcup edeceğiz ki mezuniyet sonrası bizi hayırla yâd etsin. Gelin performansımızı en azında %50 arttıralım göreceksiniz siz dahi mutlu olacaksınız, kendinizin farkında olacaksınız. Ben buna inanıyorum.

    Tabi Müdürümüze en büyük desteği velilerimizden bekliyorum. Çünkü nerdeyse öğrenci sayımız kadar velilerimiz var ve bu eğitim ordusu nitelikli vatandaş yetiştirmek için çalışırken aslında veliye hayırlı bir evlat yetiştirmenin çabası içindeler.

    Dolayısıyla veli birçok açıdan eğitim öğretime katkısı olmalıdır. Okul aile birlikleri okula maddi manevi katkı sağlamalıdır.

    Siyasi erk ya da yerel rantçılar tarafından müdürümüze gelen herhangi bir sıkıntı varsa onu bertaraf etmek velinin görevidir. İl Müdürümüz bir bürokrat neticede kalkıp ayağına takılan birine “kulağını çekerim” deme lüksü yok çünkü devlet adamlılığı adabına uymuyor, ama biz Diyarbakır aşıkları bunu rahatlıkla diyebiliriz.

    Eğitim öğretimi önemseyen bir vatandaş olarak bu konuda zaman zaman yazılarım olacak, sürç-i lisan ettiysem af ola.

    Kardeşlerim biz çoğu defa yokluktan şikayet ediyoruz değil mi? Ama okullarımız var, öğretmenlerimiz var, öğrencilerimiz var o zaman bu üç vardan bir değer üretemiyorsak “şuyumuz yok, buyumuz yok” deyip şikayet etme hakkımız da olmamalı bence ne dersiniz?

    Haydi ya Allah deyip bu umut yolculuğuna bir karınca misali aktör olmaya niyet edelim, gerisi kendiliğinden gelir diye düşünüyorum.

    Selam ve selametle

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen